10. Bölüm: Batı Cephesindeki Gelişmeler ve Birinci İnönü Zaferi
3. Konu: Demirci Efe de Harekete Geçiyor
Efendiler, Demirci Efe, Ethem Bey`le haberleştikten sonra özel bir tavır takındı. Bu sezilir sezilmez, Güney Cephesi`nde bulunan Rafet Bey süvarileri, derhal üzerine gönderildi. 15/16 Aralık 1920`de Dinar yakınındaki İğdecik köyünde, bir gece baskınıyla Efe`nin kuvvetleri dağıtılmış... Kendisi beş on kişiyle kaçmış. Efe, çok sonra bize sığınarak affedilmiştir.
Efendiler, Reşit Bey, 20/21 Aralık gecesi evinde dört kişiye, ordu birlikleriyle Kuva-yı Seyyare arasında bir çatışma çıktığı takdirde, subaylarımızla erlerimizi yanıltma görevi veriyordu. Bu dört kişi şunlardı: Yeni Dünya gazetesinden Hayri, Arif Oruç`un kız kardeşinin oğlu Nizamettin, Müşir (152) Fuat Paşa`nın oğlu Hidayet ve arkadaşı Şükrü Bey`ler. . . Bunlar 21 Aralıkta trenle Eskişehir`e hareket ettiler. Yanlarında Ethem Bey`in kâtibi olan birisi de vardı. Bunların içinden biri, trenin hareketinden önce, gizlice istasyondaki kaldığım binaya gelip, bana durumu bildirdi. Bu zat, propagandayı tertip ve yönetmekle görevliymiş. Başkanları Hidayet Bey`miş. Para harcama yetkisi de ondaymış. Durumu ihbar eden, yalnız olarak Kütahya`ya gidecek, Ethem Bey`den talimat aldıktan sonra Eskişehir`e dönecekti. Diğerleri Eskişehir`de bekleyeceklerdi.
Ben bu zata : ``Biz Ethem Bey ve kardeşlerine karşı sevgi duyuyoruz. Onlar boş yere telâşa düşüyorlar. Bu teşebbüslerinden üzüntü duydum. Fakat Ethem Bey`in orduda bozgunculuk çıkarmak için vereceği talimatı bilmek isterim`` dedim ve arkadaşlarıyla birlikte kendilerini hareketlerinde serbest bıraktım.
Eskişehir`de İsmet Paşa`ya, Afyon Karahisar`da Fahrettin Paşa`ya bilgi verdim ve bu adamların takip edilmeleri gereğini bildirdim.
İhbarcı, ihbarlarının doğru olduğunu sonradan davranışlarıyla ispat etmiştir.
Efendiler, Kâzım Paşa, Reşit Bey`le beraber Kütahya`da Ethem ve Tevfik Bey`lerle konuşma ve görüşmelerde bulunduğu zaman, Ethem Bey`in sözlerinden, bana önemli olan noktaları şöyle özetlemişti:
1-Ankara`daki hükümet gayeyi gerçekleştirecek durumda ve güçte değildir. Bu hükümete karşı uyuşuk davranmamız doğru olmaz.
2-Silâhla karşı koymamızın mahiyetini kötüye yoracaklardır. Fakat sonunda başarırsam herkes bana hak verecektir.
3-Refet Bey`le aramızda bir izzetinefis meselesi geçmiştir. Mustafa Kemal Paşa, Refet Bey`in haysiyetine değer vererek bizimkini kırıyor. Herhalde Refet Bey`i önüme katarak Ankara`ya kadar kovalamak isterim. Ölürsem de bu takipte öleyim.
4-Biz çoktan bu işi yapardık. Fakat Reşit`in Ankara`da Meclis`teki durumu bizi aldatmıştır. Meclis`in ne önemi ve ne hükmü vardır?