5. Konu: Anadolu`da Bulunan Yabancı Subayların Tutuklanması Kararı
Efendiler, yabancıların İstanbul`da saldırılarını artırarak nazır veya milletvekillerinden bazılarını tutuklamaları ihtimaline karşı, Anadolu`da bulunan yabancı subayların tutuklanmalarına karar verdim. Bu kararımı ve buna göre tedbirler alınması gereğini, 22 Ocak 1920 tarihinde, Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum`daki kolordu komutanlarına ``kişiye özel`` olarak şifre ile emrettim (Belge: 226).
Efendiler, milletvekillerine yazdığım telgrafa, Vasıf, Rauf, Bekir Sami Beyler `in ortak imzasıyla cevap geldi. Bu cevapta: Meclis resmi olarak çalışmalara başlayınca, söz konusu mesele dolayısıyla kabine çekilecektir. O zamana kadar durumun emniyeti bakımından kabinenin işbaşında kalması gerekir. Siz, bir teşebbüste bulunmayınız ve müdahale etmeyiniz. Emirlerinizi bize bildiriniz. Görüşlerinizin her makam önünde gereği gibi savunulacağına güveniniz denilmekteydi (Belge: 227).
Ben, ne Hükümet`e ne de Meclis`e bir, şey yazmamaya karar vermiş ve işi artık sayın milletvekili arkadaşlarımıza bırakmıştım (Belge: 228).
Efendiler, İstanbul`daki şahısların hareketlerini hangi tavsiyelere göre ayarladıklarını belirtebilmek için şu kısa bilgiyi arz edeyim:
Filân siyasî temsilci, çok namuslu ve doğru sözlü ve Türk dostuymuş muş. Bu zat, çok içten ve dokunaklı bir dille demi ki ``eğer Harbiye Nazırı ile Cevat Paşa çekilmeseydiler, Harbiye Nezareti işgal edilecekti: Kuva-yı Milliye`nın gösterdiği suskunluk ve kararlı tutum, bazılarını çıldırtıyor. Fakat acele etmeyin, ezilirsiniz. Bana güvenin. Hakaret varsa yapanlar utansın. Belki daha başka delilikler olacaktır. Fakat siz sakın delilik etmeyin.``
İstanbul`daki şahıslara biz bu sözlerin samimiyetle söylendiğinden şüphe etmiyoruz diyorlardı (Belge: 229).