2. Bölüm: Milli Teşkilatların Kurulması ve Kongreler
 
 
 
 
 
36. Konu:  Erzurum Kongresi Hiçbir Şekilde Manda Kabulü Hakkında Karar Vermiş Değildir
 
Bu sözlerden anlaşılacağı üzere Rauf Bey`in görüsüyle, gerek Sivas Kongresi Hey`eti`nin ve gerek Erzurum Kongresi Hey`eti`nin anlayışları arasında bir görüş ayrılığından doğan yanlışlık olduğuna şüphe yoktur. Rauf Bey`in görüsünün yorumu niteliğinde olan bu sözlerin, gerek Erzurum ve gerek Sivas Kongreleri bildirilerinin yedinci maddesindeki yazılış seklinden kaynaklandığına hükmedilebilir. Gerçekten de bu maddenin yazılış seklinde, belki de mandacılıkta pek ileri giden ve sonu gelmemiş propagandalarıyla kamuoyunu bulandıranları susturmak ve belki bundan da çok, onların iddialarına cevap olacak bir özellik vardır. Madde metni dikkatle okunur ve incelenirse ne manda ne de Amerika`nın mandaterliğini istemek düşüncesinin yer almadığı kendiliğinden ortaya çıkar. Bu noktayı açıkça göstermek için, söz konusu maddeyi aynen hatırlatmak isterim:

Madde: 7 - Milletimiz çağdaş gayelerin büyüklüğüne inanır; teknik, sınat ve ekonomik durumumuzu ve ihtiyacımızı takdir eder. Bu itibarla devlet ve milletimizin hakimiyet ve bağımsızlığı ile vatanimizin bütünlüğü korunmak şartıyla altıncı maddede belirtilen sınırlar içinde milliyetin gereklerine saygılı ve memleketimizi ele geçirme emeli beslemeyen herhangi bir devletin teknik, sınai ve ekonomik yardımını memnunlukla karsılarız. Böyle adaletli ve insancıl şartları içine alan bir barisin bir an önce gerçekleşmesi, insanlığın güvenliği ve dünyanın huzuru adına basta gelen milli gayemizdir.

Efendiler, bu maddenin hangi noktasında manda ve mandaterin Amerika olacağı görüsü vardır? Olsa olsa ``herhangi bir devletin teknik> sınai ve ekonomik yardımını memnunlukla karsılarız`` sözlerinden manda düşüncesi çıkaranlar olabilir. Ancak, mandanın anlam ve gayesinin bu olmadığı bir gerçektir. Her zaman ve bugün bile, bu açıklık çerçevesinde yapılacak yardımları kıvançla karşılamaktayız ve karsılarız. Nitekim Ankara-Ereğli ve Keller-Diyarbakır demiryollarının yapımı için bir İsveç firmasının; Kayseri - Sivas - Turhal hatlarının yapımı için de bir Belçika firmasının teknik, sınai ve ekonomik yardımını severek kabul ettik. Söz gelişi, Ankara şehrinin ve diğer Anadolu şehirlerimizin bir an önce kurulup yapılmalarında olsun, öteki bütün kara ve demiryollarımızın, limanlarımızın yapımlarında olsun teklifte bulunacak yabancı sermaye sahiplerinin yardımlarını severek kabul ederiz. Yeter ki, memleketimize sermaye getireceklerin içeride ve dışarıda devlet ve milletimizin hâkimiyet ve bağımsızlığı ile vatanimizin bütünlüğünü bozmaya yönelmiş gizli emelleri olmasin. Bu maddede yer alan ``milliyetin gereklerine saygılı ve memleketimizi ele geçirme emeli beslemeyen herhangi bir devlet ``ifadesinden, Amerikan Devleti anlamının çıkarılması da yersizdir. Çünkü milliyetin gereklerine saygılı dünya devletleri arasında yalnız Amerikalılar yoktur. Söz gelişi İsveç Devleti, Belçika Devleti ayni nitelikte devletler değiller midir? Bu devletlerden herhangi birinin mandaterliği de söz konusu olabilir mi? Bir de eğer dolayli olarak Amerikan Devleti kastedilmek istenseydi, ``herhangi bir devletin`` ifadesi yerine bir devletin kelimeleri veya hiç olmazsa sadece ``devletin`` kelimesi ile yetinilmesi gerekirdi. Bu bakımdan maddenin açıkladığı şartlar çerçevesinde teknik, sınaî ve ekonomik yardımın iyi karşılanacağı hususunun bütün devletler için söz konusu olduğu açıktır.

Efendiler, bu manda konusu üzerindeki görüşümün - bu görüş bundan önce yapılan ve su anda yüksek hey`etinizin de öğrenmiş bulunduğu bunca yazışma ve tartışmalarımızla ortaya konmuştur -- aylardan beri gece gündüz yanımda bulunan bir arkadaş tarafından hala anlaşılmamış olduğuna hükmedilebilir mi? 0 halde Rauf Bey, ya aslında benimle ayni görüşte değildi veyahut ayni görüşte idi de, Sivas`ta, İstanbul`dan gelenlerle yaptığı konuşmadan sonra görüş değiştirmiş oluyordu. Burasını kestirmek bence güçtür. Simdi biraz da Rauf Bey`i dinleyelim; Rauf Bey, sözüne söyle devam ediyor:

``Ateşkes Anlaşması yapıldığı sıralarda Almanların barış anlaşmasını imza etmeyecekleri sanılırken, İngiliz basını bazı sırları açığa vurdu. Bunun birinci bölümü, Almanya`nın barış anlaşmasını imza edeceği hususu idi. Bu gerçekleşti. İkinci bölümü de Türkiye`nin bölüşüleceği hususu idi. Bu çok şükür gerçekleşmedi. Bu bölümde, konferansın aldığı karar gereğince Kızılırmak`ın doğu tarafı Ermenistan sayılarak Amerikan himayesine veriliyor. Belki Gürcistan ile Azerbaycan da Amerika`ya bırakılıyor, deniliyordu. Kızılırmak`ın batısındaki topraklar da, İzmir ve İstanbul bunların dışında kalmak üzere, denize çıkış yeri Antalya olarak Türkiye`yi oluşturuyordu Bu bölgenin kuzeyi, İtalyan ve Fransız, güneyi de İngiliz himaye ve yönetimine veriliyordu. İzmir`in işgali, bu açığa vurulan sırların doğruluğunu ispata başladı. 0 halde, böyle bir tehlike karsısında memleketimize karsı en tarafsız durumda bulunan Amerika`nın desteğini kabule mecburuz. Ben bu görüşteyim.``

Rauf Bey`in düşüncesini anlamak için bundan sonra daha çok devam eden sözlerini dinlemeye bilmem gerek kaldı mı?

Efendiler, pek uzun ve tartışmalı olarak geçen bu manda görüşmesi, taraftarlarını susturacak ortalama bir çare bulunarak sona erdi. Hem de bu çareyi teklif eden yine Rauf Bey oldu: ``Amerika`da yıllardan beri aleyhimizde yapılmakta olan olumsuz yöndeki propagandaların doğurduğu düşünce akimini düzeltmek için, her şeyden önce Amerikan Kongresi`nden memleketimizi inceleyecek ve gerçeği görecek bir hey`et davet etmek. ``Bu teklif oy birliği ile kabul edildi. Kongre Başkanlık Divani`nin imzalarıyla bu yolda bir mektup kaleme alındığını hatırlıyorsam da bu mektubun gönderilip gönderilmediğini pek iyi hatırlamıyorum. Kaldı ki, ben bu mektuba özel bir önem de vermiş değildim.

Efendiler, sırası gelmişken kısaca sunu da belirteyim: Belge olarak başvurduğum Kongre tutanakları, Başkanlık Divan Kâtipliği`nde bulunan Afyonkarahisar temsilcisi Şükrü ve manda lehindeki konuşmalarını dinlediğimiz Hami Beyler tarafından tutulmuş ve Hami Bey`in yazısıyla, düzgün bir deftere, temize çekilmiştir.

 
Sonraki Konu:
Sivas Kongresi'ni Baltalama Teşebbüsleri
 
Önceki Konu:
Manda Meselesinin Kongrede Görüşülmesi