18. Bölüm: Cumhuriyete Karşı İç Muhalefet, Paşalar Mücadelesi ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Olayı
 
 
 
 
 
10. Konu:  Büyük Millet Meclisi`nin İsmet Paşa Kabinesi`ne Güvenoyu Vermesi Muhalif Kalem Sahiplerine Daha Neler Yazdırdı
 
19 oya karşı 148 oyla İsmet Paşa Hükümeti güvenoyu aldı. Bir kişi de çekimser kalmıştı. Efendiler, Meclis`te yenilmiş olanların gazeteci arkadaşları, bu sonucu elbette hiç beğenmediler. Daha küskün ve inatçı bir şekilde hücumlara geçtiler.

9 Kasım tarihli Vatan gazetesinin başmakalesi : ``Bugünkü idare şekli, adına göre milli hâkimiyetin en yüksek şekli olmuştur. Fakat hükümetçilerin zihniyeti biraz kazılsa, hemen hiç değişmemiş olduğu görülür`` ve : ``Bugün gerici kelimesi yeniden sık sık kullanılır olmuştur`` şeklinde tenkitlerle doludur.

10 Kasım tarihli Vatan`ın ``Meydan Muharebesi`nin Neticesi`` başlıklı başmakalesinde Timurlenk`in fil hikâyesi tekrarlandıktan sonra, Hükümet`i düşürmeye çalışanların iyi hareket edemediklerinden yakınan şu düşünceler yer alıyordu : ``Ankara`da ilk gensoru görüşmeleri başladığı zaman, ortada tenkitçi, azimli bir çoğunluk vardı.`` ``Tenkitçiler bu durumu idare edemediler. `Teşkilâtsız kimseler olarak teker teker tenkitlerde bulundular.`` ``Teker teker yapılan tenkitler bile, sağlam ölçülerle yürütülemedi. Gensoru genelleşince, tatil zamanındaki not defterlerini açan olmadı. En keskin tenkitçiler bile, dillerinin altındakini söylemekten çekindiler.

Makale sahibi, duruma , politikacılık açısından bakarak, diyor ki : ``Hükümetçilerin mükemmel bir ayarlama ile ve başından sonuna kadar iyi düşünülmüş bir plânla hareket ettikleri görülür.``

Burada, insanın makale sahibine şöyle bir soru soracağı geliyor:

Milletin kaderinin sorumluluğunu ellerine aldırmak istediğiniz kimseler, aylarca ve aylarca hazırlandıktan ve İstanbul`daki arkadaşlarıyla da uzun boylu görüştükten sonra, sizin de belirttiğiniz gibi, dillerinin altındakini söylemekten çekinecek kadar kendilerine güvenemezlerse, topu topu on dokuz buçuk kişinin Meclis`teki hareketini birleştiremeyecek kadar güçsüz olurlarsa, bu kimselerin devletin başına geçmeye lâyık oldukları düşünülebilir mi?

Efendiler, Tanrı`nın ``Mirsad-ı İbret`` sütunundan da birkaç cümle okuyacağım. Bu sütunu dolduran yazar, bütün memleket Meclis`in genel görüşünü seyrettiriyor ve ona : ``Eyvah! Bu da ötekiler gibi çıktı dedirtiyor.``

Pusuya yatan bu yazar, kulağına şu sözlerin fısıldandığını da işitiyor: ``.. Eski yıkıntılarla yapılan bir binadan ne umarsın ki!...`` acaba, bu yazıları yazmış olan kimse, o gün gerçekten böyle mi duygulanmıştı? Yoksa bu anlamsız sözleri, milleti bize karşı kışkırtmak için bile bile mi yazıyordu? İster öyle, ister böyle olsun, her ikisi de doğru değildi. Bu türlü yazarlar Cumhuriyet`e kötülük etmişlerdir.

Efendiler, Tevhid-i Efkâr`ın da ``Faydasız ve kıymetsiz bir Zafer`` diye yazdığı yararsız ve değersiz yazıları devam ediyordu.

 
Sonraki Konu:
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve En Hain Kafaların Eseri Olan Programı
 
Önceki Konu:
Rıza Nur Bey`in Arnavutları Türklüğe Karşı Ayaklandırmaya Çalışanlardan Biri Olduğu Anlaşıldı