9. Bölüm: İstanbul Hükümetinin Ankara ile Temas Arayışları
7. Konu: Bilecik Görüşmesi
Saygıdeğer Efendiler, müsaadenizle bu hikâyeyi şimdilik burada bırakacağım. Aynı günde, yani 5 Aralık 1920`de Bilecik istasyonunda bekleyen Ahmet İzzet Paşa hey`etine temas edeceğim: Hatırınızdadır ki, İzzet Paşa`nın istek ve teklifi üzerine, kendileriyle Bilecik`te görüşülmesine karar verilmişti. Hey`et, ayın dördünden beri beni Bilecik istasyonunda bekliyordu. Bu hey`et, İzzet ve Salih Paşa`larla elçilerden Cevat, Ziraat Nazırı Hüseyin Kâzım, Hukuk Müşaviri Münir Bey`lerden ve Hoca Fatih Efendi`den kurulmuştu. Bilecik istasyon binasının bir odasında birleştik. İsmet Paşa da beraberdi. Görüşme şöyle geçti: Ben, ilk söz olarak ``Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti Başkanı`` diye kendimi tanıttıktan sonra: Kimlerle müşerref oluyorum`` sorusunu yönelttim. Salih Paşa, benim maksadımı kavrayamadığı için, kendisinin Bahriye ve İzzet Paşa`nın da Dâhiliye Nazırı olduğunu söylemeye çalışırken, ben derhal, İstanbul`da bir hükümet ve kendilerini o hükümetin üyeleri olarak tanımadığımı; eğer İstanbul`daki bir hükümetin nazırları olarak görüşmek istiyorlarsa, kendileriyle görüşmekte mazur olduğumu bildirdim. Ondan sonra kimlik ve yetki söz konusu edilmeden görüşülmesi uygun bulundu.
Konuşmanın bazı safhalarında, Ankara`dan bizimle birlikte gelen bazı milletvekili arkadaşları da bulundurdum. Birkaç saat süren konuşmadan, gelen kimselerin esaslı hiçbir bilgi ve kanaate sahip olmadıkları anlaşıldı. Sonunda, kendilerine İstanbul`a dönmelerine izin vermeyeceğimi ve beraberce Ankara`ya gideceğimizi bildirdim.