7. Bölüm: İç İsyanlar ve Doğu Cephesindeki Gelişmeler
25. Konu: Trakya`daki Durum
Efendiler, içinde bulunduğumuz tarihlerde Trakya`nın durumuna da hep birlikte göz gezdirelim:
Doğu Trakya`da, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti`nin Trakya - Paşaeli Merkez Hey`eti bir kongre yaptı. Bu kongre, Trakya`nın idaresini, Trakya - Paşaeli Merkez Hey`eti`ne verdi. Trakya`da Kolordu Komutanı olarak bulunan Cafer Tayyar (Cafer Tayyar Paşa), bu Merkez Hey`etinde olmakla birlikte, Edirne milletvekili olarak da Meclis`imize üye seçilmiştir. Trakya Merkez Hey`eti`ne ve Kolordu Komutanı`na verdiğimiz talimat, Trakya`nın kaderinin bütün memleketin kaderiyle birlikte çözülebileceği esasına dayanıyordu. Askerî harekât bakımından da verdiğimiz direktif şuydu :
Üstün kuvvetlerin taarruzuna uğranılırsa sonuna kadar direnilecek ve Trakya tamamıyla zapt ve işgal edilmiş olsa bile, teklif edilecek herhangi bir çözüm şekli tek başına kabul edilmeyecektir. Zaten Trakya`daki komutanın da kararının böyle olduğu ifade edilmekteydi. Fakat son zamanlarda, Komutan Cafer Tayyar Bey, yabancıların verdiği teminat üzerine yapılan davete uyarılsa İstanbul`a gitmiş, bize durumu ancak dönüşünden sonra bildirmişti. Anlaşıldığına göre, Doğu Trakya`nın yalnız başına varlığını koruyamayacağı ancak Batı Trakya ile birleşerek bir yabancı devletin idaresi sayesinde yaşayabileceği yolunda fikirler telkin edilmiş. . . Her halde manevî gücü kıracak birtakım propagandalar yapılmış. . .
Cafer Tayyar Bey İstanbul`da iken Tümen komutanlarından Muhittin Bey, İstanbul`dan Kolordu Komutanlığına atanmış Cafer Tayyar Bey`in Trakya`ya dönmesine izin verilmiş. Cafer Tayyar Bey, İstanbul çevreleriyle görüştükten sonra, Muhittin Bey`in teklifine rağmen, artık kolordunun komutanlığını üzerine almamış, Muhittin Bey`in üzerinde bırakmış. Böylece Trakya`nınkaderi, İstanbul siyasî çevrelerinin etkisine terk edilmiş.. .
Efendiler, Büyük Millet Meclisi açıldığı zaman, Trakya`da, 1`inci Kolordu`nun savaş düzeni Şöyleydi:
Yunan ordusu, Anadolu`da, Batı Cephesinde yaptığı genel taarruzda başarı sağladıktan sonra, 20 Temmuz 1920`de Tekirdağ`a bir tümen çıkardı. Tekirdağ bölgesinde pek dağınık bir durumda bulunan 55` inciTümen, toplanmaya vakit bulamadan, Yunan tümeni, Edirne`ye doğru yürümeye başladı.
Batı Trakya`dan Meriç`i geçerek taarruz etmek isteyen Yunan kuvvetleri, o bölgedeki 60`ıncı Tümen`e komuta eden Cemil Bey`in (İçişleri Bakanı Cemil Bey`dir) ve 15 Haziranda kuvvetleriyle Edirne`ye gelmiş bulunan ve Edirne - Karaağaç istasyonu arasında ciddî savaşlar vermiş olan Şükrü Naili Bey`in (Şükrü Naili Paşa) dikkat ve direnmeleri sayesinde durduruldu ve ilerlemeleri önlendi.