7. Bölüm: İç İsyanlar ve Doğu Cephesindeki Gelişmeler
27. Konu: İkinci Konya İsyanı
Saygıdeğer Efendiler, Anadolu ortasında çıkarılan iç isyanların, Yunan ordusu karşısında bulunan kuvvetlerimiz ve yaptığımız düzenlemeler üzerindeki kötü etkileri, düşmanlarca umulan sonuçları vermedi. Savunma kuvvetlerimiz üzerinde doğrudan doğruya tesirini göstererek, cephemizi yıkma hedefine yönelmiş bulunan harekâtla birlikte, cepheye yakın bölgelerde de halkı ayaklandırmak, düşmanların önem verdikleri bir mesele idi. İstanbul, bu konuda öteden beri çalışmaktaydı. Zeynelâbidin Partisi`nin Konya ve dolaylarında çıkmasına vasıta olduğu isyan hareketleri, nihayet 1920 yılı Ekiminin başında patlak verdi.
Delibaş adında bir eşkıya, beş yüz kadar asker kaçağını topladı.2/3 Ekim 1920 gecesi Çumra`yı bastı. 3 Ekim sabahı da Konya`ya girdi ve idareyi ele geçirdi. Konya valisi bulunan Haydar Bey ve Komutan Avni Bey (Milletvekili Avni Paşa`dır) Konya`da bulunan az sayıdaki asker ve jandarma ile Alâettin tepesinde, asilere karşılanılmaya değer bir kahramanlıkla savunmada bulundular. Fakat asilerin çokluğu ve her taraftan saldırmaları karşısında asilere esir düştüler.
Aynı günlerde Beyşehir ve Akşehir ilçelerinde de görevli olarak dolaşan askerî hey`etlerimiz, oralardaki asiler tarafından görev yapmaktan alıkondular. Ilgın ilçesinin Çekil köyü yakınlarında toplanan üç yüz kadar âsî de, nasihat için giden hey`ete ateş etti. Konya`nın güneyinde Karaman ilçesinde de asiler toplanmaya başladı. Sultaniye asilerin eline düştü.
Efendiler, bu ayaklanmalara karşı, Afyonkarahisar`dan ve Kütahya`dan sevk ettiğimiz Derviş Bey (Kolordu Komutanı Derviş Paşa) komutasındaki kuvvetler, Konya`nın kuzeyindeki Meydan istasyonu yakınlarında asilerle karşılaştı. Ankara`dan da bir süvari alayı ve bir dağ topu ile, o zaman İçişleri Bakanı olan Refet Bey komutasında sevk edilen kuvvet, Meydan istasyonundan ilerleyen Derviş Bey kuvvetiyle birleşti. Adana Cephesinden de bir kuvvet Karaman`a doğru yola çıkarıldı.
Konya üzerine hareket eden kuvvetler, asilerle yaptıkları bir kaç çatışmadan sonra, 6 Ekim 1920`de Konya`yı asilerden kurtardı. Oradan kaçan asiler Koçhisar, Akseki, Bozkır ve Manavgat`a doğru gittiler. Diğer bir kısım asiler de Afyonkarahisar`la Konya arasındaki Kadınhan ve Ilgın`ı işgal ettiler. Bu bölgeye de Batı Cephesi`nden Yarbay Osman Bey komutasında bir kuvvet gönderildi. Osman Bey müfrezesi Ilgın, Kadınhan, Çekil ve Yalvaç`taki isyanları bastırdı. Güneyden gelen kuvvetimiz Karaman`ı kurtardı.
İsyan bölgesinde asileri tepelemeyi başaran kuvvetlerimiz Bozkır, Seydişehir ve Beyşehir`i de isyancılardan temizledi. Her tarafta, asilerin döküntülerinden bir kısmı bize katıldılar. Bir kısmı da Antalya ve Mersin yönlerine doğru kaçtılar. Delibaş, Mersin bölgesinde Fransızlara sığındı.
Saygıdeğer efendiler, Yeşilordu teşkilâtından söz ederken açıklamıştım ki, düşmana karşı oluşturulacak kuvvetler konusunda iki zıt görüş çarpışmaya başlamıştı. Bizim benimsediğimiz düzenli ordu kurma görüşüne karşı çıkılarak milis diyebileceğimiz bir çeşit teşkilât kurma görüşüne ağırlık kazandırılmak isteniyordu. Reşit, Ethem ve Tevfik kardeşler, Kütahya yakınlarında, Kuva-yı seyyare adı altında ve elleri altında bulunan kuvvete dayanarak bu görüşün başını çekiyorlar ve ateşli bir şekilde çalışıyorlardı.