...im. Öteki karalara boyun eğme durumunda sonuç bunun aynı değil miydi?
Şu farkla ki, istiklali için ölümü göze alan bir millet, insanlık haysiyet ve şerefinin gereği olan bütün fedakârlığı yapmakla teselli bulur ve hiç şüphesiz, esirlik zincirini kendi elleriyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete bakarak dost ve düşman gözündeki yeri bambaşka olur.
Sonra, Osmanlı hânedan ve saltanat...
|
...e vatanımızın parçalanması tehlikelerini hazırlayan İtilâf Devletleri`nin yaptıkları, İstanbul hükûmetinin esir ve güçsüz durumu sizce de bilinmektedir.
Milletin kaderini böyle bir hükûmetin eline teslim etmek, yıkılmaya mahkûm olmaktır.
Trakya ve Anadolu`daki millî teşkilâtların birleştirilmesi ve milletin sesini bütün gürlüğü ile dünyaya duyurabilmesi için, güvenli bir yer olan Sivas`ta ortak...
|
| Bu imzaların bu müsveddeye konması iyi bir şans ve tesadüf eseridir.
Daha, Havza`da bulunduğum sırada Ankara`da bulunan 20`inci Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa` dan bir şifreli telgraf aldım. Bu telgraf, aşağı yukarı tanıdığımız bir zat bazı arkadaşlar... ...ında bıraktığım Refet Bey`i artık Sivas`a Kolordu merkezine göndermek istiyordum. Birkaç defa gelmesi için emir vermiştim. Bölgeyi teftişe çıkmış. Emirlerime cevap bile alamıyordum. Nihayet o da bir tesadüf eseri olarak o gün gelmişti.
|
| ...nı fırsat bilen hasımlarının hücumundan ben kulunuzu koruyunuz istirhamında bulunuyor.
Padişah, karşılık olarak beni büsbütün yalnız bırakmayacağınıza güveniyorum. Bağlılığınız, bana büyük ümit ve teselliler vermiştir. Saray, her dakika size açıktır. Refik Bey`le işbirliğinden ayrılmayınız iltifatında bulunuyorlar.
Kendisine olan bağlılığından padişahın büyük ümit ve teselliye kapıldığı Ali Kem... ...nız, bana büyük ümit ve teselliler vermiştir. Saray, her dakika size açıktır. Refik Bey`le işbirliğinden ayrılmayınız iltifatında bulunuyorlar. Kendisine olan bağlılığından padişahın büyük ümit ve teselliye kapıldığı Ali Kemal`i nâzırlık makamında ve padişah huzurunda gördükten sonra, bir de asıl gerçek görevi başında görelim! Canınız sıkılmazsa, Sait Molla`nın Rahip Frew`a yazdığı mektuplardan...
|
| ...irlikte çalışması ve kendisi ile aramızda bir bağlantı kurduktan sonra uzaklaşması yerinde olurdu, düşüncesinde idim. Bununla birlikte, bir oldubitti karşısında bırakılmış olduğuma göre, iki noktada tesellî aramakla yetinmeye mecburdum. Birincisi, Refet Bey `in telgrafındaki Salahattin Bey gayeye uygun olarak çalışacak cümlesi, ikincisi de, Refet Bey` in hiç olmazsa İstanbul`a gitmemiş olması idi. ... ...ettişi Kurmay Başkanı Albay Kâzım Salâhattin Bey hakkında ilk şüphe ve kararsızlık, yine Salâhattin Bey `in gayeye uygun olarak çalışacağını söylemesi üzerine kendisine güvenen ve hemen komutayı teslim edip Sivas`a doğru uzaklaşan Refet Bey tarafından gösterilmiş oldu. Refet Bey `in Amasya`dan çektiği bir telgraf, yalnız Salâhattin Bey hakkındaki şüpheyi değil, daha birkaç nokta ile ilgili gö...
|
...inci Tümen Komutanlığına, Sivas`ta 3`üncü Ordu Sıhhiye Müfettişi Albay İbrahim Tali Beyefendi`ye,
Refet Bey`edir Selahattin Bey`e telgrafımı verdiniz mi? Bu arkadaşımızın kesin kanaatlerinin mutlaka tespit edilmesi ve kararsızlık yahut iki taraflı idare gibi felâket doğuracak bir duruma hiç bir şekilde tahammül ve rıza gösterilmemesi bir vatan görevi olduğundan, bu hususta evet veya hayır şeklinde ...
|
Efendiler, Erzurum Kongresi 14 gün sürdü. Çalışmalarının sonucu, tespit ettiği tüzük ve bu tüzükteki hükümleri ilân eden bildiri maddelerinden ibarettir.
Bu tüzük ve bildiri metni, zaman ve ortamın gerektirdiği bazı önemsiz ve ikinci derecede düşünce ve görüşler at...
|
...geçirmeksizin milli iradenin faaliyete geçirilmesini ve milletin doğrudan doğruya fiilî ve silâhlı olarak tedbirler almaya başlamasını sağlamak zaruretine inanıyordum. Bu esaslı noktaları, takdir ve tespit ettirebilmek için, kongrede aydınlatmak, yol göstermek ve bizzat idare etmek suretiyle çalışmamı zarurî görüyordum. Nitekim öyle oldu. Erzurum Kongresi`nin daha önce açıkladığım ilke ve kararları...
|
| ...nce, rahatsız ettiğim için beni bağışlamanızı diler ve zâtı devletlerinin sağlığını sorarım. Neden rahatsız ettiğimi aşağıda arz ediyor ve açıklıyorum efendim. Görünüşte, Fransızlara ait kuruluşları teslim almak, gerçekte buraların durumu konusunda incelemelerde bulunmak üzere, Cizvit papazlarıyla birlikte İstanbul`dan önceki gün Sivas`a gelerek valilik makamını ziyaret eden Fransız subaylarının zi... ...nize karşı fazla rahatsızlık vermekten çekinir, cevabınızda vereceğiniz emrinizi beklerim efendim. İşte Rasim Bey`in telgrafı. Reşit Bu telgrafa orada verdiğim cevabı olduğu gibi arz edeceğim. Ertesi gün Heyet-i Temsiliye adına da aynı nitelikte uzun bir telgrafla vali yatıştırılmaya ve inandırılmaya çalışıldı. Ayrıca Kadı Hasbi Efendi`ye de dolaylı olarak bir telgraf çekildi. Kolordu Komutanı`...
|
...birer hafta devam etmek üzere sıra ile yapılmasını ve üyelerin veya temsil edilen il ve sancak adlarının baş harfleri esas alınarak alfabe sırasına uyulmasını teklif ediyorum.
Efendiler, garip bir tesadüftür ki, bu teklif sahibinin temsil ettiği ilin adı elif (A) ile başladığı gibi, kendi adının ilk harfi de (A) ile başlıyordu. Ben davet sahibi sıfatıyla bir konuşma yaparak kongreyi açtıktan sonr...
|
...
Osmanlı Hükûmeti`nin yabancı devletlerin baskısı karşısında, buraları (yani Doğu illerini) bırakmak ve ilgilenmemek zorunda kaldığı anlaşılırsa, alınacak idarî, siyasî, askerî tedbirlerin tayin ve tespiti yani geçici bir vekâlet kurma konusu.
Sivas Kongresi Tüzüğü`nün bu maddesindeki buraları yerine yurdumuzun her hangi bir parçasını bırakmak ve ilgilenmemek şeklinde daha geniş ve genel bir kay...
|
| ... başlanarak Sivas Kongresi`nin bir an önce açılması gereğini özet olarak arz ederim.
Kurmay Yarbay Arif
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne
Saygıdeğer Efendim,
Memleketin siyasî durumu en son kertesine geldi. Kendimize bir yön çizebilmek için, Türk milletinin zarını atıp olumlu bir durum alma zamanı ise geçmek üzere bulunuyor.
Dış durum İstanbul`da şöyle görünüyor:
Fransa, İtalya, İngiltere... ...ve hattâ açığa vursalar bile, oradaki Türk çoğunluğunun, aşağıdaki şartların yerine getirileceği konusunda kendilerine güvence verilmedikçe bu düşüncede Kürtlerden ayrılmayacaklarını zannettiklerini tespit etmiştir. Şöyle ki Birincisi, Türk ve Kürt çoğunluğunun ve aralarındaki diğer azınlıkların yaşadıkları toprakların bütünlüğü; ikincisi, Türk bağımsızlığının tam olarak tanınması ve fiilen garanti...
|
| ...âlâ orada olup olmadıklarını ve göz hapsinde tutmak için alınan tedbirlerin güvenirlik derecesini`` sordum ve ``kendisine günde iki defa rapor vermesinin emrettim.
Hâlit Bey` e yazdığım telgrafa ertesi günü (8 Eylül 1919) aldığım cevapta, Elâzığ`daki Alay Komutanı İlyas Bey e emir verildiği bildiriliyor ve bu emrin bir kopyası veriliyordu (Belge: 60).
Kolordu Komutanı Cevdet Bey de, İlyas Bey`i... ...toritenizi kullanarak toplantıya meydan vermemiş ola cağınız ve orada bulunanlar varsa hemen yakalayıp, gözaltında İstanbul`a gönderebileceğiniz aşikârdır. Böylece, kazanılacak hükümet nüfuz ve otoritesi, içeride macera peşinde koşanları yıldırarak bir daha bu gibi kötü hareketlerin meydana gelmesini önleyeceği gibi, dışarıda da pek iyi bir etki yapacak, yabancıların asker çıkararak oraları işgal e... ...ırtıcıdır. Âdil Bey sözünü ettiğim telgrafı şu cümlelerle bitiriyordu : ``. . . . . . Elbette Halife Hazretleri`nin yüce buyruklarına uyma gereğini takdir edersiniz! `` (Belge: 70). Efendiler, bir tesadüf eseri olarak bu görüşme sırasında ben de telgrafhanede bulunuyordum. Bir aralık dayanamadım. Şu telgrafı yazıp çekilmek üzere memura verdim. 10,11.9.1919 Dâhiliye Nâzırı Âdil Bey`e Milletin, P... ...tıâlîniz tarafından sükûnet ve ciddiyetle alınmış bulunduğuna güvenimiz tamdır. O bölgede bulunan bütün telgrafhanelerin tutulması ve Mutasarrıf Vekili Tevfik Bey kardeşimiz de hükümetin güç ve otoritesini en üstün bir şekilde göstermesi dikkate alınmalıdır. 2 - Şu anda Anadolu`nun bütün merkezlerinden Zâtışâhâne`ye, yapılan hainlik arz edilmektedir. Orada da aynı şekilde hareket edilmelidir. 3... ...ve memurlarla hiçbir siyasî temasa gel memesi için yanına yetenekli, uyanık bir subay katınız. 2 - Kaçak valinin vatan hainliği ile suçlandığını, ele geçince yakalanarak kanunun adaletli pençesine teslim edileceğini, bu konuda başka bir şey yapma imkânı olmadığını ayrıca anlatırsınız, efendim. Mustafa Kemal Efendiler, alınan tertip ve tedbirler ve özellikle gösterilen sertlik ve şiddet sayesind...
|
| ...ünün gereğinden olmakla birlikte teşebbüs gücünü çeşitli hedeflere yöneltmekten sakınarak bir noktada toplamak ihtiyatlı bir davranış olurdu. Biz de hücuma hedef olarak yalnız Ferit Paşa Kabinesi`ni tespit ettik ve Padişah`ın da bu Ferit Paşa Kabinesi`nin Padişah`ı olaylardan haberdar etmeyip aldatmakta olduğu tezini tuttuk. Padişah, durumu öğrenecek olursa, kendisini aldatanlara müstahak oldukları... ...arşılığında yüklenmiş olduklarının belgelerle açığa çıktığı, hükümetin bu işlerde âlet olarak kullandığı adamların perişan edilerek kaçmaya mecbur edildiği, yakalandıkları takdirde kanunun pençesine teslim edilecekleri, bu cinayetleri hazırlayan, Dâhiliye ve Harbiye Nazırları vasıtasıyla da emredip uygulatan İstanbul Hükümeti`ne milletin güveninin kalmamış olduğu bildirildikten sonra, namuslu kimse...
|
| ...i milleti aldatarak milletvekillerinin seçimini aylarca ertelemiş olduğu gibi, son zamanda vermiş olduğu seçim emrini de türlü sebeplerle savsaklamakta ve geciktirmektedir. Ferit Paşa`nın, Toros`un ötesindeki illerimizden vazgeçtiği Barış Konferansı`na vermiş olduğu notadan anlaşılmış, Aydın ili üzerinde Yunanlılarla sınır tespitine kalkışması, oradaki işgali oldubitti halinde bir ilhak olarak kabu... ... sebeplerle savsaklamakta ve geciktirmektedir. Ferit Paşa`nın, Toros`un ötesindeki illerimizden vazgeçtiği Barış Konferansı`na vermiş olduğu notadan anlaşılmış, Aydın ili üzerinde Yunanlılarla sınır tespitine kalkışması, oradaki işgali oldubitti halinde bir ilhak olarak kabul etmiş olduğuna delil sayılmış ve memleketin işgal edilen başka bölgeleri için de bunlara benzer gafilce ve haince siyasetiyl... ...tamamlanması için Belediyeler ile Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri yoğun bir faaliyet içine girilmelidir. İkinci olarak: Sancaklardan çıkarılacak milletvekili sayısı oranların nüfus durumuna göre hemen tespit edilerek Hey`et-i Temsiliye`ce şimdiden bildirilmelidir. Adaylar konusu daha sonraki haberleşmelerde ele alınacaktır. Üçüncü olarak: Seçim hazırlıkları yapılırken gerek seçimler sırasında gecik...
|
| ...n bırakmak elbette büyük sakıncalar doğururdu. Bundan dolayı, önce fikir sormak üzere, sonra da bazı itirazlara aldırmadan emir şeklinde bildirdiğimiz kararları Eylül`ün 13/14 üncü gecesi şu şekilde tespit etmiş ve kaleme almıştır.
Kongrece alınması düşünülen tedbirleri gösteren suret aşağıda arz edilmiştir:
Bu konudaki yüksek görüş ve düşünceleriniz alındıktan sonra, genel kurulca görüşülerek ... ...n kaçınanların mazeretleri bir istifa gibi işlem görerek, yerlerine uygun görülen kimseler vekil olarak getirilecektir. 3 - Görev sırasında millî dava ve akıma ters düşen davranışları görülecek ve tespit edilecek memurlar, din ve milletin selameti adına kesinlikle ve şiddetle cezalandırılacaktır. 4 - İstifa etmiş memurlardan ve halktan her kim olursa olsun, millî kararlar aleyhinde kışkırtıcı v...
|
...un doğmasına vesile olmuştur. Zihninizde beliren sakıncaları çok iyi anlıyorum. 10 Eylül tarihinde hükümete kendi adımla gönderilmiş bir tebliğim yoktur. Yalnız, telgrafhanede bulunduğum bir sırada, tesadüfen Dâhiliye Nazırı Adil Bey`le makine başında karşı karşıya geliverdik. Onur Sivas Valisi Reşit Paşa `ya verdiği anlamsız cevaplara karşı, bendeniz sırf şahsi olmak üzere, onun şahsına karşı bild...
|
...uk çevresi içinde yer alanlara, kendisince, karşısındakinde gördüğü yeteneğe uygun hazret, kutup gibi makamlar verirdi. Bana ``kutbu`l-akdab`` derdi. Şimdi açıklayacağım görüşmemizde de bu noktalara tesadüf edeceğiz. Kerim Paşa`nın, kendine has bir konuşma ve yazış tarzı vardı. Kerim Paşa, çok samimi ve zamanında kendisine büyük şöhret kazandıran yüksek bir söz söyleme gücü ile konuşur ve öyle yaza...
|
| ...lordunun ve Erzurum valisinin davetini kabul edip Erzurum`a gitmediğinden, mecburiyet karşısında ve silâhlı koruma ile bu gece (24/25 Eylül) Erzurum`a gönderdim`` deniliyordu.
Efendiler, garip bir tesadüf değil midir ki, rahmetli Kerim Paşa`nın ilk aracılık telgrafı, Trabzon valisinin tutuklandığı gecenin ertesi günü, Trabzon`da, vali, Zeki ve Servet Bey`lerle, bunların aldatması üzerine bazı kim... ...ma ile bu gece (24/25 Eylül) Erzurum`a gönderdim`` deniliyordu. Efendiler, garip bir tesadüf değil midir ki, rahmetli Kerim Paşa`nın ilk aracılık telgrafı, Trabzon valisinin tutuklandığı gecenin ertesi günü, Trabzon`da, vali, Zeki ve Servet Bey`lerle, bunların aldatması üzerine bazı kimselerin İstanbul ile ilişki kesme konusundaki teşebbüslerinin ve İstanbul`a bir gizli hey`et olarak gitme plânla... ...urmak üzere gönderilmiştir. Kendisini İnebolu`da tutuklatıp Ankara`ya getirtmiştim. Bana, bu söylediklerinin hepsini itiraf etti. Yalnız, sözde İstanbul`u aldattığını, alacağı para ve silâhları bize teslim etmek niyetinde bulunduğunu söyledi. Buna o gün ve hattâ bugün bile inanacak saf kimseler bulunabilir mi? Bununla birlikte, ben bu zâtı, Erzurum Kongresi`ndeki ilişkinin hatırasına saygı duyarak,...
|
| ...im 1919 tarihinde yazdığım bir genelge ile bütün millete bildirdim. Bu genelgenin bir suretini de bilgi için yeni sadrazama verdim.
2 Ekim günü, yeni kabine başkanıyla bağlantı kurmaya çalıştık. Ertesi günü Meclis-i Vükelâ`nın oturumunda Hey`et-i Temsiliye ile görüşeceklerine söz verilmişti.
Arz ettiğim bu genelgedeki belli başlı noktalar şunlardı :
1) Yeni kabine, Erzurum ve Sivas Kongreleri... ...elâ`nın oturumunda Hey`et-i Temsiliye ile görüşeceklerine söz verilmişti. Arz ettiğim bu genelgedeki belli başlı noktalar şunlardı : 1) Yeni kabine, Erzurum ve Sivas Kongreleri`nde belirlenen ve tespit edilen milli teşkilât ve gayelere saygılı olduğu takdirde, Kuva-yı Milliye ona yardımcı olacaktır. 2) Yeni kabine, Meclis-i Milli`nin toplanmasıyla fiili denetleme görevine başlanıncaya kadar, ...
|
...geçmeden eski rütbeleri ile göreve alıp kendilerine sırf siyasî düşünceleri dolayısıyla iş verilmiş bulunan emeklilerin derhal görevlerine son verilerek, önemli ve hassas makamların güvenilir ellere teslimi gerekir.
f) 3`üncû Kolordu eski Komutanı Albay Refet Bey sebepsiz olarak istifaya mecbur edildiğinden, bu işlemin düzeltilerek kendisinin, bugün bulunduğu Konya`da 12`nci Kolordu Komutanlığı`n...
|
| Erzurum ve Sivas Kongrelerinde, tayin ve tespit edildiği, telgraflarında bildirilen teşkilât ve gayelerin neden ibaret olduğu Vekiller Hey`eti`nce bilinemediğinden, durumun gereği incelenmek üzere her şeyden önce söz konusu kongrelerin kararla... ... Bu bakımdan bugünkü hükümet, tarafınızdan işgal olunan resmi dairelerin boşaltılması, hükümet işlerinin aksatılmasına son verilmesi, en küçük bir eksikliğe bile uğratılmaması şart olan hükümet otoritesine saygı gösterilmesi, yabancılarla siyasî ilişkilere girişilmemesi ve milletvekili seçimlerinde halkın hürriyetine asla karışılmaması hususlarına tarafınızdan söz verilmesini istiyor. Saygıdeğer ... ...a anlaşılıyordu ki, bu satırları yazan şahıs veya şahıslar, bir defa Hey`et-i Temsiliye`yi tanımak ve onunda imzalı resmî yazışma ve görüşmelerde bulunmak istemiyorlardı. Bir de, bizim kongrelerde tespit ettiğimiz kararları ve kendilerine teklif ettiğimiz üç noktanın göz önünde bulundurulmasını, yeni kabinenin sadrazamı ve vekilleri tabiî buluyorlar. Bu kararların ve ilkelerin gerçekleştirilmesin... ...ı ve bunun doğuracağı tehlikeleri sayarak, sonunda baklayı ağzından çıkarıyor: `` Tarafınızdan işgal edilen resmi dairelerin boşaltılması, hükümet işlerinin aksatılmasına son verilmesi, hükümet otoritesine saygı gösterilmesi, yabancılarla siyasî ilişkilere girişilmemesi, milletvekillerinin seçiminde halkın hürriyetine asla müdahale edilmemesi hususlarına tarafımızdan söz verilmesini istemek suretiy... ...`nin konaklarından cevap alınamadı. Biraz sonra yine arayacağım, Cevap alırsam derhal bildiririm. Alamazsam sabahı beklemek zarurî olacaktır, efendim. İstanbul Telgraf Müdürü Tevfik Efendiler, ertesi günü, yani 5 Ekim 1919 tarihinde, Hey`eti Temsiliye`ye çekilen imzasız telgrafın, cevap olarak Sadrazam tarafından yazıldığı söylendi. Bunu doğrulayan resmi ve imzalı bir yazı olmamakla birlikte, b... ...n iadesi Meclis-i Millî`nin onayından geçmemiş bulunan ve tek çalıştırılma nedeni birtakım siyasî düşüncelerden ibaret bulunan emeklileri, derhal eski durumlarına döndürün mevkileri ehliyetli ellere teslim ediniz. 4 - Eski nazırlardan Ali Kemal ve Âdil Beyler ile Süleyman Şefik Paşa`nın Meclis-i Millî`nin açılışında Yüce Divan`a verilmek üzere, hiçbir yere kaçmalarına meydan verilmemesini, Posta ... ...clis-i Millî`nin açılışında Yüce Divan`a verilmek üzere, hiçbir yere kaçmalarına meydan verilmemesini, Posta ve Telgraf Genel Müdürü Refik Halit Bey`in derhal tutuklanarak ilgili bulunduğu mahkemeye teslimini, kanunun dokunulmazlığı ve milli hakların kutsallığı adına isteriz. 5 - Millî Mücadele`ye katılmış veya Millî Mücadele`yi desteklemiş olanlar aleyhine başlanmış olan kovuşturma ve baskılara ...
|
| ...ından, yabancıların bizce hiç önemi yoktur. Biz, davranışlarımızı yabancıların dedikodusuna uydurma güçsüzlüğünü reddetmiş olanlardanız. İç ve dış durumu bütün açıklığı ile biliyoruz. Attığımız adım tesadüflere bağlı değildir, derin düşüncelere, sağlam temellere, bütün milletin düzenli bir teşkilâta bağlı gerçek kuvvetine ve irade gücüne dayanmaktadır.
Millet, egemenliğini bütün anlamıyla bütün d... ...zarası ortaya çıktı. Efendiler, 6 Ekim 1919 günü de geçti. Biz eldeki tedbirlerin önemle ve dikkatle yürütülmesi gereğini bir genelge ile emrettik. Efendiler, Yunus Nadi Bey`le haberleşmemizin ertesi günü, nihayet, sadrazamdan cevap değil, fakat Cemal Paşa`dan şu telgrafı aldık: Harbiye 7.l0.I9l9 Saat 12.O7
|
...malarına, aklı eren ve korkunç gerçeği görenler katlanabilirler mi? Eğer bu adamlar, gerçeği biliyorlar ve kendilerini aldatmıyorlarsa, milleti kandırarak bir koyun sürüsü halinde düşmanın pençesine teslim etmek için canla başla çalışmalarına ne anlam verilebilir?
Bütün bu noktalar göz önünde bulundurularak verilecek hükmü kamuoyuna bırakırım.
|
...nin yerinde olacağının düşürüldüğü belirtildikten sonra, Hey`et-i Temsiliye`den kimlerle ve nerede görüşüleceğinin tasarlandığını sordu.
10 Ekimde verdiğimiz cevapta, görüşme yeri olarak Amasya`yı tespit ettik. Görüşmek üzere, Hey`et-i Temsiliye`den benimle birlikte Rauf ve Bekir Sami Bey`ler gidecekti. Bunu da bildirdik.
Salih Paşa`nın İstanbul`dan hangi gün hareket edeceğinin ve Amasya` ya ne...
|
| ... gösterme maksadıyla ve uygun şekilde bazı telkinler yapılmasının yerinde olacağı hesaba katıldı. Hey`et-i Temsiliye`nin bu konudaki yardım şekli de, ayrıca bir formül halinde Üçüncü protokol olarak tespit edildi.
Gizli sayıldığı için imza altına alınmayan dördüncü protokol şuydu:
1 - Bazı komutanların ordudan atılması ve bir kısım subayların Divan-ı Harb`e verilmeleri ile ilgili olarak çıkarıl... ...i çarelerinin araştırılması. 3 - Ermeni zulmü ile ilgili görülenlerin de mahkemeye verilmesi (Millî Meclis`e bırakılacaktır). 4 - İzmir`in boşaltılmasının İstanbul Hükümeti tarafından yeniden protesto edilmesi ve gerekirse gizli talimatla halka gösteri toplantıları yaptırılması. 5 - Jandarma Genel Komutanı, Merkez Komutanı, Polis Müdürü ve İçişleri Müsteşarı`nın değiştirilmeleri (Harbiye ve D... ...in imtiyazlarını bilen Yazı Hey`eti: Reşit Saffet Bey Maliye Bakanlığı eski Özel Kalem Müdürü Şevki Bey Salih Bey Orhan Bey Hüseyin Bey Robert Kolej Türkçe Öğretmeni Efendiler, bu görüşmelerimizde tespit edilen esaslar arasında, en önemli noktanın Meclis-i Millî`nin toplanma yeri ile ilgili olduğunun yüksek dikkatlerinizi çekmiş olacağını sanırım. Meclis`in, İstanbul`da toplanmasının doğru olma...
|
| ...rak kabineyi düşüren, yeni kabine ile karşı karşıya geçen bir hey`etin başkanı aleyhinde tam yeni kabine temsilcisiyle görüşmelere girişeceği bir sırada ve bu maksatla Sivas`tan ayrıldığının hemen ertesi günü bütün Sivas halkı adına ayaklanma çıktığını gösterir bir telgrafın, telgrafhane tehdit edilerek çektirilebilmesi elbette anlamlı idi.
Bizzat içinde bulunduğu Sivas halkı, böyle bir hey`etin ... ...andırmış olduğuna elbette ihtimal vermediniz. Sivaslı Şeyh Şemseddîn`in torunlarından diye imza atan bu miskin ve âdî şeyhin, bundan sonra da düşmanların elinde âlet olarak girişeceği alçaklıklara tesadüf edeceğiz.
|
| ...bette kabul buyurursunuz.
Harbiye Nâzırı
Cemal
Gerçekten de, başta müftü efendi olduğu halde (bugün Diyanet İşleri Başkanı bulunan sayın Rıfat Efendi Hazretleri idi), Ankaralılar, bu atamayı protesto etmek üzere, İstanbul`a başvurmuşlardı. Ankara`yı yatıştırarak, hükümet otoritesini kırmamak için telgraf başında birçok nasihatlerde bulundum. Ancak, Ankara`nın haklı olduğunu teslim etmemek mümk... ...i olduğu halde (bugün Diyanet İşleri Başkanı bulunan sayın Rıfat Efendi Hazretleri idi), Ankaralılar, bu atamayı protesto etmek üzere, İstanbul`a başvurmuşlardı. Ankara`yı yatıştırarak, hükümet otoritesini kırmamak için telgraf başında birçok nasihatlerde bulundum. Ancak, Ankara`nın haklı olduğunu teslim etmemek mümkün değildi. Sonunda, Cemal Paşa vasıtasıyla hükümete yazdığım telgraftan söz ederek... ..., bu atamayı protesto etmek üzere, İstanbul`a başvurmuşlardı. Ankara`yı yatıştırarak, hükümet otoritesini kırmamak için telgraf başında birçok nasihatlerde bulundum. Ancak, Ankara`nın haklı olduğunu teslim etmemek mümkün değildi. Sonunda, Cemal Paşa vasıtasıyla hükümete yazdığım telgraftan söz ederek, alınacak cevaba kadar durumun iyi idare edilmesini Ankara`daki Kolordu Komutan vekili Mahmut Bey`e... ...ını elzem sayarak doğrudan doğruya hükümete başvurmuşlardır. Zâtıdevletlerinin son yazıları üzerine Ankara`da gereken kimselerle yeniden görüşülmüş, hatta sakıncaları bulunsa bile, sırf hükümet otoritesini sarsmamak için Ziya Paşa`nın iyi karşılanmasının sağlanmasına çalışılmıştır. Ancak, karşılaştığı tehlikelerden ve fesatlıkların ağır bastığı gidişattan son derece ürkmüş olan halkı, bunu kabule i...
|
...e arkadaşlara uzun uzadıya bilgi verdim. Bu toplantıda, Hey`et-i Temsiliye`ce alınan kararlara ait zabıtların 29 Ekim 1919 günü yapılan görüşmeyle ilgili sayfasında aynen kayda geçmiş olan şu kararı tespit ettik:
Başta Sadrazam Ali Rıza Paşa olmak üzere hepsinin aciz, Padişah gözünde bir mevki tutmak isteyen kimseler oldukları, bir kısmının Millî Mücadele`nin yanında bir kısmının da karşısında bu...
|
Efendiler, Nazilli`ye giden Refet Paşa, Demirci Mehmet Efe` den komutayı almaya gerek ve bunda bir yarar görmemiş; kim bilir ve belki de komuta kendisine teslim edilmemiş. Demirci Efe`nin emrinde kurma gibi görev yapmayı daha yararlı ve uygun bulmuş... Refet Paşa bunu bize bildirdi. Bölge şartlarını yakından görmüş bir zatın kararını değiştirmek çok defa...
|
...za başlangıçtan beri yaptığı tebliğler kesindir.
4 - Birçok telgrafınızda ileri sürülen isteklerin de aynı nitelikte -yani müdahale niteliğinde- olduğu âşikârdır.
5 - Hükümet, kendi bildirisinde tespit ve ilân ettiği tarafsızlıktan ayrılmayacaktır. Bu bakımdan millî teşkilât aleyhinde bulunanları baskı altında tutma ve cezalandırma yoluna gidemez. Telgrafın sonunda da şu tehdit vardı : `` Şimdi...
|
...n vukuf ve bilgileri dışında bırakılmış değildi. İstanbul`daki teşkilâtımız ve aldığımız tedbirler sayesinde elde edilmiş bir kısım belgeler, olduğu gibi Cemal Paşa`nın ve Sadrazam Paşa`nın ellerine teslim edilmişti. Bu belgeler, o tarihte yabancı temsilcilere de verilmiş ve bu yolla İtilâf Devletleri hükümetlerinin çoğunca öğrenilmiş ve o tarihlerde özetleri bütün komutanlara ve öteki ilgililere d...
|
| ...arak tanınmış bulunan Sait Molla`nın Mister Frew adındaki rahibe gönderdiği mektupların kopyalarıdır.
Efendiler, bu mektupların suretlerinin alındığını hisseden Sait Molla`nın, Türkçe İstanbul gazetesinin 8 Kasım 1919 tarihli nüshasında bu mektuplardan söz ederek uzun ve sert bir dille kaleme alınmış bir tekzip yayınlamış olmasına rağmen, gerçekler inkâr edilemez. Bu mektupların suretleri, Sait M... ...r. Karacabey`de ``N.B.D. 289/3`` `e gönderilen bin iki yüz lira alınmıştır. Yola çıkacaklardır. Ferit Paşa, Babıâli`ye verilecek notayı her dakika beklemektedir. Zâtışâhâne bu durumdan pek üzgündür. Teselli ettirmeniz ve daima kendisine ümit verici demeçler verdirmeniz çıkarlarımız gereğidir. Bizim padişahların her şeye karşı zayıf olduklarını unutmayınız. Seyit Abdülkadir Efendi, o konu üzerinde p...
|
| ...
24 Kasım 1919 tarihinde Kartal Merkezi`nden şu telgrafı aldım:
Köy içinde suçsuz adam öldürme, nahiye müdürünü herkesin önünde dövme ve köylerdeki yağma olaylarından dolayı Yahya Kaptan`ı hükümete teslim mecburiyeti doğmuştur. Dâhiliye Nezareti bu konuyu titizlikle takip ediyor. Hükümetin güç durumda kalmaması, Yahya Kaptan`ın teslimini gerektiriyor. Zâtıdevletlerinin emirlerini makine başında be... ...me ve köylerdeki yağma olaylarından dolayı Yahya Kaptan`ı hükümete teslim mecburiyeti doğmuştur. Dâhiliye Nezareti bu konuyu titizlikle takip ediyor. Hükümetin güç durumda kalmaması, Yahya Kaptan`ın teslimini gerektiriyor. Zâtıdevletlerinin emirlerini makine başında bekliyorum, efendim. İmza: Kartal Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Hey`et-i Temsiliye Başkanı Binbaşı Ahmet Necati Askerlerin ve d... ...e Kartal Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı unvanı ile Ahmet Necati Bey tarafından gönderilen bir telgrafta: Öldürme, bucak müdürünü dövme ve köylerdeki yağma olayından dolayı Yahya Kaptan`ın hükümete teslimi mecburiyetinin doğduğu ve Dâhiliye Nazırı`nın da bu konuyu titizlikle takip ettiği bildirilmektedir. Basından beri Millî Mücadele`de büyük yararlıklar göstermiş olan bu zatın, memleketimizin b... ...âhiliye Nazırı`nın da bu konuyu titizlikle takip ettiği bildirilmektedir. Basından beri Millî Mücadele`de büyük yararlıklar göstermiş olan bu zatın, memleketimizin bu bunalımlı günlerinde hükümete teslimi asla uygun görülmemekte olduğundan, işin, hükümetin otoritesini de dikkate almak suretiyle, Yahya Kaptan`ın şu aralık kanunî kovuşturmadan kurtarılması şeklinde çözüme bağlanması, Kartal`da Neca... ...ektedir. Basından beri Millî Mücadele`de büyük yararlıklar göstermiş olan bu zatın, memleketimizin bu bunalımlı günlerinde hükümete teslimi asla uygun görülmemekte olduğundan, işin, hükümetin otoritesini de dikkate almak suretiyle, Yahya Kaptan`ın şu aralık kanunî kovuşturmadan kurtarılması şeklinde çözüme bağlanması, Kartal`da Necati Bey`e gereken direktifin verilmesi ve sonucun bildirilmesi öne... ...e`ye: Binbaşı Necati Bey`in, Maltepe Atış Okulu`nda görevli memur olmasına rağmen, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı sıfatını takınarak, Kuva-yı Milliye adına başına topladığı Arnavut Küçük Aslan çetesiyle ortalığı soydurmakta olduğu ve Gebze Jandarma Yüzbaşısı Nail Efendi`nin de bununla işbirliği yaptığı hususunda, bende şüphe kalmamıştır. Son zamanlarda, hükümetin başına dert açan Danca Rum bekç... ...sıyla, onun vücudunu resmî veya gayri resmî olarak ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Dün Yahya Kaptan yanıma gelerek hayatının tehlikede olduğunu, bu yüzden adamlarının silâh ve cephanelerini getirip teslim ederek kendisinin de buradan uzaklaşacağını bana resmen söyledi. Kendisine gereken öğütleri vererek ve daha hizmet edecek önemli zamanlar bulunduğunu anlatarak, tekrar yerine gönderdim. Her şeyi ... ...a Kaptan`ın birtakım şımarıklıklarından bahsettikten sonra, ``... Bizi, artık bu haydutu zarar veremeyecek bir duruma getirmeye teşebbüs ettirmişti.`` Öteden beri araları iyi olmayan Küçük Aslan çetesinin itibarda olması kendisini çeşitli yollarla suçlarını örtbas etmeye yöneltmiştir. Yüzbaşı Hail, Yahya`nın aleyhindedir. Necati Bey`e gelince, düşmüş olan eski hükümet zamanında Kartal ilçesine ... ...met zamanında Kartal ilçesine başkan seçilerek, Kuva-yı Milliye adına merkezle ilgisini kesmiş, Millî teşkilâtı kuvvetlendirmiş... Yeniköy Rumlarının etraftaki sarkıntılıkları üzerine, Küçük Aslan çetesini dolaştırmaya başlamış. . . Tarafınızdan para da verilmiştir. Yahya Kaptan her şeyi sonuçsuz bırakmak manevrasına başvurmaktadır. Binbaşı Necati, biraz idaresiz ise de cezayı hak etmiş değildir.... ...amının. . . bir an önce başka bir yere alınarak Rum ve Ermeni entrikalarına son verdirilmesi. . . Efendiler, bu bilgiler arasında, benim bilmediğim noktalar da vardı. Söz gelişi, ben Küçük Aslan çetesinden ve onun itibarlı olduğundan habersizdim. Bu çeteye Necati Bey vasıtasıyla para verdiğimi kesinlikle hatırlayamıyordum. Yahya Kaptan`ın, verdiğimiz direktif gereğince, düşman çetelerini yok et... ... bile yoktur. Eğer bununla, Darıca Rumlarından iki Rum`un öldürülmesi ve Kartal`ın Paşa köyünden Stelianos Çorbacı`nın dağa kaldırılarak fidye istenmesi kastediliyorsa, bu cinayetlerin Küçük Aslan çetesi tarafından işlendiği kanaati yaygın ve doğrudur. Bu çete Yahya Kaptan` a öteden beri düşman olduğundan ve esasen Yüzbaşı Nail Efendi tarafından kanat gerilip korunurken, sayısı on sekiz kişiye ulaş... ...mıştır. Bu çetenin köyleri soymaktan geri durmadığı bilinmektedir. Binbaşı Necati Bey` in, Yüzbaşı Nail Bey` in eski okul arkadaşı olduğu, kendisiyle bir buçuk ay önce Aydınlı köyünde, Küçük Aslan çetesi üyelerinden Ali Kaptan` ın dağa kaldırdığı Çorbacı` dan alınan parayla yaptığı meşhur düğününde görüştüğü bilinmektedir. Daha sonra Binbaşı Necati Bey, birçok defa Yüzbaşı Nail Bey` in evine gelere... ...y öteden beri Yahya Kaptan`ın aleyhindedir. Yahya Kaptan teşkilatı kurduğu sırada, yüzbaşı Nail Bey, onu bulunduğum kazanın sınırları dışına çıkarmaya ve uzaklaştırmaya çalıştığı gibi, Küçük Aslan çetesi tarafından işlendiği söylenen ve doğruluğuna şüphe olmayan yukarıdaki iki cinayet olayının, Kuva-yı Milliye`yi kirletmek ve Yahya Bey` i lekelemek düşünce ve maksadını taşıdığı hissedilmiştir. Oysa... ...öylenen ve doğruluğuna şüphe olmayan yukarıdaki iki cinayet olayının, Kuva-yı Milliye`yi kirletmek ve Yahya Bey` i lekelemek düşünce ve maksadını taşıdığı hissedilmiştir. Oysa bu cinayetler, Aslan çetesinin faaliyet ve hareket alanı içinde işlenmiştir. Hattâ Yüzbaşı Nail Bey` in, kovuşturma yapmak üzere gönderilecek olan İstanbul Muhafız Alayı`na mensup Süvari Müfrezesi Komutanı Hakkı Bey` i, artık... ... bundan başka bir olay ise, durumun açıklığa kavuşması için, şahıs ve zaman belirtilerek bildirilmesi gerekir. Darıca Rum bekçilerinin öldürüldüğü gün, cinayetin, çarşıda serbest gezen Küçük Aslan çetesi tarafından, işlendiği haberinin yayılması üzerine, Yüzbaşı Nail Bey, korkusundan başka bir yere naklini istemiş ve kesinlikle burada oturmayacağını söylemiştir. Ancak, alay ve tabur komutanları ile... ... 25 Kasım 1919 salı günü, gidip gelen Necati Bey` i aldatarak ona gerçeğe aykırı suçlamalar yaptırdığı gibi, bir yandan telefonla Yahya Kaptan` ı merkeze davet ettirirken bir yandan da Küçük Aslan çetesini kendi evinde hazır bulundurarak yakalamayı tasarlamıştır. Arıcak, her nedense, bu işi gerçekleştirmeye cesaret edemeyerek teşebbüsünden vazgeçtiği için, Necati Bey de Kartal`a dönmek zorunda kalm... ...ret edemeyerek teşebbüsünden vazgeçtiği için, Necati Bey de Kartal`a dönmek zorunda kalmıştır. İşte bundan dolayıdır ki, Yüzbaşı Nail Bey, gerek Necati Bey ve gerek kendine âlet ettiği Küçük Aslan çetesi vasıtasıyla, Yahya Kaptan aleyhinde suçlama ve tertiplere başvurmaktan bir an geri kalmamaktadır. Yahya Kaptan, kendisine karşı çıkan ve düşman olan Küçük Aslan çetesi gibi köyleri yağmalamaya ve H... ...dine âlet ettiği Küçük Aslan çetesi vasıtasıyla, Yahya Kaptan aleyhinde suçlama ve tertiplere başvurmaktan bir an geri kalmamaktadır. Yahya Kaptan, kendisine karşı çıkan ve düşman olan Küçük Aslan çetesi gibi köyleri yağmalamaya ve Hristiyanları öldürüp yok etmeye izin vermemiştir. Kendi emrinde bulunan Büyük Aslan Bey çetesi tarafından bazı uygunsuzluklar yapıldığında, derhal bunları önleme ve cez... ...maktadır. Yahya Kaptan, kendisine karşı çıkan ve düşman olan Küçük Aslan çetesi gibi köyleri yağmalamaya ve Hristiyanları öldürüp yok etmeye izin vermemiştir. Kendi emrinde bulunan Büyük Aslan Bey çetesi tarafından bazı uygunsuzluklar yapıldığında, derhal bunları önleme ve cezalandırma yoluna giderek, millî bir gaye olan vatanın istiklâli ve kurtuluşu için disiplin ve güvenliğin korunmasına hizmet ... ...da, derhal bunları önleme ve cezalandırma yoluna giderek, millî bir gaye olan vatanın istiklâli ve kurtuluşu için disiplin ve güvenliğin korunmasına hizmet etmektedir. Daha önce de Büyük Aslan Bey çetesinin aman dilemesine ve sığınmasına yardımda bulunarak, hükümetçe affedilmesini sağlamak suretiyle yaptığı hizmetler takdire değer. Aleyhindeki suçlamaların, yüzbaşının şahsıl emellerine boyun eğmemi... ...nmasına yardımda bulunarak, hükümetçe affedilmesini sağlamak suretiyle yaptığı hizmetler takdire değer. Aleyhindeki suçlamaların, yüzbaşının şahsıl emellerine boyun eğmemiş olmasından, Küçük Aslan çetesi tarafından işlenip Yahya Kaptan`ın üstüne yıkılmak istenen cinayet olaylarının eksik olmamasından ve bunlara cür`et edenlerin korunması dolayısıyla teessüf ederek yüzbaşıya şiddetli uyarılarda bulu... ...k Hereke`ye götürülmüş ve sabahleyin erkenden Hereke`ye çıkan müfreze derhal Tavşancıl`ı kuşatmış ve birçok ev basılmıştır. Gelen Hey`et, köy ihtiyar hey`etini toplayarak, vatan haini olan Yahya` yı teslim etmez veya nerede olduğunu söylemezlerse, Tavşancıl`ı insanlarıyla birlikte yakacaklarını bildirirler. İhtiyar hey`eti, Yahya Kaptan`ın iki günden beri köylerinde olmadığını ve nerede bulunduğunu... ...atta bulunup bulunmadığını sordum. Üç gün sonra 14 Ocak 1920 tarihli raporunda Tümen Komutanı Vekili şu bilgiyi verdi: ``Bizzat yaptığım soruşturmadan... çarpışma olmadığı ve yalnız, Yahya Kaptan`ın teslim olduktan sonra, köy dışında kesici bir âletle öldürüldüğü anlaşılmıştır. Kafatasının olmaması bunu doğrulamaktadır``. Efendiler, bu uğursuz haber üzerine, İstanbul`daki teşkilâtımıza, 20 Ocak 1... ...ktadır``. Efendiler, bu uğursuz haber üzerine, İstanbul`daki teşkilâtımıza, 20 Ocak 1920 tarihinde, Albay Şevket Bey vasıtasıyla şu telgrafı yazdık: Yahya Kaptan`ın öldürülmesinin sebepleri ile, teslim olduktan sonra kasten şehit edildiği anlaşıldığından, öldürülmesinde kimlerin elinin ve etkisinin bulunduğunun, İstanbul`dan müracaat eden pek çok fedakâr arkadaşa açıklama yapılmak üzere acele b... ... sabrınıza sığınarak olduğu gibi, bilginize sunacağım: Beşiktaş, 24.1.1920 Ankara`da 20`nci Kolordu Komutanlığı`na Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne Özel : İlgi: 20.1.1920 1 - Yahya Kaptan`ın teslim olduktan sonra öldürüldüğünü işittik. Soruşturma yapıyoruz. Sonucu arz edeceğiz. 2 - Öldürülmesinin sebebi hiç kimseyi dinlememesi, Kuva-yı Milliye adına açıktan açığa zulüm ve eşkıyalık yapmas... ...iye Nâzırı`ndan, Jandarma Komutanı hâin Kemal Paşa` dan verilen emirleri dinlememesi zaten bizim istediğimiz şeydi. Kuva-yı Milliye adına eşkıyalık ve zulüm yapanın da kendisi olmayıp, Küçük Aslan çetesi gibi, haince bir maksatla kuruldukları belgelere dayanılarak anlaşılmış bulunan çeteler idi. Yahya`nın bunların eşkıyalıklarını önlemeye çalıştığı da, sözlerine güvenilmesi gereken kimselerin soruş... ...rum (Milletvekili Sırrı). 1`inci Tümen Komutanı Vekili Fevzi O tarihte İstanbul`da bulunan Rauf Bey de şu mektubu gönderdi: İstanbul, 19.2.1920 Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne Yahya Kaptan`ın teslim olduktan sonra öldürüldüğü buraca da anlaşılmıştır. Muhafızlığa müracaat edilmiş, otopsi de yapılmıştır. Hükümet kanunî kovuşturmaya başlamıştır, efendim. Saygılarımızı arz ederiz, Hüseyin Rauf...
|
...İstanbul,14.1.1920
Ankara`da Kuva-yı Milliye Başkanı
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne
Eşim Yahya Kaptan, sırf yüksek şahsiyetinizle olan ilgisi dolayısıyla ve kanun karşısında suçlu olmaksızın teslim olduğu halde, Gebze Jandarma Yüzbaşısı Nail ve Üsteğmen Abdurrahman Efendi`ler tarafından alçakçasına şehit edildi. Bütün Tavşancıl halkı olayın tanığıdır. Hakkın yerini bulması için Adliye ve Dâ...
|
| ...eli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti`nden değiller miydi? Bu millî cemiyetin üyeleri bulunmuyorlar mıydı? Bir cemiyetin üyeleri, milletvekili oldukları halde bile, cemiyetin önderleri ile görüşerek, sonunda tespit edilecek program çerçevesinde harekete mecbur değiller miydi? Dünyanın her tarafında, bütün medenî toplumlarda bu böyle değil midir?
Bir grubun, bir partinin liderleriyle görüşüp ilişki kurması... ...lâtın etkisi altında kalmış görülmeyi yüksek şeref ve onurlarına yakıştıramıyorlar mıydı? Bu efendiler, milletvekillerinin memleket içinde güçlü bir millî teşkilâta bağlı olduklarını, o teşkilâtın tespit ettiği belirli gayelerden ayrılamayacaklarını ve her ihtimale karşı o teşkilâtın etkisi altında bulunduklarını açık bir vicdan ve açık bir alınla ilân etmenin, asıl bunun, içeride ve dışarıda en ...
|
...n doğruya Bayburt`tan bana gönderdiği 1 Ocak 1920 tarihli şifresinde bildirdiği gibi, ``Hart olayı, yalancı peygamberle oğullarının ve kendisine bağlı adamlarından bazılarının öldürülmesi ve Hart`ın teslim alınmasıyla sonuçlanmıştır.
Halit Bey, bu şifresinde, milletvekilleri ile ilgili bazı bilgiler de verdiğinden, kendisine 1/2 Ocak 1920 tarihinde şu şifreli telgrafı yazdım:
Hart olayında siz ...
|
...ikleri tarafından da işgali teklifiyle ilgili 20 ve 27 Ağustos 1919 tarihli iki yazıya ve bunların da karşılıksız kaldığına`` işaret olunuyor.
Bundan sonra da, `` General Milne Cenapları`nın sınır tespitini gösterir yazılarının (3 Kasım 1919), Harbiye Nezareti`ne gönderildiği noktasına temas edilerek, Harbiye Nâzırı`nın böyle bir yazının hükümlerini uygulamaya tek başına yetkili bulunmaması dolay...
|
...yurmakla başlamak doğru değildir. Aksine, bildiride milletin bağımsızlığından ve ülkenin bütünlüğünden başlamak ve ancak bunun sağlanması şartına bağlı olmak üzere, hükümet işlerinin ana çizgilerini tespit etmek yerinde olur.
Bu bildiriye temel olacak önemli noktalar Sivas Gene1 Kongresi`nin bildiri ve tüzüklerinde yer almıştır. Orada, gelecekteki sınırlar, devlet ve milletin bağımsızlığı, azınlı...
|
...a ifadesi de görüşüldü. Misak-ı Millî adı verilen bu programın ilk müsveddeleri de, bir fikir vermek maksadıyla kaleme alındı. İstanbul Meclisi`nde bu ilkeler gerçekten toplu bir şekilde yazılmış ve tespit olunmuştur.
Efendiler, görüştüğümüz her şahıs veya bütün şahıslar, bizimle düşünce ve görüş birliği yaparak ayrılmışlardı. Fakat İstanbul Meclisi`nde, ``Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Grubu`` diye bi...
|
| ...ğı küçümsüyorlardı. Ortaya çıkmış olan durum ve varlığın kolayca elde edilmiş olduğu zan ve vehmine kapılmakla çirkin gururlarını tatmin sevdasına düşüyorlardı...
Erzurum`da, Sivas`ta söylenmiş ve tespit edilmiş bir adı, olduğu gibi kabul etmek küçüklük olmaz mıydı?! O addan daha anlamlı bir ad mı yoktu?!
Evet, işittik Efendiler; varmış : ``Fellâh-ı Vatan Grubu``
Efendiler, geçmişe ait safhal... ...daha anlamlı bir ad mı yoktu?! Evet, işittik Efendiler; varmış : ``Fellâh-ı Vatan Grubu`` Efendiler, geçmişe ait safhaları ve olayları burada anlatabileceğim çerçeve içinde, gerçeğe uygun olarak tespit etmek kararındayım. Bu sebeple, tam üzerinde durduğumuz noktayla ilgili bir konuyu da büyük bir samimiyetle bilgilerinize sunacağım.
|
... ile Ziya Paşa`yı da Ankara`ya göndermek hususunda ısrar etmesi, açıktan açığa Kuva-yı Milliye aleyhine hareket edildiğinin kesin bir belirtisidir. Hükümetle milletin tam bir birlik içinde çalışarak tespit edilen ilkeler çerçevesinde millî davaya uygun bir barış yapılması gereğini her zamandan daha çok takdir etmekte olduğundan, hükümet işlerine karşı her türlü muhalefetten ve güçlük çıkarmaktan ka...
|
| ... olan millî birliğe ve Kuva-yı Milliye`ye vurulan darbelere karşı kesin tedbir alma konusunda, sonuna kadar gayret ve ciddiyet göstermekten çok, dışarıdaki uzak kuvvetlerden büyük ümitlere kapılarak teselli buldukları zannı uyanıyor. Biz, elimizdeki kuvveti iyi koruyamadığımız takdirde, dış kuvvetlerin de bize değer vermeyeceklerini hatırlatmak isteriz.
Hey`et-i Temsiliye adına Mustafa Kemal
Kâz... ...tten uzaklaşır. Şerefli ve onurlu yerini de meşru bir şekilde korumuş olur. Şüphesiz ki, bir yıldan beri milletin ısrarı ile kurulmuş olan Aydın cephesi, ne dağılıp kendi kaderini Yunanlıların eline teslim eder ve ne de hükümet bunları dağıtabilir. O mücahitler kendiliklerinden ve eskiden olduğu gibi savaşa devam ederler. Fakat bu durum o cepheye bağlı kalır ve kolordu komutanları kendi bölgelerind...
|
... O nokta, olayların akışına ayak uydurma şeklinde bir kaderciliği benimsemektir. Biz elbette, işi böylesine bir kaderciliğe bırakamazdık. Aksine, olayların akışının ne olabileceğini önceden kestirip tespit ederek, karşı tedbirleri düşünmek ve anında, bir kararsızlığa düşmeden uygulamak taraftarı idik. İşte bundan dolayıdır ki, daha öncesinden kamuoyunu yoklamaya başlamıştık.
Efendiler, Milletveki...
|
...ler alınması arz olunur.
3 - Dikkate değer bir nokta olarak şunu da arz edelim: Salih Paşa, Meclis-i Meb`usan içinden nazır almanın imkânsızlığı anlaşıldıktan sonra, dışarından alınacak kimselerin tespiti için grubun düşüncesini soracaktı. Sonradan, bundan vazgeçerek, adları bilginize sunulan kimselerden ibaret kabineyi kendiliğinden den kurmuştur, efendim (Rauf). Harbiye (Nezareti) Başyaveri
|
| ...ırma yolunu tutmamıştır. Cafer`i şahsını düşünmekle suçlarım. Bulgaristan olaylarından da tamamen habersiz, tam bir gaflet içindedir.
Son günlerde, Cafer ` in tümenlerine gönderdiği yazılı bir emir tesadüf eseri olarak elimize geçti. Yunanlıların yaptıklarından ve niyetlerinden, bu durum karşısında, artık Müdafaa-i Hukuk talimatı uyarınca, millî teşkilâta başlamak gerekirken, komutanların bu konud... ...k üzere Trakya`ya göndereceğiz. Buradan silâh da göndereceğiz. Kör olası Cafer, yalnız bunları serbest bıraksın. Gölge etmesin başka ihsan istemeyiz. Edirne hattını, İngilizler, kendi askerleriyle teslim alıyor. Yunanlılar Hadımköy, Çorlu, Lüleburgaz`da toplanıyor. Bulgaristan kaynaşıyor. Yunan eşkıyalığı artmakta, halkın şikâyeti karşısında vali elini oluşturmakta, Cafer acizliğini göstermekte. ... ...im. Cevap alamadım. Paşam, şahsî bir siyaset güttüğümü mü zannediyorsunuz? Yoksa maksadı kavramayacak, durumu etraflı olarak anlamayacak ahmaklardan olduğumu mu zannediyorsunuz? Her iki durumu da protesto ederim. İnancım ve gayem birdir. Hiç şaşmadan yürüyorum. Yalnız, başka bir şey düşünüyor da bana söylemek istemiyorsanız, ona bir şey demem. Açıkça bildirmenizi rica ederim. Sert ve azarlayıcı söz...
|
| ...ve Ankara`ya gelmek fırsat ve tedbirlerinin bazı bazı arkadaşlar tarafından hazırlandığı ve sağlandığı(zana anlatılmıştır. Eğer böyle idiyse, bu kimselerin Ankara`ya gelmeye razı olmayıp İngilizlere teslim olmayı ve Malta`ya gitmeyi tercih etmelerindeki sebep ve özür, cidden incelenmeye değer. Gerçekten, Türkiye`nin durumunun ve geleceğinin şüpheli, karanlık, tehlikeli görüldüğü varsayımına göre, b... ...eli, karanlık, tehlikeli görüldüğü varsayımına göre, bu karanlık tehlike içine atılacakların, korkunç ve müthiş bir sonla karşılaşma kuruntusunun etkisi ile en sonunda bir süre kalmak üzere, düşmana teslim olmayı daha uygun bulacakları gözden uzak tutulamaz. Bunla birlikte, ben burada böyle ağır bir yargıya varmaktan çekinirim. Bu düşünceyledir ki, bu şahısları Malta zindanlarından kurtarmak için h...
|
...eclis tutanaklarında, bakanlıkların dosyalarında, basın koleksiyonlarında bu olay ve hâdiselerin belgeleri kayıtlı ve saklı bulunmaktadır. Bu bakımdan ben, bütün bu olayların genel akışını işaret ve tespit etmekle yetineceğim. Maksadım, inkılâbımızın incelenmesinde tarihe yardımcı olmaktır. Bütün bu olay ve hâdiselerin akışında, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti`nin Başkanı Başkomutan ve Cum...
|
...arca yaşamakta olan insanların çok acı, çok kanlı olaylarla meydana koyduğu bir gerçektir.
Panislâmizm ve Panturanizm siyasetinin başarıya ulaştığına ve dünyayı uygulama alanı yapabildiğine tarihte tesadüf edilememektedir. Irk ayrılığı gözetmeksizin, bütün insanlığı içine alan tek bir dünya devleti kurma hırslarının sonuçları da tarihe yazılmıştır. İstilâcı olmak hevesleri konumuzun dışındadır. İn...
|
...likte, asıl maksadı saklı tutan teklifimi bir önerge halinde sundum. Kısa bir tartışma ile ve bazı itirazlara rağmen kabul edildi,
Bu önergeyi bugün gözden geçirecek olursak, orada esaslı ilkelerin tespit ve ifade edilmiş olduğunu görürüz. Müsaade buyurursanız, bu ilkeleri burada birer birer birer sayacağım:
1- Hükümetin kurulması zarurîdir.
2 - Geçici olarak bir hükümet başkanı seçmek veya Padi...
|
...du. Ancak, bundan sonra da, bu bölgede tamamen sakin kalınmış değildir. Bununla birlikte, sonuç olarak âsîler tamamiyle bozguna uğratılmış ve elebaşları, Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin kanunlarına teslim edilmiştir. Hilâfet Ordusu`nun Bolu yakınlarında bulunan kısmı da bozguna uğratıldı. Komutanı Binbaşı Hayri ve subayları Yüzbaşı A 1 i, `Üsteğmen Şerafettin, Üsteğmen Hay rettin, Makineli Tüfek S...
|
...ini artıran asiler, 6/7 Haziran 1920 gecesi Zile`yi işgal ettiler. Oralardaki askerlerimiz Zile kalesine çekilerek kendilerini savundular. Askerin erzak ve cephanesi tükendikten üç gün sonra asilere teslim oldular. Asiler 23/24 Haziran 1920`de de Boğazlıyan`a baskın yaptılar. Orada bulunan bir müfrezemizi dağıttılar. Amasya`da bulunan Cemil Cahit Bey` in komutasındaki 5`inci Kafkas Tümeni, asiler a...
|
...uvvet olarak, Yarbay Hürrem Bey komutasında 56`ncı Tümen`in iki alayı vardı. Bu kuvvet, özellikle, kolordu komutanının emriyle, düşmana karşı koydurulmaksızın, büyülü hakaretler altında, Yunanlılara teslim edilmiştir. Bu tümenin bir alayı ( 172`nci alay) Ayvalık`ta bulunuyordu. Komutanı Yarbay Ali Bey (Afyonkarahisar Milletvekili Albay Ali Bey) idi.
Yunan ordusu işgal alanını genişletirken, Ayval...
|
...daki ısrarı ``bravo`` sesleriyle karşılanıyordu. Önerge sahibi olan Mehmet Şükrü Bey`in, Biz sorumlu tutulduklarını görmek istiyoruz!``feryadı üzerine, gensoru kabul ediliyor. Soruşturma günü olarak tespit edilen 14 Ağustos 1920`de, Genel Kurmay Başkanı cevap verdi. Fakat bir türlü inandırmak ve yatıştırmak mümkün olamıyordu. Karahisar Milletvekili Şükrü Bey ``Anket`` (ls) istiyor. Diğer bir millet...
|
...nra bile, ciddî bir askerî teşkilât kurabilmek ve bundan başarı sağlayabilmek için zaman şarttır. Bursa`da Bekir Sami Bey`in emrine verilen kuvvetin esası, İzmir`de tüfek attırılmaksızın Yunanlılara teslim edilen ve Yunan gemileriyle Mudanya`ya çıkarılan iki alay kadrosu değil miydi? Bu kuvvetin moralini düzeltmek için İstanbul Hükümetleri herhangi bir tedbir almışlar mıydı? İstanbul Hükümetleri de...
|
...aki kaynaşmanın bir an önce yatıştırılması için silâh, askerî malzeme ve diğer malzemelerle, Kilise`de çıkan yolsuzluk söylentilerini iyice inceleyebilmek ve bu işlere yeltenenleri kanunun pençesine teslim edebilmek için, halkın saygısını kazanmış olan 4ncü Tümen Komutanı Halit Bey`in görevlendirilmesini istirham ederim. Ordu hesaplarının denetlenmesi de gerektiğinden, derhal bir maliye müfettişini...
|
...anlarından biri olan ve Hükümet`te bakan hem de Adalet Bakanı olarak yer alan bir zatın, orduda veya herhangi bir yerde kanuna aykırı bir hareketi ortaya çıkartmak ve sorumlularını kanunun pençesine teslim etmek için başvuracağı yol, birtakım beyinsizlere uyarak, çok yakından tanıdığım, gerçekten vatansever Erzurumlu hemşehrilerimin asla razı olamayacakları isyankâr bir durum almak mı olacaktı?
H...
|
...rdum (Belge: 259). Ermeniler geri püskürtülüp girdikleri bölgelerden atıldılar. Ordumuz 28 Eylül sabahı ileri harekete geçti. Aynı günde Erzurum`un elli imzası da Ankara`ya taarruza geçiyor. Ne kötü tesadüf ! . . . Sanki bu Efendiler, Ermenilerle aleyhimizde harekete sözleşmiş gibiler...
Ordu, 29 Eylülde Sarıkamış`a girdi, 30 Eylülde Merdenek işgal edildi. Fakat bazı sebepler ve düşüncelerle 28 E...
|
...çekilirken, kılıcını çekip tek başına atını, düşman başkomutanının çadırına doğru sürerek ölüm arayan Türk komutanları görülmüştür.
Bir Türk komutanının, ordusunu kullanmaksızın, herhangi bir kötü tesadüf ve kötü şans eseri bile olsa, düşmana esir düşmesini biz mazur görsek de, tarih, bunu asla affetmez ve affetmemelidir. Türk inkılâp tarihinin gelecek nesillere hitap ve uyarısı işte budur.
|
...ç isyanların, Yunan ordusu karşısında bulunan kuvvetlerimiz ve yaptığımız düzenlemeler üzerindeki kötü etkileri, düşmanlarca umulan sonuçları vermedi. Savunma kuvvetlerimiz üzerinde doğrudan doğruya tesirini göstererek, cephemizi yıkma hedefine yönelmiş bulunan harekâtla birlikte, cepheye yakın bölgelerde de halkı ayaklandırmak, düşmanların önem verdikleri bir mesele idi. İstanbul, bu konuda öteden...
|
| ...aracaşehir`de, kendisine bağlı olmak üzere, gizlice Karakeçili adında bir birlik kurmuştu. Bu kuruluş hakkında Batı Cephesi Komutanlığı`nın bilgisi yoktu. Böyle bir birliğin varlığı 17 Kasım 1920`de tesadüfen öğrenildi. Cephe Komutanlığı`nın bu birliğin varlığı hakkında bilgi istemesi ve birliğin teftişe hazırlanması emri Ethem Bey tarafından yerine getirilmedi. Cephe Komutanlığı`nca, sivil işlere ... ...Bu maksatla 22/23Kasım 1920`de bütün cephe birliklerinden kuvvetlerinin mevcudu ile ilgili muntazam birer liste istedi. Cephe birliklerinin hepsinden cevap geldi. Kuva-yı Seyyare istenilen mevcut listesini göndermedi. Bu konuda cepheden istenen açıklamaya gelen cevapta, Tevfik Bey diyordu ki; ``Kuva-yı Seyyarene bir tümen ne de düzenli bir kuvvet haline getirilemez...Bu serserilerin başına ne bir s...
|
... tabiîdir. Bununla birlikte, sürekli müracaat yapılmakta olduğundan ve Edip Bey tarafından, o bölgede güvenliğin tam olarak sağlandığı bildirildiğinden, bu bölgenin uygun görülecek başka bir birliğe teslim edilerek, Edip Bey`in müfrezesinin savaş vasıtalarıyla birlikte Kuva-yı Seyyare`ye katılması hususunun ilgili makamlara emir ve havalesini rica ederiz``.
Efendiler, bu telgrafta ileri sürülen dü...
|
| ...yler kendilerine dikte ettiriliyordu. Bunun böyle olacağını hey`et gitmeden önce biliyordum. Bu yüzdendir ki, Reşit Bey, Kâzım Paşa`yı birlikte götürmek için ısrar ettiği halde, görüşmeler sırasında tesadüfen solumda oturan Kâzım Paşa`ya gitmemesi gerektiğini sezdirmiştim.
Çünkü Kâzım Paşa`yı geçici olarak değil, sonuna kadar tutuklayarak, imzasını kullanmaktan fazlasıyla yararlanabilirlerdi.
Ayn... ... çok önem verilmesini ve dikkat edilmesini rica ederim. Fiilî harekete herhalde onlar başlamadan, şimdilik başlanmaması taraftarıyım. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal Efendiler, ertesi günü Batı ve Güney Cephesi`ne şu telgraf verildi: 21.12.1920 Batı Cephesi Kurmay Başkanlığı Birinci Şube Müdürlüğüne, Güney Cephesi Kurmay Başkanlığı Birinci Şube Müdürlüğüne, Refet ve İsmet Beye...
|
| ...i`ne
Yüksek şahsiyetleri gibi, bütün bir ömrü bu millet ve memlekete aralıksız değerli hizmetlerde bulunmuş saygıdeğer bir devlet adamına, bütün geçmişteki hizmetlerinizi tamamlayıp taçlandıracak müstesna ve tarihî bir fırsatın çıktığına inanıyoruz. Biz tam bir birlik içinde hareket etmek istiyoruz. Dolaylı olarak davet edildiğimiz konferansta memleketi ayrı ayrı temsil edecek iki hey`etin ne büyük... ...et Meclisi Hükümeti`nin ortaya koyduğu ve ilân ettiği esasları kabul ve bu esasların düşmanlarımız tarafından da onaylanmasını kolaylaştırmak için, bize katılmak suretiyle durumunuzu düzeltmenizi ve tespit buyurmanızı, tarih ve millet karşısında yüklenmiş olduğumuz görev ve yetkiye dayanarak teklif ederiz. Bu suretle mücadelemizi mutlu bir sonuca eriştirme hususu çabuklaştırılmış olur. Birlikte har...
|
...ri bildirilmiş olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu, bu tarihten henüz on gün önce, yani 20 Ocak 1921`de Meclis`ten çıkmıştı. Bu kanun, Meclis`in ve millî hükümetin durum ve yetkisini, şekil ve niteliğini tespit ve ifade eden ilk kanundur. Meclis, 23Nisan 1920`de açıldığına göre, bu ana kanunun Meclis`ten çıkarılabilmesi için dokuz ay kadar bir zamanın geçmesi zarurî olmuştu. Bu zaruretin nereden doğduğu...
|
...mızın alınmasına çalışmak şarttır. Eğer orada meşru ve haklı isteklerimizin reddedildiğini görür ve konferanstan çekilmek zorunda kalırsak, bu durum, karşımızdakilerin elinde aleyhimize kullanılacak tesirli bir silâh olamaz. Telgraflannda öne sürülen isteklerin, daha önce de bildirilen sebepler ve İstanbul`un özel durumu dolayısıyla, kabulü mümkün değildir. Bunlarda ısrar ederek, konferansa tam zam...
|
| ...n kaleye çekilmiş, en son savunmasını yaparken, hükümet adını alan hey`etler, düşmanlar hesabına, düşman safları arasında kendi milletleri aleyhine çalışıyorlardı. Bizans`ın son günlerinde, Fatih`in teslim davetine karşı ``Allah`ın bana bir emaneti olan bu memleketi, ancak Allah`a teslim ederim`` diye son Bizans İmparatoru`nun tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, ... ...nlar hesabına, düşman safları arasında kendi milletleri aleyhine çalışıyorlardı. Bizans`ın son günlerinde, Fatih`in teslim davetine karşı ``Allah`ın bana bir emaneti olan bu memleketi, ancak Allah`a teslim ederim`` diye son Bizans İmparatoru`nun tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, esir olmamak isteyen milleti, kendi eliyle bağlayarak düşmanlara teslim etmeye çalı... ... ancak Allah`a teslim ederim`` diye son Bizans İmparatoru`nun tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, esir olmamak isteyen milleti, kendi eliyle bağlayarak düşmanlara teslim etmeye çalışıyordu. Bu birinci safha, o hükümetlerin ve onlarla birlikte olanların bozguna uğramasıyla son buldu. İkinci türlü hükümet, Tevfik Paşa`nın başkanlık ettikleri hey`ettir. Bunlar, gaye...
|
...itülasyonlar, yabancı postaları, Kürdistan... ile ilgili olarak Sevres tasarısında değişiklikler yapılmasını ümit ettirecek bazı belirsiz vaatler...
Bu teklifler projesinde, Ermenistan sınırlarının tespiti işi, Birleşmiş Milletler`in göndereceği bir komisyona bırakılmakta idi. Sözde İzmir ili bize geri verilecekti. Fakat İzmir şehrinde bir Yunan kuvveti bulundurulacak, İzmir ilinin güvenlik işleri...
|
...bur etti. Böylece, inkılâp tarihimizin bir sayfası, İkinci İnönü zaferiyle yazılmış oldu.
Efendiler, düşman çekilirken Batı Cephesi Komutanı ile 1 Nisan günü yapılan yazışmalar, o günün duygularını tespit eden belgelerdir. O duyguları yeniden canlandırmak için, müsaade buyurursanız, o günkü yazışmalardan bazı telgrafları olduğu gibi okuyacağım: Metristepe,1.4.1921
Saat 18.30`da Metristepe`den gör...
|
| ...teliğinde idi. Gerçekten de, başlangıçta bu yolda hareket edilmişti. Cemiyet`in temel ilkeleri, Meclis Genel Kurulu`nun da temel ilkeleri durumundaydı. Biliyorsunuz ki, Erzurum ve Sivas Kongresi`nde tespit edilen ilkeler, İstanbul`daki son Meclis-i Meb`usan`ca da kabul edilip desteklenerek, Misak-ı Milli adı altında özetlenmişti. Bu ilkeler, Birinci Büyük Millet Meclisi tarafından da kabul edilerek... ... bir programı Meclis`e sunmuştum. Bu programın Meclis`te 18 Eylül`de okunan kısmından başka, buna da esas olmak üzere, Büyük Millet Meclisi`nin temel niteliğini ve yönetim usulü ile ilgili görüşleri tespit eden ve Meclis`in açılışından sonra okunup kabul edilen önergemi de bu kısımla birlikte halkçılık programın adı altında bastırmış ve yayınlatmıştım. Arz ettiğim gruplar, benim bu programımdan il... ...dilen önergemi de bu kısımla birlikte halkçılık programın adı altında bastırmış ve yayınlatmıştım. Arz ettiğim gruplar, benim bu programımdan ilham alarak, birtakım unvanlar takınmaya ve programlar tespit etmeye başladılar. Bir fikir vermiş olmak için bu gruplardan belli başlılarının adlarını sayayım: a) Tesanüt Grubu b) İstiklâl Grubu c) Müdafaa-i Hukuk Zümresi d) Halk Zümresi e) Islaha... ...m gruplar, benim bu programımdan ilham alarak, birtakım unvanlar takınmaya ve programlar tespit etmeye başladılar. Bir fikir vermiş olmak için bu gruplardan belli başlılarının adlarını sayayım: a) Tesanüt Grubu b) İstiklâl Grubu c) Müdafaa-i Hukuk Zümresi d) Halk Zümresi e) Islahat Grubu Bu gruplardan başka, isimsiz olarak özel maksatlı bazı küçük grupların da faaliyet halinde oldukları... ...clis üyelerinin ve ortaya çıkan grupların, genellikle her konuda toplantıya katılmalarını ve birlikte çalışmalarını sağlamanın, bir kat daha güçleşmeye başladığı görülüyordu. Çünkü Misak-ı Millî`nin tespit ettiği ilkelerde, kayıtsız şartsız düşünce ve gaye birliği yer aldığı halde, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun ortaya koyduğu görüşlerde tam bir birlik sağlanmış görünmüyordu. Mevcut grupları birleşt... ...milletin istiklâlini sağlayacak barış ve güvenliğin elde edilmesi için, milletin bütün maddî ve manevî kuvvetlerini gereken hedeflere yönelterek kullanacak, memleketin resmî ve özel bütün kuruluş ve tesislerinin bu ana gayeye hizmet etmelerine çalışacaktır.
|
İkinci nokta: Grup, devlet ve milletin teşkilâtını, Teşkilat-ı Esasi e Kanununun koyduğu ilkeler çerçevesinde, sırasıyla şimdiden tespite ve hazırlamaya çalışacaktır. Efendiler, bütün grupları ve Meclis üyelerinin çoğunu davet ederek, bu iki esas üzerinde birleşmelerini sağladım. İşaret ettiğim bu ana madde ve bundan sonra Grup`un...
|
| ...en 11 Temmuz 1921 tarihli şifreli telgrafında, kendisi de ileri sürdüğü görüşler arasında diğer hükümet şekli ile ilgili esasları, Büyük Millet Meclisi`nce kabul edilen Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun tespit etmiş olduğu görülüyor. Hâlbuki bendeniz, bu kanun hükümlerinin olsa olsa bir parti programı halinde kalmasını, uygulamada ortaya çıkacağını tahmin ettiğim güçlüklere karşı daha yararlı buluyorum... ...a ilgili cevaplarımda demiştim ki: ``Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun yapılmasında acelecilik sayılan tutumun sebebi, bütün dünyada ve memleketimizde belirmiş olan halkçılık akımını, sağlam bir şekilde tespit ederek, bu konuda başka türlü katışmalara yer vermemek; aynı zamanda yüzyıllardan beri yetersiz kimseler elinde boyuna kötüye kullanılan millet haklarını korumak için, bu hakların asıl sahibi ola... ...ah`ın haklarıdır. Onun belirlenmesi ile sınırlandırılması için son birkaç yüzyılın tecrübeleri ve devlet kavramındaki millet haklarının gerçek anlamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu konuda şimdilik tespit edilmiş kesin bir kuralımız yoktur.`` Kâzım Karabekir Paşa`nın, grup başkanı olmayıp tarafsız kalmaklığım konusundaki teklifine verdiğim cevapta da, şu düşünceleri ileri sürmüştüm : ``İstanbul`d...
|
| ...alzemenin, ordunun çeşitli bölümlerine dağıtımı şeklini düzenledim.
2 sayılıp emrime göre, vatanın her ailesi birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp Tekâlif-i Milliye Komisyonu`na teslim edecekti.
3 sayılı emrimle, tüccarın ve halkın elinde bulunan çamaşırlık bez, amerikan, patiska, pamuk, yıkanmış ve yıkanmamış yün ve tiftik, erkek elbisesi dikmeye yarayan her türlü kışlık ve ... ...um. 6 Sayılı emrimle, ordunun giyimine ve beslenmesine yarayan bütün sahipsiz mallara el koydum. 7 sayılı emrimle, halkın elinde bulunan savaşta işe yarar bütün silah ve cephanenin üç gün içinde teslimini istedim. 8 sayılı emirle, benzin, vakum, gres, makine, don, saatçi ve taban yağları, vazelin, otomobil ve kamyon lâstiği, solüsyon, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kab... ...ız tutkalı, telefon makinesi, kablo, pil, çıplak tel, yalıtkan maddeler ve bunlar türünden malzeme ve asit sülfürik stoklarının yüzde kırkına el koydum. 9 sayılı emirle demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç, ;arabacı esnafları ve imalâthaneleriyle, bu esnaf ve imalâthanelerin iş çıkarabilme güçleri ve kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek ustaların adlarıyla birlikte sayılarını ve du... ...raç, ;arabacı esnafları ve imalâthaneleriyle, bu esnaf ve imalâthanelerin iş çıkarabilme güçleri ve kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek ustaların adlarıyla birlikte sayılarını ve durumlarını tespit ettirdim. 10 sayılı emirle, halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabalarıyla, kağnı arabalarının bütün takım ve hayvanlarıyla birlikte binek ve topçeke...
|
...rli emirlerle sağlamaya çalıştık. Millet, bundan sonra, bugüne kadar olan tecrübeleri de dikkatle gözden geçirerek aziz vatana taarruzu imkânsız kılan sebep ve şartlan daha açık ve daha kesin olarak tespit eder.
|
| ...Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey ve Fevzi Paşa Hazretleri`nin de katılmasıyla, bizzat iki hafta süren görüşmeler yaptım.
Birbirimizi tanımakla geçen özel bir buluşmadan sonra, 13 Haziran 1921 Pazartesi günü, Ankara istasyonundaki bana ait dairede yaptığımız ilk toplantıda görüşmelerimizin hareket noktasını belirtmek gerektiğinden söz ederek konuşmaya başladık. Ben, bizim için hareket noktasının M... ...stasyonundaki bana ait dairede yaptığımız ilk toplantıda görüşmelerimizin hareket noktasını belirtmek gerektiğinden söz ederek konuşmaya başladık. Ben, bizim için hareket noktasının Misak-ı Millî`de tespit edilen ilkeler olduğunu ortaya attım. Mösyö Franklin Bouillon, ilkeler üzerindeki tartışmanın güçlüklerini ileri sürerek, Sevres Antlaşması`nın bir oldubitti olarak ortada bulunduğunu söyledikt... ...ıkıma sürüklenmeye razı olacaktır. Eğer milletimiz buna razı olsaydı, bunu kabul edebilecek yaratılışta bulunsaydı, iki yıldan beri mücadele etmeye hiç de gerek kalmazdı. Daha ateşkes anlaşmasının ertesinde harekete geçmemek olabilirdi. Mösyö Franklin Bouillon, bu sözlerim karşısında, ciddî ve samimî olarak bazı görüşler ileri sürdü ve en sonunda da bunun zaman meselesi olduğu görüşünü belirtti. ... ...nlerce görüştük. Sonuç olarak birbirimizi, düşüncelerimizle, duygularımızla ve tutumlarımızla anlayabildik sanırım. Fakat Fransız Hükümetiyle Türk Millî Hükümeti arasında, kesin anlaşma noktalarının tespit edilebilmesi için biraz daha zaman geçmesi zarurî oldu. Ne bekleniyordu? Belki de, Türk millî varlığının Birinci ve İkinci İnönü Muharebesi`nden sonra daha büyücek bir eserle ispatlanmış olması! ...
|
...nan tedbirler buna engel oldu. Sonunda İkinci Grup adıyla yeni bir grup oluştu. Bu grubu oluşturanlar, memleketteki Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti`nden ayrılmadıklarını, onun kongrelerde tespit edilen gayelerinin takipçisi bulunduklarını iddia ediyorlardı. İkinci Gruba önayak olanlar görünüşte Salâhattin ve Hüseyin Avni Bey`lerdi. Birinci derecede faaliyet gösteren ve kışkırtanların ise...
|
...eri giderler ki, âdeta kendi kendilerine hakaret ederler. Derler ki, biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân oktur. Biz kayıtsız ve şartsız olarak varlığımızı bir yabancıya teslim edelim. Balkan Savaşı`ndan sonra milletin ve özellikle ordunun başında bulunanlarda başka turlu, fakat yine aynı zihniyeti benimsemişlerdi.
Türkiye`yi, böyle yanlış yollarda çökme ve yok olma u...
|
...t seçebilir. Bu üyeler için, herhangi bir mesleğin en yüksek öğrenimini görmek, Türkiye Hükümeti`nin bakanlığını, valiliğini veya ordu komutanlığını yapmış olmak gibi önemli şartlar ayrıntılı olarak tespit edilebilir. Konunun ayrıntıları, mevcut hükümet şekillerinin de incelenmesiyle her türlü sakıncadan uzak olarak ortaya konabilir. <> kabul edilirse, her bakanlığın şurası da bunlar arasından seçi...
|
| ...l olumlu olacaktır. İtilâf Devletleri`nde iyi niyet yoksa olumsuz davranış onlardan gelmelidir. Yalnız, biz, onların ileri sürdüğü şartları kabul edemeyeceğimizden, karşı şartlar ileri süreceğiz.
Ertesi gün, ajans ve telgraflar da notadan söz ederek şu haberleri yayınlıyorlardı:
. . . . . . . Yakın Doğu`da barışı yeniden kurmak ve yeniden can ve mal kaybına yol açmadan, Küçük Asya`yı boşaltmak ga... ...evap suretini bana bildirmişti. İki cevap metinleri arasında bazı ayrılıklar görüldü. Nihayet 24/25 Mart gecesi Bakanlar Kurulu ile Sivrihisar`da birleşerek, verilecek karşılığın son şeklini görüşüp tespit etmeye karar verdik. Efendiler, İstanbul`daki özel memurumuzun Dışişleri Bakanlığı`na çektiği 25 Mart tarihli şifreli telgrafına göre, bu memurumuz Tevfik Paşa ile görüşmüş. Tevfik Paşa, temsilc...
|
| ...ere Gelibolu yarımadasında ve Boğazlar`ın çevresinde askerden arınmış bir bölgenin oluşturulması.
Trakya sınırının Tekirdağ`ı bize, Kırklareli, Babaeski ve Edirne`yi Yunanlılar`a bırakacak şekilde tespiti.
Bizde kalacak olan İzmir`in Rumlarına ve Yunanistan`da kalacak olan Edirne`nin Türklerine, bu şehirlerin yönetimine adaletli bir şekilde katılabilmelerini sağlamak üzere uygun bir yöntemin kar... ...li bir şekilde katılabilmelerini sağlamak üzere uygun bir yöntemin kararlaştırılması. Barış yapılır yapılmaz İstanbul`un İtilâf Devletleri`nce boşaltılması. Serves projesi ile elli bin kişi olarak tespit edilen Türk silâhlı kuvvetlerinin seksen beş bine çıkarılması ve Sevres projesinde olduğu gibi askerlerimizin ücretli asker olması. Sevres projesindeki malî komisyonun kaldırılması dışında, İtil...
|
| ...etmelerini ve beklemelerini rica ettim. Memleketin ve millî gayenin yüksek çıkarları adına, ben de Başkomutanlık görevini yürütmeye devam kararını verdim ve bunu Bakanlar Kurulu`na da bildirdim.
Ertesi günü, yani 6 Mayıs 1922`de yapılan bir gizli oturumda Meclis`e açıklama yapacağımı bildirdim. Açıklamadan önce, Başkomutanlık aleyhinde söz söylemiş olan kimselerin düşüncelerini Meclis zabıtlarını... ...utan vardır. Fakat Başkomutanlık için ayrıca bir kanun yoktur. Eldeki askerî kanunlar, her komutanın olduğu gibi başkomutanın da görev ve yetkilerini belirtir ve sınırlandırır. Bunu da ilim tayin ve tespit eder. Bilinmektedir ki, devletler, birbirinden farklı hükümet şekilleriyle idare edilirler. Şekillerine göre, başlarında krallar, imparatorlar, padişahlar bulunur. Bazılarının başlarında cumhurb... ...rın görev ve yetkilerini belirterek sınırlandırdığını işaret ettiği Askerî Ceza Kanunu ile İç Hizmet Yönetimciliği çerçevesinde kalması gereken bir komutan değildir. Kara Vasıf Bey `in ilim tayin ve tespit eder dediği şey, büsbütün başkadır. Askerlik ilim ve teknikleri, askerlik sıfatını ve Başkomutan olacak kimsede bulunması gereken vasıfları sıralar, açıklar ve öğretir. Yoksa, insanları başkomuta...
|
| ...yazılması gibi. Buna rağmen, söz konusu olayın sorumluluğunu 5` inci Kolordu Komutanı`na yüklemesi ve kendisinden cepheye şikâyette bulunması âmirlik niteliği ile bağdaştırılamaz, Tevhid-i Efkâr gazetesinde yayınlattığı hâtıraları arasında, Ateşkes Anlaşması tarihinden bir gün önce, Musul güneyinde, Şarkat`ta esir olan Dicle Grubu`nun esirlik sebebini yalnız o zaman grup komutanı olan (Şimdi Doğu C... ...ği bir emir yüzündendir. İşte bu durum Musul ilinin kaybedilmesine yol açtı, Halbuki ateşkes anlaşması yapılacağı belliydi. Gruba, Keyare mevziine çekilmek için direktif verilseydi, İngilizler gruba tesir etmek şöyle dursun yenemezlerdi bile. Bu gruba 5` inci Tümen de katılabilirdi. Ateşkes anlaşması yapıldığı zaman, esir olan sekiz piyade alayı elde bulunur ve Musul da bizde kalırdı, Fakat sefil b... ...bil istedi ve bunların koruyuculuğunda Aşir Bey`le (şimdiki Milli Savunma Bakanı Müsteşar Yardımcısı Aşir Paşa`dır) beni Musul`da bırakarak Nusaybin`e gitti. Aşiretler arasında hükümetin manevi otoritesini de kırdı. Bu durumu görenlerin vicdanı sızladı. Zaho yoluyla, koruyucusuz gidebilirdi veya süvari alarak çölden geçebilirdi. Halep`te İngiliz generalinden şahsı için özel tren istedi ve yolda hak... ...s ve haberleşmelerde bulunuyordu. Kendisinin komutanlığına son verilerek, hakkında kanunî işleme devam edilmek üzere Millî Savunma Bakanlığı emrine verilmesini onayladığım. 18 Haziran 1922 gününün ertesinde, yani 19 Haziran tarihinde, o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi İkinci Başkanı bulunan Rauf Bey`den, makina başında, İhsan Paşa ile ilgisini gösterir bir şifreli telgraf almıştım. Yeri gelince ...
|
| ... kanadından vurmakla mümkündü.
Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, bu bakımdan gerektiği gibi bizzat incelemeler yapmışlardı. Hareket ve taarruz plânımız çok önceden tespit edilmişti.
Konya`ya gelmiş olan General Townshend`in isteği üzerine, kendisiyle görüşmek için, Ankara`dan hareket ederek 23 Temmuz 1922 akşamı Batı Cephesi Karargâhı`nın bulunduğu Akşehir`e gitt... ...zerinde görüşürken Genelkurmay Başkanı`nın da katılmasını uygun bulduk. Ben, 24 Temmuzda Konya`ya gittim. 27`sinde tekrar Akşehir`e gelmişti. 27/28 Temmuz gecesi birlikte yaptığımız görüşme sonunda, tespit edilmiş olan plân gereğince taarruz etmek üzere, 15 Ağustosa kadar bütün hazırlıkların tamamlanmasına çalışmayı kararlaştırdık. 28 Temmuz 1922 günü öğleden sonra yaptıkları bir futbol maçını sey... ... Temmuz gecesi genel olarak komutanların taarruzla ilgili görüşlerini aldım. 30 Temmuz 1922 günü Genelkurmay Başkanı ve Batı Cephesi Komutanı ile yeniden görüşerek taarruzun şeklini ve ayrıntılarını tespit ettik. Ankara`dan çağırdığımız Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa da 1 Ağustos l922 öğleden sonra Eskişehir`e geldi. Ordu hazırlığının tamamlanmasında Millî Savunma Bakanlığı`na düşen işler tespit e... ...rını tespit ettik. Ankara`dan çağırdığımız Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa da 1 Ağustos l922 öğleden sonra Eskişehir`e geldi. Ordu hazırlığının tamamlanmasında Millî Savunma Bakanlığı`na düşen işler tespit edildi.
|
| ...lidir:
1- Ateşkes Anlaşması tarihinden başlayarak on beş gün içinde Trakya,1914sınırlarına kadar kayıtsız şartsız Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti`nin sivil memurlarına ve askerî kuvvetlerine teslim edilmiş bulunacaktır.
2 - Yunanistan`daki esirlerimiz on beş gün içinde İzmir, Bandırma ve İzmit limanlarında bize teslim edilecektir.
3 - Yunan Hükümeti, Yunan ordusunun üç buçuk yıldan beri... ...Büyük Millet Meclisi Hükümeti`nin sivil memurlarına ve askerî kuvvetlerine teslim edilmiş bulunacaktır. 2 - Yunanistan`daki esirlerimiz on beş gün içinde İzmir, Bandırma ve İzmit limanlarında bize teslim edilecektir. 3 - Yunan Hükümeti, Yunan ordusunun üç buçuk yıldan beri Anadolu`da yaptığı ve yapmakta olduğu tahribatı tamir etmeyi şimdiden taahhüt edecektir. Büyük Millet Meclisi Başkanı B...
|
...Başkanı Rauf Bey, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey ve Sağlık Bakanı bulunan Rıza Nur Bey, gidecek delegeler hey`etinin tabii üyeleri gibi görülüyordu. Ben, bu konuda daha kesin bir görüş ve kararımı tespit etmemiştim. Ancak, Rauf Bey`in başkanlığı altındaki bir hey`etin bizim için hayati önemi olan bir konuda başarı kazanabileceğinden emin olamıyordum. Rauf Bey`in de kendisini zayıf görmekte olduğu...
|
...rlanarak Türkiye Devleti`nin, Büyük Millet Meclisi`nin ve Hükümeti`nin kendine has niteliğinin ve idare şeklinin Türk halkı ve bütün İslâm dünyası için en yararlı ve en uygun rejim olduğu belirtilip tespit edilecektir.
d) Türkiye millî halk hükümetinin geçmişteki hizmetlerinden ve yararlı çalışmalarından övücü bir dille bahsedilecektir.
e) Bu bildiride, belirtilen noktalar dışında, siyasî sayılab...
|
...şıklık çıkmış veyahut çıkacakmış... Onun için tedbirler alınmalı imiş... şeklinde düşünceler, endişeler ortaya atılıyordu.
Bazı konuşmacılar da halife olacak zatın sıfat ve yetkisinin ne olacağını tespit gereğinden söz ediyorlardı.
Görüşme ve tartışmalara ben de katıldım. Konuşmalarımın çoğu, ileri sürülen düşüncelere cevap niteliğinde idi. Söylediklerimin özü şu cümlelerde toplanıyordu:
Bu k...
|
| ...azretleri`nin en içten gelen bağlılık duygularıyla ellerini öptüğümün Halife Hazretleri`ne duyurulmasına aracı olmalarını Başyaver Şekip Bey`den rica ederim. Konya`yı ve bu şifreyi Şekip Bey`e hemen teslim ediniz. Refet T.1.1923 Trakya Fevkalâde Temsilcisi Refet Paşa Hazretleri`ne Saygıyla arz ederim: Pek sayın kardeşiniz Rıfat Bey`in teslim ettiği yüce şahsınızdan gelen telgrafı Halife Hazretleri ... ...ey`den rica ederim. Konya`yı ve bu şifreyi Şekip Bey`e hemen teslim ediniz. Refet T.1.1923 Trakya Fevkalâde Temsilcisi Refet Paşa Hazretleri`ne Saygıyla arz ederim: Pek sayın kardeşiniz Rıfat Bey`in teslim ettiği yüce şahsınızdan gelen telgrafı Halife Hazretleri Efendimiz`e arz ettim. Peygamber vekili olan Halife Hazretleri, gerek bir defa daha ifade buyrulan içten bağlılık duygularından gerek kend... ...dim Hazretleri. Şekip Hakkı Başyaver (Bu yazışmaları ve karşılıklı sevgi gösterilerini, biz ancak hilâfetin kaldırılmasından ve Halife`nin soyundan gelen kimselerin memleketten çıkarılmasından sonra tesadüf eseri olarak öğrenebildik.)
|
Gerek bazı kimselerden aldığım yazılı düşüncelerden ve gerek halk ile yaptığım görüşmelerden çok yararlandım. Sonunda 8 Nisan 1923 tarihinde, görüşlerimi dokuz ilke halinde tespit ettim. İkinci Büyük Millet Meclisi`nin seçimi sırasında yayınlayarak ilân ettiğim bu program, partimizin kuruluşuna temel olmuştur. Bu program, bugüne kadar ele alıp gerçekleştirdiğimiz bütün öne...
|
...bilinen ilkelerimizi ilân ederek katıldık. Görüşlerimizi kabul edip milletvekili olmak isteyen kimseler, önce ilkeleri kabul ettiğini ve görüşlerde birleştiklerini bana bildiriyorlardı. Adayları ben tespit edecek ve zamanı gelince partimiz adıyla ilân edecektim. Bu yolu benimsemiştim. Çünkü yapılacak seçimlerde, milleti alda tarak, çeşitli maksatlarla milletvekili olmaya çalışacakların çok olduğu n...
|
...anlatmak gerekirse, diyebiliriz ki, Sultan Hamit, Nurettin Bey`e hürriyetçi düşüncelerinden dolayı kızdıkça, onu yarbaylığa, albaylığa yükselterek sırmasını artırır ve sevilip okşansın diye babasına teslim edermiş. . .
|
| ...y, zaten daha öncesinden Jandarma Okulu Komutanlığı`na geçmişti Merkezde Ordu Komutanı ve Kurmay Başkanı adlarına yalnız ben bulunuyordum. Yeni gelen komutana Üçüncü Ordu Komutanlığı`nı ben devir ve teslim edecektim. Gerçekten de öyle oldu. İbrahim Paşa, yanında oğlu Nurettin Bey olduğu halde, trenle geç vakit Selanik`e vardı. Doğruca komutanlık dairesine geldi. Orada kendisine durumu anlattım. Gec... ...lışır birtakım tavırlar takınarak, hiç de yakışık almayan sözler söyleyerek, ara sıra çizmeli ayaklarını yere vurarak, ilk andan itibaren korkutma politikası uygulamaya başladı. Gece evime gittim. Ertesi gün erkenden bir süvari, bir binek atı getirdi ve Mareşal Paşa`nın beni istediğini söyledi. Daireye geldiğim zaman anladım ki, benim göreve devam edebileceğimi emretmiş... Şimdi Efendiler, gelelim ... ...i söyledi. Daireye geldiğim zaman anladım ki, benim göreve devam edebileceğimi emretmiş... Şimdi Efendiler, gelelim ihtilâl ve inkılâp safhasına... İbrahim Paşa`nın, korkutma politikası, ihtilâl komitesinin gözdağı verici tutumuyla karşılandı. Paşa, hiddet ve şiddetini bir tarafa bırakmak mecburiyetini duydu: Bu arada en çok Cemal Bey (Cemal Paşa) vasıtasıyla ihtilâl cemiyetinin kuvvetinden ve teşe...
|
...!`` Buna orada bulunan Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa Hazretleri, ciddî bir dille ve şu yolda cevap verdi : ``Paşa, paşa dedi. Bu ordu bizim ve bütün memleketin göz bebeğidir. Onun sevk ve idaresini tesadüfe bırakamayız! ``
Dumlupınar`dan Uşak`a giderken, yolda Nurettin Paşa`nın aldığı tedbirlerdeki yetersizliğin farkına varıp, Nurettin Paşa`nın tümenlerine bizzat emir vererek tedbir aldırmasaydı...
|
| ...ri verilecek yolunda aldatıcı bir vaat. İzmir Rumlarının yönetime adaletli bir şekilde katılmasını sağlamak için ve aynı hakkın Yunanistan`da kalacak Edirne Türklerine de verilmesi şartıyla bir usul tespiti konusunda İtilâf Devletleri, Türkiye ve Yunanistan ile anlaşacaklardır.
Lozan`da: Elbette bu gibi meseleler söz konusu bile edilmemiştir.
c) Suriye sınırı:
Sevres`de: Akdeniz kıyısında aşa... ...ünya Savaşı`ndaki Türk - Rus Cephesini izleyen bir hattı göstermiştir. Mart 1921 teklifinde: Milletler Cemiyeti bir Ermeni yurdu kurulması için doğu illerinden Ermenistan`a bırakılacak toprakların tespiti için bir komisyon kuracak, Türkiye bu komisyonun kararını kabul edecek. Lozan`da: Bu konu ortadan kaldırılmıştır. f ) Boğazlar bölgesi : Sevres`de: Rumeli`nin Türkiye`de kalan bütün parçal... ...ahip olduğu sınırlı denetleme hakkı da elinden alınmaktadır. d) İtilaf Devletleri, Milletler Cemiyeti Meclisi`nin görüşünü aldıktan sonra, bu kararların uygulanmasını sağlayacak gerekli tedbirleri tespit edecektir. Türkiye, bu konuda sonradan alınacak her tedbiri kabul edeceğini şimdiden taahhüt edecektir. Mart 1921 teklifinde: Azınlıklar söz konusu edilmemiştir. Bu teklifte Sevres`de yapılacak... ...rlü denetleme hakları olacaktır. Özellikle Kara Denetleme Komisyonu: Türkiye`nin kullanabileceği polis, gümrükçü, orman korucusu v.b. görevlilerin sayısını tayin etme, artacak silah ve cephanemizi teslim alma, memleketimizi bölgelere ayırma, her bölgede bulunacak jandarma ve özel birlik sayısını tespit etme, bunların hangi işlerde ve ne şekilde çalıştırıldıklarını denetleme, yabancı subayların sa... ...olis, gümrükçü, orman korucusu v.b. görevlilerin sayısını tayin etme, artacak silah ve cephanemizi teslim alma, memleketimizi bölgelere ayırma, her bölgede bulunacak jandarma ve özel birlik sayısını tespit etme, bunların hangi işlerde ve ne şekilde çalıştırıldıklarını denetleme, yabancı subayların sayılarını ve oranlarını tayin etme ve hükümetle işbirliği yaparak yeni silahlı kuvvetlerimizi düzenle... ...ısı 30.000`e çıkarılmıştır. Jandarmanın memleket içindeki dağıtım şekli, yukarıda sözü edilen İtilaf Devletleri temsilcilerinden kurulu Denetleme Komisyonu ile hükümet arasında anlaşmaya varılarak tespit edilecektir. Jandarma subay ve astsubay oranı arttırılacaktır. Yabancı subayların sayısı azaltılacak ve bunların birliklere dağıtılması Denetleme Komisyonu ile hükümet arasındaki anlaşmaya göre... ...iye içinde zulüm yapmış, zorla sürgün etme v.b. işlere karışmış olan kimseleri, istedikleri takdirde, İtilaf Devletleri`ne (Yunanistan dâhil) ve Türkiye`den toprak almış devletlere (Ermenistan v.b.) teslim edecektir. Bu gibi kimseler, kendilerini isteyen devletin Divan-ı Harb`i tarafından yargılanıp cezalandırılacaktır. Mart 1921 teklifinde: İtilaf Devletleri`nin teklifinde bundan söz edilmemişti...
|
| ...`ın, istediğimiz haklı tazminata bir karşılık tutulamayacağını, öte yandan, İtilâf Devletleri ile aramızda bulunan ve daha önce çözümlenmiş olan tazminat konusunun, bu konferansta yeniden ele alınıp tespit edilmediğini, her iki konuyu da Hükümet`e bildirmek zorunda olduğunu belirtir. İsmet Paşa, bu durumu 19 Mayıs 1923 tarihli şifresiyle Hükümet Başkanlığı`na bildiriyor ve : `` Hükümet kararının ac... ... 24 Mayıs 1923 tarihinde Rauf Bey`e yazdığı sonraki dört raporunda düşüncelerini açıklayarak şu bilgileri veriyor: ``Madde 1- Bugün, General Pelle geldi. Yunan hey`etinin, iki gün sonra, yani Cumartesi günü tazminat konusunun resmen konferansta görüşülmesini teklif ettiğini ve o zamana kadar tarafımızdan cevap verilmezse, Cumartesi günü konferanstan çekileceklerini bildirdiklerini söyledi. Ben, t... ...n, General Pelle geldi. Yunan hey`etinin, iki gün sonra, yani Cumartesi günü tazminat konusunun resmen konferansta görüşülmesini teklif ettiğini ve o zamana kadar tarafımızdan cevap verilmezse, Cumartesi günü konferanstan çekileceklerini bildirdiklerini söyledi. Ben, tazminat konusunda daha cevabınızı almamıştım. Hükümetimden cevap gelmedikçe yapılacak bir şey olmadığını ve Yunanlılarca yapılan bu ...
|
| ...opraklarımızı boşaltma protokolü uygulandıktan sonra, yabancı işgalinden tamamen kurtulan Türkiye`nin toprak bütünlüğü fiilî olarak sağlanmıştı. Artık yeni Türkiye Devleti`nin başkentini bir kanunla tespit etmek gerekiyordu. Bütün düşünceler, Yeni Türkiye`nin başkenti Anadolu`da ve Ankara şehri olarak seçme lüzumunda birleşiyordu.
Bu seçimde, coğrafî durum ve askerî strateji en büyük önemi taşıyo... ...er, Yeni Türkiye`nin başkenti Anadolu`da ve Ankara şehri olarak seçme lüzumunda birleşiyordu. Bu seçimde, coğrafî durum ve askerî strateji en büyük önemi taşıyordu. Devletin başkentini bir an önce tespit ederek, içten ve dıştan gelen kararsızlıklara bir son vermek şarttı. Gerçekten de, bilindiği üzere, başkentin İstanbul olarak kalacağı veya Ankara olacağı konusunda öteden beri içeride ve dışarıd... ...l`un hükümet merkezi olarak kalması gereğini bazı örneklere dayanarak ispat etmeye çalışıyorlardı. Ankara`nın gerek iklim, gerek ulaştırma araçları ve gelişme kabiliyet ve istidadı ve gerekse mevcut tesisler ve kuruluşlar bakımından hiç de uygun ve elverişli olmadığını söylüyorlar; İstanbul`un ``payitaht`` olması lâzımdır ve mutlaka olacaktır, diyorlardı. Bu ifadeye dikkat edilirse, bizim ``başkent...
|
| ...teleri düzenlemeye başladılar. Bu durum Ekimin 28 inci günü geç vakte kadar sürdü. Hiçbir grup bütün Meclis`çe kabul edilebilecek ve millet kamuoyuna iyi karşılanacak isimleri içine alan bir alay listesi tespit edemiyordu. Özellikle bakanlıklara aday düşünülürken o kadar çok hevesli ve isteklilerle karşı karşıya kalıyorlardı ki, herhangi birinin diğerlerine tercihi şeklinde tespit edilecek bir list... ...i düzenlemeye başladılar. Bu durum Ekimin 28 inci günü geç vakte kadar sürdü. Hiçbir grup bütün Meclis`çe kabul edilebilecek ve millet kamuoyuna iyi karşılanacak isimleri içine alan bir alay listesi tespit edemiyordu. Özellikle bakanlıklara aday düşünülürken o kadar çok hevesli ve isteklilerle karşı karşıya kalıyorlardı ki, herhangi birinin diğerlerine tercihi şeklinde tespit edilecek bir listeyi k... ...ine alan bir alay listesi tespit edemiyordu. Özellikle bakanlıklara aday düşünülürken o kadar çok hevesli ve isteklilerle karşı karşıya kalıyorlardı ki, herhangi birinin diğerlerine tercihi şeklinde tespit edilecek bir listeyi kabul ettirmekteki güçlük, liste hazırlığı ile uğraşanları ümitsizlik ve endişeye düşürdü. Gerçi İstanbul`un bazı gazeteleri, bazı kimselerin resimlerini basarak Hükümet Başk... ...ve özellikle ``millî hâkimiyetimizi her şeye ve her şeye (!) karşı koruyalım...`` nasihatini yayınlayarak kamuoyunu aydınlatma hizmetinden geri kalmıyor. Fakat bu uyarma ve yol göstermeler Ankara`ya tesir edemiyordu.
|
| 28 Ekim günü geç saatlerde, toplantı halinde bulunan Parti Yönetim Kurulu tarafından davet edildim. Parti Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Bey`di. Fethi Bey, parti adına Yönetim Kurulu`nca bir aday listesi hazırlandığını ve bu konuda Parti Genel Başkanı olarak benim de görüşümün alınması uygun görüldüğü için toplantılarına davet ettiklerini bildirdi. Hazırlanan listeye göz gezdirdim. Bence uygun oldu... ...ilen Yusuf Kemal Bey`i davet ettik. Yusuf Kemal Bey, bu listeye giremeyeceğini bildirdi. Bundan ve buna benzer bazı durumlardan anladım ki, Parti Yönetim Kurulu da kabul edilebilir kesin bir aday listesi hazırlayamamaktadır. Yönetim Kurulu üyelerine, gereken kimselerle daha sıkı temas kurarak kesin bir liste tespit etmelerini tavsiye ettikten sonra yanlarından ayrıldım. Gece olmuştu Çankaya`ya gitm... ...bazı durumlardan anladım ki, Parti Yönetim Kurulu da kabul edilebilir kesin bir aday listesi hazırlayamamaktadır. Yönetim Kurulu üyelerine, gereken kimselerle daha sıkı temas kurarak kesin bir liste tespit etmelerini tavsiye ettikten sonra yanlarından ayrıldım. Gece olmuştu Çankaya`ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemâlettin Sami ve Hâlit Paşa`lara ras...
|
...ız İsmet Paşa Çankaya`da misafirdi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir kanun tasarısı müsveddesi hazırladık. Bu müsveddede 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)`nun devlet şeklini tespit eden maddelerini şu şekilde değiştirmiştim: Birinci maddenin sonuna ``Türkiye Devleti`nin hükümet şekli Cumhuriyettir`` cümlesini ekledim. Üçüncü maddeyi şu yolda değiştirdim : ``Türkiye Devleti ...
|
| Saygıdeğer Efendiler, şimdi isterseniz yüksek hey`etinize 29 Ekim 1923 Pazartesi günü Ankara`da geçen olayı kısaca anlatmaya çalışayım.
Pazartesi günü saat 10.00`da Halk Partisi grubu, Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Bey`in başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu üyelerinin... Saygıdeğer Efendiler, şimdi isterseniz yüksek hey`etinize 29 Ekim 1923 Pazartesi günü Ankara`da geçen olayı kısaca anlatmaya çalışayım. Pazartesi günü saat 10.00`da Halk Partisi grubu, Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Bey`in başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu üyelerinin seçimi görüşmelerine başlandı. Başkan - Yönetim Kurulu, hazırlık... ...`in başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu üyelerinin seçimi görüşmelerine başlandı. Başkan - Yönetim Kurulu, hazırlık niteliğinde olmak üzere, Genel Kurul`a sunulmak üzere bir Bakanlar Kurulu listesi hazırladı. Yönetim Kurulu, kesin bir şey tespit etmiş değildir. Karar saygıdeğer kurulumuzundur. Kabul ederseniz okunsun, sözleriyle, Genel Kurul`a, Başkanlığında Fuat Paşa`nın bulunduğu bir hüküme... ...elerinin seçimi görüşmelerine başlandı. Başkan - Yönetim Kurulu, hazırlık niteliğinde olmak üzere, Genel Kurul`a sunulmak üzere bir Bakanlar Kurulu listesi hazırladı. Yönetim Kurulu, kesin bir şey tespit etmiş değildir. Karar saygıdeğer kurulumuzundur. Kabul ederseniz okunsun, sözleriyle, Genel Kurul`a, Başkanlığında Fuat Paşa`nın bulunduğu bir hükümet listesi sunar. Okunan bu listede İktisat Bak... ...ırladı. Yönetim Kurulu, kesin bir şey tespit etmiş değildir. Karar saygıdeğer kurulumuzundur. Kabul ederseniz okunsun, sözleriyle, Genel Kurul`a, Başkanlığında Fuat Paşa`nın bulunduğu bir hükümet listesi sunar. Okunan bu listede İktisat Bakanlığına aday gösterilen Celâl Bey (İzmir) söz alarak Bakanlar Kurulu`nun önemini belirtmiş ve kendisinin seçilmesini teklif etmiş. Özellikle ``bu listede adları...
|
| .... Görülüyor ki, bu usul bazan birçok karışıklıklara yol açıyor. Yüksek hey`etiniz bu güçlüğün çözülmesi için beni görevlendirdi. Ben de bilginize sunduğum bu görüşten hareket ederek düşündüğüm şekli tespit ettim. Onu teklif edeceğim. Teklifim kabul edilirse kuvvetli ve kendi içinde uyumlu bir hükümet kurmak mümkün olacak tır. Devletimizin şekil ve niteliğini tespit eden ve hepimiz için bir gaye ola... ...şten hareket ederek düşündüğüm şekli tespit ettim. Onu teklif edeceğim. Teklifim kabul edilirse kuvvetli ve kendi içinde uyumlu bir hükümet kurmak mümkün olacak tır. Devletimizin şekil ve niteliğini tespit eden ve hepimiz için bir gaye olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`muzun bazı noktalarına açıklık kazandırmak gerekir. Teklif şudur dedikten sonra, bilinen tasarıyı okutmak üzere kâtip beylerden birine... ...lir miyiz? Sanırım ki yapamayız. Yetkimiz varsa, bu partide olmaz. Partide görüşüldükten sonra açık oturumda kimse söz söyleyemiyor. Millet varlığını ilgilendiren kanunların burada kesin bir şekilde tespit edilmesine taraftar değilim. Bu gibi kanunlar açık oturumda ve serbestçe görüşülmelidir. Biz, her şeyden önce hükümet bunalımına bir çare bulalım. Yunus Nadi Bey, Hâzım Bey`e şu yolda cevap ver... ... getirdi. Bu teklifte yer alan usulü bütün arkadaşlar ayrı ayrı düşünmüştür. Şimdi buna kesin bir şekil vermek gerekir. Teklif edilen şekil, zaten vardır. Buna bir açıklık verip daha belirli şekilde tespit edeceğiz. Vehbi Bey (Balıkesir) - Bizim, şimdiye kadar görüşüldüğünü işittiğimiz Teşkilât-ı Esasiye Kanunu hakkında bir bilgimiz yoktur. Gerçi gazetelerde gördük, ama bu yeter mi? Bu bakımdan b... ...eklifin derhal görüşülmesine geçelim. Adalet Bakanı rahmetli Seyit Bey - Teklif edilen şekil yeni bir şey değildir. Yürürlükteki Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun, açıklığa kavuşturulması ve buna göre tespitidir. Kanunlar ihtiyaçtan doğar teorik görüşlerden kaynaklanmaz. Zaman ve olaylar her şeye hâkimdi. Gelişme kanunu, değişmez kesin bir kuraldır. Teklif edilen şekilde bir yenilik yoktur. Yürürlükt...
|
| ...ar basit de değildir. Gerçek olan bir nokta vardır ki, o da Cumhuriyet`in ilânının yeniden bir halifelik meselesi ortaya çıkarmış olmasıdır.``
Halife, ``yazı masasının başına oturup ( ! ) Vatan gazetesi yazarına demeç vermiştir`` denilerek, Halife`nin bütün müminler tarafından sevildiği, Asya`nın en ücra köşelerine varıncaya kadar İslâm dünyasından binlerce mektup ve telgraf aldığı ve birçok yerde... ...r; İslâm dünyasınca istenmedikçe Halife`nin istifa edip çekilmeyeceği ilân ediliyordu. Aynı zamanda Hükümet birçok iç meseleleri yoluna koymakla meşgul olduğundan şimdiye kadar hilâfetin görevlerini tespitle uğraşma imkânını bulamamıştır. Hükûmetin iç meselelerle meşgul olduğunu elbette İslâm dünyası da bilmektedir ve şimdiye kadar halifelik görevleri ile uğraşmaya imkân bulamamasını tabiî görür ``... ...etin iç meselelerle meşgul olduğunu elbette İslâm dünyası da bilmektedir ve şimdiye kadar halifelik görevleri ile uğraşmaya imkân bulamamasını tabiî görür `` cümleleriyle bizi, hilâfetin görevlerini tespite çağırırken, şimdiye kadar bunun yapılmamasını hoşgörü ile karşılayan İslâm dünyasının bundan sonra mazur görmeyeceğini de bildirerek bir bakıma tehdit ediliyorduk. Bir yandan da bizi etkilemesi ... ... karşılayan İslâm dünyasının bundan sonra mazur görmeyeceğini de bildirerek bir bakıma tehdit ediliyorduk. Bir yandan da bizi etkilemesi için İslâm dünyasının dikkati çekilmek isteniyordu. Vatan gazetesinin 9 Kasım 1923 tarihli nüshasında okuduğumuz bu yazılardan sonra, 10 Kasım 1923 tarihli Tanin gazetesinde Halife`ye yazılan bir açık mektup yayınlandı. Lütfi Fikri Bey`in imzasını taşıyan bu mektu... ...k. Bir yandan da bizi etkilemesi için İslâm dünyasının dikkati çekilmek isteniyordu. Vatan gazetesinin 9 Kasım 1923 tarihli nüshasında okuduğumuz bu yazılardan sonra, 10 Kasım 1923 tarihli Tanin gazetesinde Halife`ye yazılan bir açık mektup yayınlandı. Lütfi Fikri Bey`in imzasını taşıyan bu mektupta, Halife`nin istifasıyla ilgili haberlerden, milletin ne kadar üzüldüğünü ve acı çektiğini ispat için... ...rmak için biz Türkler teşebbüslerde bulunuyoruz`` sözleriyle Cumhuriyet`in hedefini açıklayıp ilân etmek, elbette etkisiz kalmadı. Lütfi Fikri Bey`in Tanin`de yayınlanan açık mektubundaki görüş, ertesi gün, Tanin başyazarı tarafından desteklendi. 11 Kasım 1923 tarihli Tanin`in ``Şimdi de Hilâfet Meselesi`` başlıklı baş makalesi okununca, Cumhuriyet`in ilânına engel olamayanların, ne pahasına olu... ...iyetçiyim`` diyenlerin yer aldığını görerek asla şaşıracaklarını sanmayınız! Aksine, Türkiye`nin aydın ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek düşüncelerini tahlil ve tespitte hiç de kararsızlığa düşmeyeceklerdir. Onlar, kolayca anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanını taşıyarak başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân bırakmayacak şekilde ... ...maksatlarının açıklanıp savunulmasına en uygun bir kimse olarak görmüşlerdi. Ondan büyük ümitler beklenebileceği zannına kapılmışlardı. Bundan sonradır ki, Rauf Bey Ankara`ya hareket etti. Vatan gazetesinin bildirdiğine göre, büyük bir kalabalık Rauf Bey`i Ankara`ya uğurlamak için toplanmış. Kâzım Karabekir Paşa, Refet Paşa, Ali Fuat Paşa, Adnan Bey bu büyük kalabalığın başında gösteriliyordu. Vata... ...ildirdiğine göre, büyük bir kalabalık Rauf Bey`i Ankara`ya uğurlamak için toplanmış. Kâzım Karabekir Paşa, Refet Paşa, Ali Fuat Paşa, Adnan Bey bu büyük kalabalığın başında gösteriliyordu. Vatan gazetesi bu uğurlamadan bahsederken, Rauf Bey`in Ankara`da Meclis`te güdeceği politikayı da millete ilân ediyordu. Rauf Bey`in Meclis`teki çalışmalarının olumsuz yönde ve şahsî olmayacağı, faaliyetinin meml... ...imiyetini sağlama amacı güden bir faaliyet olacağı, kendisinin Büyük Millet Meclisi`nde bir iyilik ve düzen unsuru olacağı ve memleket yararına olan prensipleri savunacağı belirtiliyordu. Vatan gazetesi sahibinin bu açıklamaları yapmaya ve kendiliğinden garanti vermeye yetkili olduğu elbette kabul edilemezdi. Oysa Rauf Bey, partimiz adına milletvekili olmuştu. Partimizin programına uyacaktı. Parti...
|
| ...nekle yerine getirilemeyen yükümlülükler nelermiş; I5 Nisan I923 tarihli yazısıyla, Hükümet ne gibi vaatlerde bulunarak Halife`ye bildirilmiştir? Lütfen bunu da belirtiniz. Halife`nin oturacağı yeri tespit edip açıklamak, Hükümet`in şimdiye kadar yapmış olması gereken bir görevdi. İstanbul`da milletin boğazından kesilmiş paralarla yapılmış birçok saraylar ve bu sarayların içindeki birçok kıymetli e... ...diye kadar yapmış olması gereken bir görevdi. İstanbul`da milletin boğazından kesilmiş paralarla yapılmış birçok saraylar ve bu sarayların içindeki birçok kıymetli eşya ve malzeme, Hükümet`in durumu tespit etmemesi yüzünden yok olup gidiyor. Halife`nin yakınları, sarayların en değerli eşyalarını Beyoğlu`nda, şurada burada satıyorlar diye söylentiler vardır. Hükümet bunlara bir an önce el koymalıdır...
|
...ını istemektedir. Milletin isteği, Cumhuriyet`in denenmiş ve olumlu sonuçları görülmüş olan bütün esaslara bir an önce ve tam olarak dayandırılması şeklinde ifade edilebilir.
2-``Millet kamuoyunda tespit edilen eğitim ve öğretimin birleştirilmesi ilkesinin bir an önce uygulanmasını gerekli görüyoruz.
3-``Müslümanlığın, yüzyıllardan beri yapıla geldiği üzere bir siyaset vasıtası olarak kullanılm...
|
| Hoca Esat Efendi`nin soru önergesi 27 Ekim`de yani Karabekir Paşa`nın istifasının ertesi günü gensoruya çevrilmişti. Fuat Paşa`nın istifa yazısının tarihi olan 30 Ekim günü Meclis`te gensoru görüşmeleri başlamıştı.
O günün akşamı, yemeğe beklediğim Fuat Paşa gelmedi. Fakat Başbakan İ... ...u saatte gibi açıklamalarla birçok komutanlara ve bu arada Cevat Paşaya bildirmiş ise de bu bildirme Diyarbakır`da iken teklifimin gerçek sebebini anlamakta Paşayı kararsızlığa düşürmekten öteye bir tesir yapmamıştır. Cafer Tayyar Paşa da şu cevabı verdi: Makine başında Diyarbakır, 31.10.1924 Ankara`da Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne Milletvekilliği ve komutanlık görevlerinde...
|
| ...tün orduya bir genelge ile bildirildi.
Kâzım Karabekir ve Ali. Fuat Paşa`lara, Millî Savunma Bakanlığınca bir emir gönderilerek, askerî görevlerini yerlerine atanan şahıslara usulüne göre devir ve teslim ettikten ve sonucu da bildirdikten sonra Meclis`teki yasama görevlerine başlayabilecekleri bildirildi. Bu durum Başbakan tarafından resmen Meclis Başkanlığı`na da yazıldı.
Meclis`e girmiş olan ... ...ri bildirildi. Bu durum Başbakan tarafından resmen Meclis Başkanlığı`na da yazıldı. Meclis`e girmiş olan Kâzım Karabekir ve Fuat Paşa`lar Meclis`ten çıkarıldı. Fuat Paşa, askerî görevinin devir ve teslim işleri için yeniden Konya`ya gitti. Kâzım Karabekir Paşa, Sarıkamış` tan kendi yerine gelecek olan komutan göreve başlayıncaya kadar Meclis dışında kalmaya mecbur edildi. Milletvekilliğinde kalma... ...uluyordu: Bununla birlikte, bu konuda yetkili olan yüce Meclis`in kararını beklediğimi arz ederim. `` Kâzım Karabekir Paşa, aynı tarihte Millî Savunma Bakanlığı`na da bir yazı yazarak : ``Devir ve teslim işlemleri öne sürülerek belirsiz bir süre için yasama görevine başlamamaklığım bildiriliyor.`` ``İstifa ettiğim gün yerine gelecek komutanı bekleme şartı ileri sürülmemişti. `` ``Beş gün sonra, b... ... bir anarşi örneği olduğunu anlamak istemiyor... Ordumuzun yükseltilmesi için ileri sürdüğü düşünce ve görüşlerine gereken değerin verilmemiş olmasına gücenmiş olan zat, askerî görevlerin devir ve tesliminin kanunî bir vazife olduğunu, ordudaki yönetim ve disiplinin selâmeti için onu yapmaya mecbur bulunduğunu bilmez gibi görünüyor. . . Üzerindeki askerlik görevinin sona erdiğini Meclis`e resme... ...r Paşa`nın bütün iddia ve düşüncelerinin doğru olmadığını açıkladıktan sonra, ona Ordu Müfettişliği ile ilgili görevlerin ve gizli belgelerin yerine gelecek olan komutana kendisi tarafından devir ve teslim edilerek sonucun bildirilmesini bir daha belirtiyor ve emrediyordu. Acaba bu son uyarıdan sonra, eski müfettiş paşa anlamış mıdır ki, vatanın savunulması için ordusu ile ilgili önemli görevi ve... ...rtiyor ve emrediyordu. Acaba bu son uyarıdan sonra, eski müfettiş paşa anlamış mıdır ki, vatanın savunulması için ordusu ile ilgili önemli görevi ve gizli belgeleri devlet onun şahsına güvenmiş ve teslim etmiştir. Onları, yerine gelecek ve devlete karşı sorumlu olacak bir komutan gösterilmeden, kendiliğinden istediğine terk ve teslim etmesi büyük bir suçtur. Hakkında ağır kanunî işlem yapılmasını... ...i önemli görevi ve gizli belgeleri devlet onun şahsına güvenmiş ve teslim etmiştir. Onları, yerine gelecek ve devlete karşı sorumlu olacak bir komutan gösterilmeden, kendiliğinden istediğine terk ve teslim etmesi büyük bir suçtur. Hakkında ağır kanunî işlem yapılmasını gerektirir. Bunları anlamış mıdır?
|
| Efendiler, o gün de gensoru görüşmeleri bir sonuca bağlanamadı; ertesi güne bırakıldı. 8 Kasım günü yapılacak görüşmeleri beklemek üzere, biraz da o günlerdeki bazı yayınları gözden geçirelim.
Vatan gazetesinin 5 Kasım l924 tarihli sayısındaki başyazıda, Hükümet`i t... ...ler, o gün de gensoru görüşmeleri bir sonuca bağlanamadı; ertesi güne bırakıldı. 8 Kasım günü yapılacak görüşmeleri beklemek üzere, biraz da o günlerdeki bazı yayınları gözden geçirelim. Vatan gazetesinin 5 Kasım l924 tarihli sayısındaki başyazıda, Hükümet`i tenkit edenler ve muhalefette yer alanlar övülmekte, Hükümet taraftarları suçlanmaktadır. Başyazar : ``Daha ağzını açmayan tenkitçi adayları... ...rı, bir gün sonra yazdığı ``sokaktaki adam`` başlıklı baş makalesini: İnşallah iyi olur, demekten başka yapacak şey kalmamış gibi görünüyor`` cümlesiyle bitiriyordu. 8 Kasım 1924 tarihli Vatan gazetesinde yayınlanan bir Ankara telgrafında : ``Meclis, yüksek mevkide bulunanlar uygun görmedikçe kabineyi düşüremeyecektir`` tarzında büyük harflerle yazılmış ve ``Rauf Bey`in dünkü konuşmasında, gensor... ...n dünkü konuşmasında, gensoru dışında önemsiz şeylerden söz etmekle, gensoru isteyenlerin durumunu sarstığı ve gensoru davasının etkisini azalttığı söylenmektedir`` gibi haberler vardır. Vatan gazetesinin, gensoru davasını takip için özel olarak gönderdiği muhabiri, izlenimlerinde pek isabet göstermiyorsa da, gensoru meselesinin etkisini azaltma sebebi ile ilgili haberinde aldanmış görünmüyordu. ... ...ncak, bu güvenoyunun gerçek değeri, nihayet, küçük bir sandığın içine çok sayıda beyaz kâğıt atılmış olmasından ibaret kalacaktır.`` Bu safsatalar üzerinde durmaya gerek yoktur. Biraz da Tanin gazetesine bakalım: Tanin`in ``Siyasî Mayalanmalar`` adlı bir başmakalesinde ``Kutsal Milli Mücadele`de büyük hizmetleriyle tanınmış, saygıdeğer ve güvenilir bazı kimseler arasında bir işbirliği yapılmakta ... ...lmesi işlerini üzerine almış bulunan Genelkurmay, gerektikçe, bu konularda Hükümet`e tekliflerde bulunur. Genelkurmay`ın ve Hükümet içinde yer alan Millî Savunma Bakanlığı`nın enine boyuna düşünüp tespit ettikleri meseleler, her yıl toplanan ``Yüksek Askerî Şura`` tarafından incelenir ve görüşülür. Yüksek Askerî Şura; Genelkurmay Başkanı, Millî Savunma Bakanı, Bahriye ve Ordu Müfettişlerinden olu... .... Devletin maliyesinden, siyasetinden ve daha birçok şeyden de anlaması gerekmektedir. Yalnız askerlikten anlamak, ordu ile ilgili kanun tasarıları hazırlamak için yeterli sayılsaydı, Genelkurmay`ın tespitinden ve Yüksek Askerî Şura`nın da onayından sonra, tasarıların ayrıca başka bir komisyonda veya komisyonlarda incelenmelerine gerek kalmazdı. Zira politika ile uğraşan kimseler, askerlikten gelmi... ...ardır`` diyor. Halk Partisi`nin demokratlığının dudaklarında olduğunu ve Cumhuriyet`in mutlak hükümet rejiminden farksız bulunduğunu millete anlatmaya çalışan bir kimsenin, bu safsatasını daha gazetesinde okunmakta olduğu günlerde, iktidar mevkiine geçirmek gayretine koyulduğu generallerin demokrasi kurallarının bile dışında tutulabilecekleri görüşünü ileri sürmesi, sanırım ki, dürüst insanların ...
|
...f Bey`e göre bu makamın hakları vardır. İfade açıktır. Saklı hakları vardır. Sakın kimse almasın, günün birinde belki lâzım olacaktır.`` ``Hâlbuki Teşkilât-ı Esasiye Kanunu çıkmıştır. Bütün makamlar tespit edilmiştir. Bütün durumlar kanunda yerini almış, belirtilmiştir. Ama hâlâ efsaneden safsatadan söz ediyor.``
Bundan sonra Yunus Nadi Bey şunları söyledi : ``... Cumhuriyet`i beğenmeyen kimseler...
|
...im. Öteki karalara boyun eğme durumunda sonuç bunun aynı değil miydi?
Şu farkla ki, istiklali için ölümü göze alan bir millet, insanlık haysiyet ve şerefinin gereği olan bütün fedakârlığı yapmakla teselli bulur ve hiç şüphesiz, esirlik zincirini kendi elleriyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete bakarak dost ve düşman gözündeki yeri bambaşka olur.
Sonra, Osmanlı hânedan ve saltanat...
|
...e vatanımızın parçalanması tehlikelerini hazırlayan İtilâf Devletleri`nin yaptıkları, İstanbul hükûmetinin esir ve güçsüz durumu sizce de bilinmektedir.
Milletin kaderini böyle bir hükûmetin eline teslim etmek, yıkılmaya mahkûm olmaktır.
Trakya ve Anadolu`daki millî teşkilâtların birleştirilmesi ve milletin sesini bütün gürlüğü ile dünyaya duyurabilmesi için, güvenli bir yer olan Sivas`ta ortak...
|
| Bu imzaların bu müsveddeye konması iyi bir şans ve tesadüf eseridir.
Daha, Havza`da bulunduğum sırada Ankara`da bulunan 20`inci Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa` dan bir şifreli telgraf aldım. Bu telgraf, aşağı yukarı tanıdığımız bir zat bazı arkadaşlar... ...ında bıraktığım Refet Bey`i artık Sivas`a Kolordu merkezine göndermek istiyordum. Birkaç defa gelmesi için emir vermiştim. Bölgeyi teftişe çıkmış. Emirlerime cevap bile alamıyordum. Nihayet o da bir tesadüf eseri olarak o gün gelmişti.
|
| ...nı fırsat bilen hasımlarının hücumundan ben kulunuzu koruyunuz istirhamında bulunuyor.
Padişah, karşılık olarak beni büsbütün yalnız bırakmayacağınıza güveniyorum. Bağlılığınız, bana büyük ümit ve teselliler vermiştir. Saray, her dakika size açıktır. Refik Bey`le işbirliğinden ayrılmayınız iltifatında bulunuyorlar.
Kendisine olan bağlılığından padişahın büyük ümit ve teselliye kapıldığı Ali Kem... ...nız, bana büyük ümit ve teselliler vermiştir. Saray, her dakika size açıktır. Refik Bey`le işbirliğinden ayrılmayınız iltifatında bulunuyorlar. Kendisine olan bağlılığından padişahın büyük ümit ve teselliye kapıldığı Ali Kemal`i nâzırlık makamında ve padişah huzurunda gördükten sonra, bir de asıl gerçek görevi başında görelim! Canınız sıkılmazsa, Sait Molla`nın Rahip Frew`a yazdığı mektuplardan...
|
| ...irlikte çalışması ve kendisi ile aramızda bir bağlantı kurduktan sonra uzaklaşması yerinde olurdu, düşüncesinde idim. Bununla birlikte, bir oldubitti karşısında bırakılmış olduğuma göre, iki noktada tesellî aramakla yetinmeye mecburdum. Birincisi, Refet Bey `in telgrafındaki Salahattin Bey gayeye uygun olarak çalışacak cümlesi, ikincisi de, Refet Bey` in hiç olmazsa İstanbul`a gitmemiş olması idi. ... ...ettişi Kurmay Başkanı Albay Kâzım Salâhattin Bey hakkında ilk şüphe ve kararsızlık, yine Salâhattin Bey `in gayeye uygun olarak çalışacağını söylemesi üzerine kendisine güvenen ve hemen komutayı teslim edip Sivas`a doğru uzaklaşan Refet Bey tarafından gösterilmiş oldu. Refet Bey `in Amasya`dan çektiği bir telgraf, yalnız Salâhattin Bey hakkındaki şüpheyi değil, daha birkaç nokta ile ilgili gö...
|
...inci Tümen Komutanlığına, Sivas`ta 3`üncü Ordu Sıhhiye Müfettişi Albay İbrahim Tali Beyefendi`ye,
Refet Bey`edir Selahattin Bey`e telgrafımı verdiniz mi? Bu arkadaşımızın kesin kanaatlerinin mutlaka tespit edilmesi ve kararsızlık yahut iki taraflı idare gibi felâket doğuracak bir duruma hiç bir şekilde tahammül ve rıza gösterilmemesi bir vatan görevi olduğundan, bu hususta evet veya hayır şeklinde ...
|
Efendiler, Erzurum Kongresi 14 gün sürdü. Çalışmalarının sonucu, tespit ettiği tüzük ve bu tüzükteki hükümleri ilân eden bildiri maddelerinden ibarettir.
Bu tüzük ve bildiri metni, zaman ve ortamın gerektirdiği bazı önemsiz ve ikinci derecede düşünce ve görüşler at...
|
...geçirmeksizin milli iradenin faaliyete geçirilmesini ve milletin doğrudan doğruya fiilî ve silâhlı olarak tedbirler almaya başlamasını sağlamak zaruretine inanıyordum. Bu esaslı noktaları, takdir ve tespit ettirebilmek için, kongrede aydınlatmak, yol göstermek ve bizzat idare etmek suretiyle çalışmamı zarurî görüyordum. Nitekim öyle oldu. Erzurum Kongresi`nin daha önce açıkladığım ilke ve kararları...
|
| ...nce, rahatsız ettiğim için beni bağışlamanızı diler ve zâtı devletlerinin sağlığını sorarım. Neden rahatsız ettiğimi aşağıda arz ediyor ve açıklıyorum efendim. Görünüşte, Fransızlara ait kuruluşları teslim almak, gerçekte buraların durumu konusunda incelemelerde bulunmak üzere, Cizvit papazlarıyla birlikte İstanbul`dan önceki gün Sivas`a gelerek valilik makamını ziyaret eden Fransız subaylarının zi... ...nize karşı fazla rahatsızlık vermekten çekinir, cevabınızda vereceğiniz emrinizi beklerim efendim. İşte Rasim Bey`in telgrafı. Reşit Bu telgrafa orada verdiğim cevabı olduğu gibi arz edeceğim. Ertesi gün Heyet-i Temsiliye adına da aynı nitelikte uzun bir telgrafla vali yatıştırılmaya ve inandırılmaya çalışıldı. Ayrıca Kadı Hasbi Efendi`ye de dolaylı olarak bir telgraf çekildi. Kolordu Komutanı`...
|
...birer hafta devam etmek üzere sıra ile yapılmasını ve üyelerin veya temsil edilen il ve sancak adlarının baş harfleri esas alınarak alfabe sırasına uyulmasını teklif ediyorum.
Efendiler, garip bir tesadüftür ki, bu teklif sahibinin temsil ettiği ilin adı elif (A) ile başladığı gibi, kendi adının ilk harfi de (A) ile başlıyordu. Ben davet sahibi sıfatıyla bir konuşma yaparak kongreyi açtıktan sonr...
|
...
Osmanlı Hükûmeti`nin yabancı devletlerin baskısı karşısında, buraları (yani Doğu illerini) bırakmak ve ilgilenmemek zorunda kaldığı anlaşılırsa, alınacak idarî, siyasî, askerî tedbirlerin tayin ve tespiti yani geçici bir vekâlet kurma konusu.
Sivas Kongresi Tüzüğü`nün bu maddesindeki buraları yerine yurdumuzun her hangi bir parçasını bırakmak ve ilgilenmemek şeklinde daha geniş ve genel bir kay...
|
| ... başlanarak Sivas Kongresi`nin bir an önce açılması gereğini özet olarak arz ederim.
Kurmay Yarbay Arif
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne
Saygıdeğer Efendim,
Memleketin siyasî durumu en son kertesine geldi. Kendimize bir yön çizebilmek için, Türk milletinin zarını atıp olumlu bir durum alma zamanı ise geçmek üzere bulunuyor.
Dış durum İstanbul`da şöyle görünüyor:
Fransa, İtalya, İngiltere... ...ve hattâ açığa vursalar bile, oradaki Türk çoğunluğunun, aşağıdaki şartların yerine getirileceği konusunda kendilerine güvence verilmedikçe bu düşüncede Kürtlerden ayrılmayacaklarını zannettiklerini tespit etmiştir. Şöyle ki Birincisi, Türk ve Kürt çoğunluğunun ve aralarındaki diğer azınlıkların yaşadıkları toprakların bütünlüğü; ikincisi, Türk bağımsızlığının tam olarak tanınması ve fiilen garanti...
|
| ...âlâ orada olup olmadıklarını ve göz hapsinde tutmak için alınan tedbirlerin güvenirlik derecesini`` sordum ve ``kendisine günde iki defa rapor vermesinin emrettim.
Hâlit Bey` e yazdığım telgrafa ertesi günü (8 Eylül 1919) aldığım cevapta, Elâzığ`daki Alay Komutanı İlyas Bey e emir verildiği bildiriliyor ve bu emrin bir kopyası veriliyordu (Belge: 60).
Kolordu Komutanı Cevdet Bey de, İlyas Bey`i... ...toritenizi kullanarak toplantıya meydan vermemiş ola cağınız ve orada bulunanlar varsa hemen yakalayıp, gözaltında İstanbul`a gönderebileceğiniz aşikârdır. Böylece, kazanılacak hükümet nüfuz ve otoritesi, içeride macera peşinde koşanları yıldırarak bir daha bu gibi kötü hareketlerin meydana gelmesini önleyeceği gibi, dışarıda da pek iyi bir etki yapacak, yabancıların asker çıkararak oraları işgal e... ...ırtıcıdır. Âdil Bey sözünü ettiğim telgrafı şu cümlelerle bitiriyordu : ``. . . . . . Elbette Halife Hazretleri`nin yüce buyruklarına uyma gereğini takdir edersiniz! `` (Belge: 70). Efendiler, bir tesadüf eseri olarak bu görüşme sırasında ben de telgrafhanede bulunuyordum. Bir aralık dayanamadım. Şu telgrafı yazıp çekilmek üzere memura verdim. 10,11.9.1919 Dâhiliye Nâzırı Âdil Bey`e Milletin, P... ...tıâlîniz tarafından sükûnet ve ciddiyetle alınmış bulunduğuna güvenimiz tamdır. O bölgede bulunan bütün telgrafhanelerin tutulması ve Mutasarrıf Vekili Tevfik Bey kardeşimiz de hükümetin güç ve otoritesini en üstün bir şekilde göstermesi dikkate alınmalıdır. 2 - Şu anda Anadolu`nun bütün merkezlerinden Zâtışâhâne`ye, yapılan hainlik arz edilmektedir. Orada da aynı şekilde hareket edilmelidir. 3... ...ve memurlarla hiçbir siyasî temasa gel memesi için yanına yetenekli, uyanık bir subay katınız. 2 - Kaçak valinin vatan hainliği ile suçlandığını, ele geçince yakalanarak kanunun adaletli pençesine teslim edileceğini, bu konuda başka bir şey yapma imkânı olmadığını ayrıca anlatırsınız, efendim. Mustafa Kemal Efendiler, alınan tertip ve tedbirler ve özellikle gösterilen sertlik ve şiddet sayesind...
|
| ...ünün gereğinden olmakla birlikte teşebbüs gücünü çeşitli hedeflere yöneltmekten sakınarak bir noktada toplamak ihtiyatlı bir davranış olurdu. Biz de hücuma hedef olarak yalnız Ferit Paşa Kabinesi`ni tespit ettik ve Padişah`ın da bu Ferit Paşa Kabinesi`nin Padişah`ı olaylardan haberdar etmeyip aldatmakta olduğu tezini tuttuk. Padişah, durumu öğrenecek olursa, kendisini aldatanlara müstahak oldukları... ...arşılığında yüklenmiş olduklarının belgelerle açığa çıktığı, hükümetin bu işlerde âlet olarak kullandığı adamların perişan edilerek kaçmaya mecbur edildiği, yakalandıkları takdirde kanunun pençesine teslim edilecekleri, bu cinayetleri hazırlayan, Dâhiliye ve Harbiye Nazırları vasıtasıyla da emredip uygulatan İstanbul Hükümeti`ne milletin güveninin kalmamış olduğu bildirildikten sonra, namuslu kimse...
|
| ...i milleti aldatarak milletvekillerinin seçimini aylarca ertelemiş olduğu gibi, son zamanda vermiş olduğu seçim emrini de türlü sebeplerle savsaklamakta ve geciktirmektedir. Ferit Paşa`nın, Toros`un ötesindeki illerimizden vazgeçtiği Barış Konferansı`na vermiş olduğu notadan anlaşılmış, Aydın ili üzerinde Yunanlılarla sınır tespitine kalkışması, oradaki işgali oldubitti halinde bir ilhak olarak kabu... ... sebeplerle savsaklamakta ve geciktirmektedir. Ferit Paşa`nın, Toros`un ötesindeki illerimizden vazgeçtiği Barış Konferansı`na vermiş olduğu notadan anlaşılmış, Aydın ili üzerinde Yunanlılarla sınır tespitine kalkışması, oradaki işgali oldubitti halinde bir ilhak olarak kabul etmiş olduğuna delil sayılmış ve memleketin işgal edilen başka bölgeleri için de bunlara benzer gafilce ve haince siyasetiyl... ...tamamlanması için Belediyeler ile Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri yoğun bir faaliyet içine girilmelidir. İkinci olarak: Sancaklardan çıkarılacak milletvekili sayısı oranların nüfus durumuna göre hemen tespit edilerek Hey`et-i Temsiliye`ce şimdiden bildirilmelidir. Adaylar konusu daha sonraki haberleşmelerde ele alınacaktır. Üçüncü olarak: Seçim hazırlıkları yapılırken gerek seçimler sırasında gecik...
|
| ...n bırakmak elbette büyük sakıncalar doğururdu. Bundan dolayı, önce fikir sormak üzere, sonra da bazı itirazlara aldırmadan emir şeklinde bildirdiğimiz kararları Eylül`ün 13/14 üncü gecesi şu şekilde tespit etmiş ve kaleme almıştır.
Kongrece alınması düşünülen tedbirleri gösteren suret aşağıda arz edilmiştir:
Bu konudaki yüksek görüş ve düşünceleriniz alındıktan sonra, genel kurulca görüşülerek ... ...n kaçınanların mazeretleri bir istifa gibi işlem görerek, yerlerine uygun görülen kimseler vekil olarak getirilecektir. 3 - Görev sırasında millî dava ve akıma ters düşen davranışları görülecek ve tespit edilecek memurlar, din ve milletin selameti adına kesinlikle ve şiddetle cezalandırılacaktır. 4 - İstifa etmiş memurlardan ve halktan her kim olursa olsun, millî kararlar aleyhinde kışkırtıcı v...
|
...un doğmasına vesile olmuştur. Zihninizde beliren sakıncaları çok iyi anlıyorum. 10 Eylül tarihinde hükümete kendi adımla gönderilmiş bir tebliğim yoktur. Yalnız, telgrafhanede bulunduğum bir sırada, tesadüfen Dâhiliye Nazırı Adil Bey`le makine başında karşı karşıya geliverdik. Onur Sivas Valisi Reşit Paşa `ya verdiği anlamsız cevaplara karşı, bendeniz sırf şahsi olmak üzere, onun şahsına karşı bild...
|
...uk çevresi içinde yer alanlara, kendisince, karşısındakinde gördüğü yeteneğe uygun hazret, kutup gibi makamlar verirdi. Bana ``kutbu`l-akdab`` derdi. Şimdi açıklayacağım görüşmemizde de bu noktalara tesadüf edeceğiz. Kerim Paşa`nın, kendine has bir konuşma ve yazış tarzı vardı. Kerim Paşa, çok samimi ve zamanında kendisine büyük şöhret kazandıran yüksek bir söz söyleme gücü ile konuşur ve öyle yaza...
|
| ...lordunun ve Erzurum valisinin davetini kabul edip Erzurum`a gitmediğinden, mecburiyet karşısında ve silâhlı koruma ile bu gece (24/25 Eylül) Erzurum`a gönderdim`` deniliyordu.
Efendiler, garip bir tesadüf değil midir ki, rahmetli Kerim Paşa`nın ilk aracılık telgrafı, Trabzon valisinin tutuklandığı gecenin ertesi günü, Trabzon`da, vali, Zeki ve Servet Bey`lerle, bunların aldatması üzerine bazı kim... ...ma ile bu gece (24/25 Eylül) Erzurum`a gönderdim`` deniliyordu. Efendiler, garip bir tesadüf değil midir ki, rahmetli Kerim Paşa`nın ilk aracılık telgrafı, Trabzon valisinin tutuklandığı gecenin ertesi günü, Trabzon`da, vali, Zeki ve Servet Bey`lerle, bunların aldatması üzerine bazı kimselerin İstanbul ile ilişki kesme konusundaki teşebbüslerinin ve İstanbul`a bir gizli hey`et olarak gitme plânla... ...urmak üzere gönderilmiştir. Kendisini İnebolu`da tutuklatıp Ankara`ya getirtmiştim. Bana, bu söylediklerinin hepsini itiraf etti. Yalnız, sözde İstanbul`u aldattığını, alacağı para ve silâhları bize teslim etmek niyetinde bulunduğunu söyledi. Buna o gün ve hattâ bugün bile inanacak saf kimseler bulunabilir mi? Bununla birlikte, ben bu zâtı, Erzurum Kongresi`ndeki ilişkinin hatırasına saygı duyarak,...
|
| ...im 1919 tarihinde yazdığım bir genelge ile bütün millete bildirdim. Bu genelgenin bir suretini de bilgi için yeni sadrazama verdim.
2 Ekim günü, yeni kabine başkanıyla bağlantı kurmaya çalıştık. Ertesi günü Meclis-i Vükelâ`nın oturumunda Hey`et-i Temsiliye ile görüşeceklerine söz verilmişti.
Arz ettiğim bu genelgedeki belli başlı noktalar şunlardı :
1) Yeni kabine, Erzurum ve Sivas Kongreleri... ...elâ`nın oturumunda Hey`et-i Temsiliye ile görüşeceklerine söz verilmişti. Arz ettiğim bu genelgedeki belli başlı noktalar şunlardı : 1) Yeni kabine, Erzurum ve Sivas Kongreleri`nde belirlenen ve tespit edilen milli teşkilât ve gayelere saygılı olduğu takdirde, Kuva-yı Milliye ona yardımcı olacaktır. 2) Yeni kabine, Meclis-i Milli`nin toplanmasıyla fiili denetleme görevine başlanıncaya kadar, ...
|
...geçmeden eski rütbeleri ile göreve alıp kendilerine sırf siyasî düşünceleri dolayısıyla iş verilmiş bulunan emeklilerin derhal görevlerine son verilerek, önemli ve hassas makamların güvenilir ellere teslimi gerekir.
f) 3`üncû Kolordu eski Komutanı Albay Refet Bey sebepsiz olarak istifaya mecbur edildiğinden, bu işlemin düzeltilerek kendisinin, bugün bulunduğu Konya`da 12`nci Kolordu Komutanlığı`n...
|
| Erzurum ve Sivas Kongrelerinde, tayin ve tespit edildiği, telgraflarında bildirilen teşkilât ve gayelerin neden ibaret olduğu Vekiller Hey`eti`nce bilinemediğinden, durumun gereği incelenmek üzere her şeyden önce söz konusu kongrelerin kararla... ... Bu bakımdan bugünkü hükümet, tarafınızdan işgal olunan resmi dairelerin boşaltılması, hükümet işlerinin aksatılmasına son verilmesi, en küçük bir eksikliğe bile uğratılmaması şart olan hükümet otoritesine saygı gösterilmesi, yabancılarla siyasî ilişkilere girişilmemesi ve milletvekili seçimlerinde halkın hürriyetine asla karışılmaması hususlarına tarafınızdan söz verilmesini istiyor. Saygıdeğer ... ...a anlaşılıyordu ki, bu satırları yazan şahıs veya şahıslar, bir defa Hey`et-i Temsiliye`yi tanımak ve onunda imzalı resmî yazışma ve görüşmelerde bulunmak istemiyorlardı. Bir de, bizim kongrelerde tespit ettiğimiz kararları ve kendilerine teklif ettiğimiz üç noktanın göz önünde bulundurulmasını, yeni kabinenin sadrazamı ve vekilleri tabiî buluyorlar. Bu kararların ve ilkelerin gerçekleştirilmesin... ...ı ve bunun doğuracağı tehlikeleri sayarak, sonunda baklayı ağzından çıkarıyor: `` Tarafınızdan işgal edilen resmi dairelerin boşaltılması, hükümet işlerinin aksatılmasına son verilmesi, hükümet otoritesine saygı gösterilmesi, yabancılarla siyasî ilişkilere girişilmemesi, milletvekillerinin seçiminde halkın hürriyetine asla müdahale edilmemesi hususlarına tarafımızdan söz verilmesini istemek suretiy... ...`nin konaklarından cevap alınamadı. Biraz sonra yine arayacağım, Cevap alırsam derhal bildiririm. Alamazsam sabahı beklemek zarurî olacaktır, efendim. İstanbul Telgraf Müdürü Tevfik Efendiler, ertesi günü, yani 5 Ekim 1919 tarihinde, Hey`eti Temsiliye`ye çekilen imzasız telgrafın, cevap olarak Sadrazam tarafından yazıldığı söylendi. Bunu doğrulayan resmi ve imzalı bir yazı olmamakla birlikte, b... ...n iadesi Meclis-i Millî`nin onayından geçmemiş bulunan ve tek çalıştırılma nedeni birtakım siyasî düşüncelerden ibaret bulunan emeklileri, derhal eski durumlarına döndürün mevkileri ehliyetli ellere teslim ediniz. 4 - Eski nazırlardan Ali Kemal ve Âdil Beyler ile Süleyman Şefik Paşa`nın Meclis-i Millî`nin açılışında Yüce Divan`a verilmek üzere, hiçbir yere kaçmalarına meydan verilmemesini, Posta ... ...clis-i Millî`nin açılışında Yüce Divan`a verilmek üzere, hiçbir yere kaçmalarına meydan verilmemesini, Posta ve Telgraf Genel Müdürü Refik Halit Bey`in derhal tutuklanarak ilgili bulunduğu mahkemeye teslimini, kanunun dokunulmazlığı ve milli hakların kutsallığı adına isteriz. 5 - Millî Mücadele`ye katılmış veya Millî Mücadele`yi desteklemiş olanlar aleyhine başlanmış olan kovuşturma ve baskılara ...
|
| ...ından, yabancıların bizce hiç önemi yoktur. Biz, davranışlarımızı yabancıların dedikodusuna uydurma güçsüzlüğünü reddetmiş olanlardanız. İç ve dış durumu bütün açıklığı ile biliyoruz. Attığımız adım tesadüflere bağlı değildir, derin düşüncelere, sağlam temellere, bütün milletin düzenli bir teşkilâta bağlı gerçek kuvvetine ve irade gücüne dayanmaktadır.
Millet, egemenliğini bütün anlamıyla bütün d... ...zarası ortaya çıktı. Efendiler, 6 Ekim 1919 günü de geçti. Biz eldeki tedbirlerin önemle ve dikkatle yürütülmesi gereğini bir genelge ile emrettik. Efendiler, Yunus Nadi Bey`le haberleşmemizin ertesi günü, nihayet, sadrazamdan cevap değil, fakat Cemal Paşa`dan şu telgrafı aldık: Harbiye 7.l0.I9l9 Saat 12.O7
|
...malarına, aklı eren ve korkunç gerçeği görenler katlanabilirler mi? Eğer bu adamlar, gerçeği biliyorlar ve kendilerini aldatmıyorlarsa, milleti kandırarak bir koyun sürüsü halinde düşmanın pençesine teslim etmek için canla başla çalışmalarına ne anlam verilebilir?
Bütün bu noktalar göz önünde bulundurularak verilecek hükmü kamuoyuna bırakırım.
|
...nin yerinde olacağının düşürüldüğü belirtildikten sonra, Hey`et-i Temsiliye`den kimlerle ve nerede görüşüleceğinin tasarlandığını sordu.
10 Ekimde verdiğimiz cevapta, görüşme yeri olarak Amasya`yı tespit ettik. Görüşmek üzere, Hey`et-i Temsiliye`den benimle birlikte Rauf ve Bekir Sami Bey`ler gidecekti. Bunu da bildirdik.
Salih Paşa`nın İstanbul`dan hangi gün hareket edeceğinin ve Amasya` ya ne...
|
| ... gösterme maksadıyla ve uygun şekilde bazı telkinler yapılmasının yerinde olacağı hesaba katıldı. Hey`et-i Temsiliye`nin bu konudaki yardım şekli de, ayrıca bir formül halinde Üçüncü protokol olarak tespit edildi.
Gizli sayıldığı için imza altına alınmayan dördüncü protokol şuydu:
1 - Bazı komutanların ordudan atılması ve bir kısım subayların Divan-ı Harb`e verilmeleri ile ilgili olarak çıkarıl... ...i çarelerinin araştırılması. 3 - Ermeni zulmü ile ilgili görülenlerin de mahkemeye verilmesi (Millî Meclis`e bırakılacaktır). 4 - İzmir`in boşaltılmasının İstanbul Hükümeti tarafından yeniden protesto edilmesi ve gerekirse gizli talimatla halka gösteri toplantıları yaptırılması. 5 - Jandarma Genel Komutanı, Merkez Komutanı, Polis Müdürü ve İçişleri Müsteşarı`nın değiştirilmeleri (Harbiye ve D... ...in imtiyazlarını bilen Yazı Hey`eti: Reşit Saffet Bey Maliye Bakanlığı eski Özel Kalem Müdürü Şevki Bey Salih Bey Orhan Bey Hüseyin Bey Robert Kolej Türkçe Öğretmeni Efendiler, bu görüşmelerimizde tespit edilen esaslar arasında, en önemli noktanın Meclis-i Millî`nin toplanma yeri ile ilgili olduğunun yüksek dikkatlerinizi çekmiş olacağını sanırım. Meclis`in, İstanbul`da toplanmasının doğru olma...
|
| ...rak kabineyi düşüren, yeni kabine ile karşı karşıya geçen bir hey`etin başkanı aleyhinde tam yeni kabine temsilcisiyle görüşmelere girişeceği bir sırada ve bu maksatla Sivas`tan ayrıldığının hemen ertesi günü bütün Sivas halkı adına ayaklanma çıktığını gösterir bir telgrafın, telgrafhane tehdit edilerek çektirilebilmesi elbette anlamlı idi.
Bizzat içinde bulunduğu Sivas halkı, böyle bir hey`etin ... ...andırmış olduğuna elbette ihtimal vermediniz. Sivaslı Şeyh Şemseddîn`in torunlarından diye imza atan bu miskin ve âdî şeyhin, bundan sonra da düşmanların elinde âlet olarak girişeceği alçaklıklara tesadüf edeceğiz.
|
| ...bette kabul buyurursunuz.
Harbiye Nâzırı
Cemal
Gerçekten de, başta müftü efendi olduğu halde (bugün Diyanet İşleri Başkanı bulunan sayın Rıfat Efendi Hazretleri idi), Ankaralılar, bu atamayı protesto etmek üzere, İstanbul`a başvurmuşlardı. Ankara`yı yatıştırarak, hükümet otoritesini kırmamak için telgraf başında birçok nasihatlerde bulundum. Ancak, Ankara`nın haklı olduğunu teslim etmemek mümk... ...i olduğu halde (bugün Diyanet İşleri Başkanı bulunan sayın Rıfat Efendi Hazretleri idi), Ankaralılar, bu atamayı protesto etmek üzere, İstanbul`a başvurmuşlardı. Ankara`yı yatıştırarak, hükümet otoritesini kırmamak için telgraf başında birçok nasihatlerde bulundum. Ancak, Ankara`nın haklı olduğunu teslim etmemek mümkün değildi. Sonunda, Cemal Paşa vasıtasıyla hükümete yazdığım telgraftan söz ederek... ..., bu atamayı protesto etmek üzere, İstanbul`a başvurmuşlardı. Ankara`yı yatıştırarak, hükümet otoritesini kırmamak için telgraf başında birçok nasihatlerde bulundum. Ancak, Ankara`nın haklı olduğunu teslim etmemek mümkün değildi. Sonunda, Cemal Paşa vasıtasıyla hükümete yazdığım telgraftan söz ederek, alınacak cevaba kadar durumun iyi idare edilmesini Ankara`daki Kolordu Komutan vekili Mahmut Bey`e... ...ını elzem sayarak doğrudan doğruya hükümete başvurmuşlardır. Zâtıdevletlerinin son yazıları üzerine Ankara`da gereken kimselerle yeniden görüşülmüş, hatta sakıncaları bulunsa bile, sırf hükümet otoritesini sarsmamak için Ziya Paşa`nın iyi karşılanmasının sağlanmasına çalışılmıştır. Ancak, karşılaştığı tehlikelerden ve fesatlıkların ağır bastığı gidişattan son derece ürkmüş olan halkı, bunu kabule i...
|
...e arkadaşlara uzun uzadıya bilgi verdim. Bu toplantıda, Hey`et-i Temsiliye`ce alınan kararlara ait zabıtların 29 Ekim 1919 günü yapılan görüşmeyle ilgili sayfasında aynen kayda geçmiş olan şu kararı tespit ettik:
Başta Sadrazam Ali Rıza Paşa olmak üzere hepsinin aciz, Padişah gözünde bir mevki tutmak isteyen kimseler oldukları, bir kısmının Millî Mücadele`nin yanında bir kısmının da karşısında bu...
|
Efendiler, Nazilli`ye giden Refet Paşa, Demirci Mehmet Efe` den komutayı almaya gerek ve bunda bir yarar görmemiş; kim bilir ve belki de komuta kendisine teslim edilmemiş. Demirci Efe`nin emrinde kurma gibi görev yapmayı daha yararlı ve uygun bulmuş... Refet Paşa bunu bize bildirdi. Bölge şartlarını yakından görmüş bir zatın kararını değiştirmek çok defa...
|
...za başlangıçtan beri yaptığı tebliğler kesindir.
4 - Birçok telgrafınızda ileri sürülen isteklerin de aynı nitelikte -yani müdahale niteliğinde- olduğu âşikârdır.
5 - Hükümet, kendi bildirisinde tespit ve ilân ettiği tarafsızlıktan ayrılmayacaktır. Bu bakımdan millî teşkilât aleyhinde bulunanları baskı altında tutma ve cezalandırma yoluna gidemez. Telgrafın sonunda da şu tehdit vardı : `` Şimdi...
|
...n vukuf ve bilgileri dışında bırakılmış değildi. İstanbul`daki teşkilâtımız ve aldığımız tedbirler sayesinde elde edilmiş bir kısım belgeler, olduğu gibi Cemal Paşa`nın ve Sadrazam Paşa`nın ellerine teslim edilmişti. Bu belgeler, o tarihte yabancı temsilcilere de verilmiş ve bu yolla İtilâf Devletleri hükümetlerinin çoğunca öğrenilmiş ve o tarihlerde özetleri bütün komutanlara ve öteki ilgililere d...
|
| ...arak tanınmış bulunan Sait Molla`nın Mister Frew adındaki rahibe gönderdiği mektupların kopyalarıdır.
Efendiler, bu mektupların suretlerinin alındığını hisseden Sait Molla`nın, Türkçe İstanbul gazetesinin 8 Kasım 1919 tarihli nüshasında bu mektuplardan söz ederek uzun ve sert bir dille kaleme alınmış bir tekzip yayınlamış olmasına rağmen, gerçekler inkâr edilemez. Bu mektupların suretleri, Sait M... ...r. Karacabey`de ``N.B.D. 289/3`` `e gönderilen bin iki yüz lira alınmıştır. Yola çıkacaklardır. Ferit Paşa, Babıâli`ye verilecek notayı her dakika beklemektedir. Zâtışâhâne bu durumdan pek üzgündür. Teselli ettirmeniz ve daima kendisine ümit verici demeçler verdirmeniz çıkarlarımız gereğidir. Bizim padişahların her şeye karşı zayıf olduklarını unutmayınız. Seyit Abdülkadir Efendi, o konu üzerinde p...
|
| ...
24 Kasım 1919 tarihinde Kartal Merkezi`nden şu telgrafı aldım:
Köy içinde suçsuz adam öldürme, nahiye müdürünü herkesin önünde dövme ve köylerdeki yağma olaylarından dolayı Yahya Kaptan`ı hükümete teslim mecburiyeti doğmuştur. Dâhiliye Nezareti bu konuyu titizlikle takip ediyor. Hükümetin güç durumda kalmaması, Yahya Kaptan`ın teslimini gerektiriyor. Zâtıdevletlerinin emirlerini makine başında be... ...me ve köylerdeki yağma olaylarından dolayı Yahya Kaptan`ı hükümete teslim mecburiyeti doğmuştur. Dâhiliye Nezareti bu konuyu titizlikle takip ediyor. Hükümetin güç durumda kalmaması, Yahya Kaptan`ın teslimini gerektiriyor. Zâtıdevletlerinin emirlerini makine başında bekliyorum, efendim. İmza: Kartal Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Hey`et-i Temsiliye Başkanı Binbaşı Ahmet Necati Askerlerin ve d... ...e Kartal Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı unvanı ile Ahmet Necati Bey tarafından gönderilen bir telgrafta: Öldürme, bucak müdürünü dövme ve köylerdeki yağma olayından dolayı Yahya Kaptan`ın hükümete teslimi mecburiyetinin doğduğu ve Dâhiliye Nazırı`nın da bu konuyu titizlikle takip ettiği bildirilmektedir. Basından beri Millî Mücadele`de büyük yararlıklar göstermiş olan bu zatın, memleketimizin b... ...âhiliye Nazırı`nın da bu konuyu titizlikle takip ettiği bildirilmektedir. Basından beri Millî Mücadele`de büyük yararlıklar göstermiş olan bu zatın, memleketimizin bu bunalımlı günlerinde hükümete teslimi asla uygun görülmemekte olduğundan, işin, hükümetin otoritesini de dikkate almak suretiyle, Yahya Kaptan`ın şu aralık kanunî kovuşturmadan kurtarılması şeklinde çözüme bağlanması, Kartal`da Neca... ...ektedir. Basından beri Millî Mücadele`de büyük yararlıklar göstermiş olan bu zatın, memleketimizin bu bunalımlı günlerinde hükümete teslimi asla uygun görülmemekte olduğundan, işin, hükümetin otoritesini de dikkate almak suretiyle, Yahya Kaptan`ın şu aralık kanunî kovuşturmadan kurtarılması şeklinde çözüme bağlanması, Kartal`da Necati Bey`e gereken direktifin verilmesi ve sonucun bildirilmesi öne... ...e`ye: Binbaşı Necati Bey`in, Maltepe Atış Okulu`nda görevli memur olmasına rağmen, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı sıfatını takınarak, Kuva-yı Milliye adına başına topladığı Arnavut Küçük Aslan çetesiyle ortalığı soydurmakta olduğu ve Gebze Jandarma Yüzbaşısı Nail Efendi`nin de bununla işbirliği yaptığı hususunda, bende şüphe kalmamıştır. Son zamanlarda, hükümetin başına dert açan Danca Rum bekç... ...sıyla, onun vücudunu resmî veya gayri resmî olarak ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Dün Yahya Kaptan yanıma gelerek hayatının tehlikede olduğunu, bu yüzden adamlarının silâh ve cephanelerini getirip teslim ederek kendisinin de buradan uzaklaşacağını bana resmen söyledi. Kendisine gereken öğütleri vererek ve daha hizmet edecek önemli zamanlar bulunduğunu anlatarak, tekrar yerine gönderdim. Her şeyi ... ...a Kaptan`ın birtakım şımarıklıklarından bahsettikten sonra, ``... Bizi, artık bu haydutu zarar veremeyecek bir duruma getirmeye teşebbüs ettirmişti.`` Öteden beri araları iyi olmayan Küçük Aslan çetesinin itibarda olması kendisini çeşitli yollarla suçlarını örtbas etmeye yöneltmiştir. Yüzbaşı Hail, Yahya`nın aleyhindedir. Necati Bey`e gelince, düşmüş olan eski hükümet zamanında Kartal ilçesine ... ...met zamanında Kartal ilçesine başkan seçilerek, Kuva-yı Milliye adına merkezle ilgisini kesmiş, Millî teşkilâtı kuvvetlendirmiş... Yeniköy Rumlarının etraftaki sarkıntılıkları üzerine, Küçük Aslan çetesini dolaştırmaya başlamış. . . Tarafınızdan para da verilmiştir. Yahya Kaptan her şeyi sonuçsuz bırakmak manevrasına başvurmaktadır. Binbaşı Necati, biraz idaresiz ise de cezayı hak etmiş değildir.... ...amının. . . bir an önce başka bir yere alınarak Rum ve Ermeni entrikalarına son verdirilmesi. . . Efendiler, bu bilgiler arasında, benim bilmediğim noktalar da vardı. Söz gelişi, ben Küçük Aslan çetesinden ve onun itibarlı olduğundan habersizdim. Bu çeteye Necati Bey vasıtasıyla para verdiğimi kesinlikle hatırlayamıyordum. Yahya Kaptan`ın, verdiğimiz direktif gereğince, düşman çetelerini yok et... ... bile yoktur. Eğer bununla, Darıca Rumlarından iki Rum`un öldürülmesi ve Kartal`ın Paşa köyünden Stelianos Çorbacı`nın dağa kaldırılarak fidye istenmesi kastediliyorsa, bu cinayetlerin Küçük Aslan çetesi tarafından işlendiği kanaati yaygın ve doğrudur. Bu çete Yahya Kaptan` a öteden beri düşman olduğundan ve esasen Yüzbaşı Nail Efendi tarafından kanat gerilip korunurken, sayısı on sekiz kişiye ulaş... ...mıştır. Bu çetenin köyleri soymaktan geri durmadığı bilinmektedir. Binbaşı Necati Bey` in, Yüzbaşı Nail Bey` in eski okul arkadaşı olduğu, kendisiyle bir buçuk ay önce Aydınlı köyünde, Küçük Aslan çetesi üyelerinden Ali Kaptan` ın dağa kaldırdığı Çorbacı` dan alınan parayla yaptığı meşhur düğününde görüştüğü bilinmektedir. Daha sonra Binbaşı Necati Bey, birçok defa Yüzbaşı Nail Bey` in evine gelere... ...y öteden beri Yahya Kaptan`ın aleyhindedir. Yahya Kaptan teşkilatı kurduğu sırada, yüzbaşı Nail Bey, onu bulunduğum kazanın sınırları dışına çıkarmaya ve uzaklaştırmaya çalıştığı gibi, Küçük Aslan çetesi tarafından işlendiği söylenen ve doğruluğuna şüphe olmayan yukarıdaki iki cinayet olayının, Kuva-yı Milliye`yi kirletmek ve Yahya Bey` i lekelemek düşünce ve maksadını taşıdığı hissedilmiştir. Oysa... ...öylenen ve doğruluğuna şüphe olmayan yukarıdaki iki cinayet olayının, Kuva-yı Milliye`yi kirletmek ve Yahya Bey` i lekelemek düşünce ve maksadını taşıdığı hissedilmiştir. Oysa bu cinayetler, Aslan çetesinin faaliyet ve hareket alanı içinde işlenmiştir. Hattâ Yüzbaşı Nail Bey` in, kovuşturma yapmak üzere gönderilecek olan İstanbul Muhafız Alayı`na mensup Süvari Müfrezesi Komutanı Hakkı Bey` i, artık... ... bundan başka bir olay ise, durumun açıklığa kavuşması için, şahıs ve zaman belirtilerek bildirilmesi gerekir. Darıca Rum bekçilerinin öldürüldüğü gün, cinayetin, çarşıda serbest gezen Küçük Aslan çetesi tarafından, işlendiği haberinin yayılması üzerine, Yüzbaşı Nail Bey, korkusundan başka bir yere naklini istemiş ve kesinlikle burada oturmayacağını söylemiştir. Ancak, alay ve tabur komutanları ile... ... 25 Kasım 1919 salı günü, gidip gelen Necati Bey` i aldatarak ona gerçeğe aykırı suçlamalar yaptırdığı gibi, bir yandan telefonla Yahya Kaptan` ı merkeze davet ettirirken bir yandan da Küçük Aslan çetesini kendi evinde hazır bulundurarak yakalamayı tasarlamıştır. Arıcak, her nedense, bu işi gerçekleştirmeye cesaret edemeyerek teşebbüsünden vazgeçtiği için, Necati Bey de Kartal`a dönmek zorunda kalm... ...ret edemeyerek teşebbüsünden vazgeçtiği için, Necati Bey de Kartal`a dönmek zorunda kalmıştır. İşte bundan dolayıdır ki, Yüzbaşı Nail Bey, gerek Necati Bey ve gerek kendine âlet ettiği Küçük Aslan çetesi vasıtasıyla, Yahya Kaptan aleyhinde suçlama ve tertiplere başvurmaktan bir an geri kalmamaktadır. Yahya Kaptan, kendisine karşı çıkan ve düşman olan Küçük Aslan çetesi gibi köyleri yağmalamaya ve H... ...dine âlet ettiği Küçük Aslan çetesi vasıtasıyla, Yahya Kaptan aleyhinde suçlama ve tertiplere başvurmaktan bir an geri kalmamaktadır. Yahya Kaptan, kendisine karşı çıkan ve düşman olan Küçük Aslan çetesi gibi köyleri yağmalamaya ve Hristiyanları öldürüp yok etmeye izin vermemiştir. Kendi emrinde bulunan Büyük Aslan Bey çetesi tarafından bazı uygunsuzluklar yapıldığında, derhal bunları önleme ve cez... ...maktadır. Yahya Kaptan, kendisine karşı çıkan ve düşman olan Küçük Aslan çetesi gibi köyleri yağmalamaya ve Hristiyanları öldürüp yok etmeye izin vermemiştir. Kendi emrinde bulunan Büyük Aslan Bey çetesi tarafından bazı uygunsuzluklar yapıldığında, derhal bunları önleme ve cezalandırma yoluna giderek, millî bir gaye olan vatanın istiklâli ve kurtuluşu için disiplin ve güvenliğin korunmasına hizmet ... ...da, derhal bunları önleme ve cezalandırma yoluna giderek, millî bir gaye olan vatanın istiklâli ve kurtuluşu için disiplin ve güvenliğin korunmasına hizmet etmektedir. Daha önce de Büyük Aslan Bey çetesinin aman dilemesine ve sığınmasına yardımda bulunarak, hükümetçe affedilmesini sağlamak suretiyle yaptığı hizmetler takdire değer. Aleyhindeki suçlamaların, yüzbaşının şahsıl emellerine boyun eğmemi... ...nmasına yardımda bulunarak, hükümetçe affedilmesini sağlamak suretiyle yaptığı hizmetler takdire değer. Aleyhindeki suçlamaların, yüzbaşının şahsıl emellerine boyun eğmemiş olmasından, Küçük Aslan çetesi tarafından işlenip Yahya Kaptan`ın üstüne yıkılmak istenen cinayet olaylarının eksik olmamasından ve bunlara cür`et edenlerin korunması dolayısıyla teessüf ederek yüzbaşıya şiddetli uyarılarda bulu... ...k Hereke`ye götürülmüş ve sabahleyin erkenden Hereke`ye çıkan müfreze derhal Tavşancıl`ı kuşatmış ve birçok ev basılmıştır. Gelen Hey`et, köy ihtiyar hey`etini toplayarak, vatan haini olan Yahya` yı teslim etmez veya nerede olduğunu söylemezlerse, Tavşancıl`ı insanlarıyla birlikte yakacaklarını bildirirler. İhtiyar hey`eti, Yahya Kaptan`ın iki günden beri köylerinde olmadığını ve nerede bulunduğunu... ...atta bulunup bulunmadığını sordum. Üç gün sonra 14 Ocak 1920 tarihli raporunda Tümen Komutanı Vekili şu bilgiyi verdi: ``Bizzat yaptığım soruşturmadan... çarpışma olmadığı ve yalnız, Yahya Kaptan`ın teslim olduktan sonra, köy dışında kesici bir âletle öldürüldüğü anlaşılmıştır. Kafatasının olmaması bunu doğrulamaktadır``. Efendiler, bu uğursuz haber üzerine, İstanbul`daki teşkilâtımıza, 20 Ocak 1... ...ktadır``. Efendiler, bu uğursuz haber üzerine, İstanbul`daki teşkilâtımıza, 20 Ocak 1920 tarihinde, Albay Şevket Bey vasıtasıyla şu telgrafı yazdık: Yahya Kaptan`ın öldürülmesinin sebepleri ile, teslim olduktan sonra kasten şehit edildiği anlaşıldığından, öldürülmesinde kimlerin elinin ve etkisinin bulunduğunun, İstanbul`dan müracaat eden pek çok fedakâr arkadaşa açıklama yapılmak üzere acele b... ... sabrınıza sığınarak olduğu gibi, bilginize sunacağım: Beşiktaş, 24.1.1920 Ankara`da 20`nci Kolordu Komutanlığı`na Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne Özel : İlgi: 20.1.1920 1 - Yahya Kaptan`ın teslim olduktan sonra öldürüldüğünü işittik. Soruşturma yapıyoruz. Sonucu arz edeceğiz. 2 - Öldürülmesinin sebebi hiç kimseyi dinlememesi, Kuva-yı Milliye adına açıktan açığa zulüm ve eşkıyalık yapmas... ...iye Nâzırı`ndan, Jandarma Komutanı hâin Kemal Paşa` dan verilen emirleri dinlememesi zaten bizim istediğimiz şeydi. Kuva-yı Milliye adına eşkıyalık ve zulüm yapanın da kendisi olmayıp, Küçük Aslan çetesi gibi, haince bir maksatla kuruldukları belgelere dayanılarak anlaşılmış bulunan çeteler idi. Yahya`nın bunların eşkıyalıklarını önlemeye çalıştığı da, sözlerine güvenilmesi gereken kimselerin soruş... ...rum (Milletvekili Sırrı). 1`inci Tümen Komutanı Vekili Fevzi O tarihte İstanbul`da bulunan Rauf Bey de şu mektubu gönderdi: İstanbul, 19.2.1920 Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne Yahya Kaptan`ın teslim olduktan sonra öldürüldüğü buraca da anlaşılmıştır. Muhafızlığa müracaat edilmiş, otopsi de yapılmıştır. Hükümet kanunî kovuşturmaya başlamıştır, efendim. Saygılarımızı arz ederiz, Hüseyin Rauf...
|
...İstanbul,14.1.1920
Ankara`da Kuva-yı Milliye Başkanı
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne
Eşim Yahya Kaptan, sırf yüksek şahsiyetinizle olan ilgisi dolayısıyla ve kanun karşısında suçlu olmaksızın teslim olduğu halde, Gebze Jandarma Yüzbaşısı Nail ve Üsteğmen Abdurrahman Efendi`ler tarafından alçakçasına şehit edildi. Bütün Tavşancıl halkı olayın tanığıdır. Hakkın yerini bulması için Adliye ve Dâ...
|
| ...eli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti`nden değiller miydi? Bu millî cemiyetin üyeleri bulunmuyorlar mıydı? Bir cemiyetin üyeleri, milletvekili oldukları halde bile, cemiyetin önderleri ile görüşerek, sonunda tespit edilecek program çerçevesinde harekete mecbur değiller miydi? Dünyanın her tarafında, bütün medenî toplumlarda bu böyle değil midir?
Bir grubun, bir partinin liderleriyle görüşüp ilişki kurması... ...lâtın etkisi altında kalmış görülmeyi yüksek şeref ve onurlarına yakıştıramıyorlar mıydı? Bu efendiler, milletvekillerinin memleket içinde güçlü bir millî teşkilâta bağlı olduklarını, o teşkilâtın tespit ettiği belirli gayelerden ayrılamayacaklarını ve her ihtimale karşı o teşkilâtın etkisi altında bulunduklarını açık bir vicdan ve açık bir alınla ilân etmenin, asıl bunun, içeride ve dışarıda en ...
|
...n doğruya Bayburt`tan bana gönderdiği 1 Ocak 1920 tarihli şifresinde bildirdiği gibi, ``Hart olayı, yalancı peygamberle oğullarının ve kendisine bağlı adamlarından bazılarının öldürülmesi ve Hart`ın teslim alınmasıyla sonuçlanmıştır.
Halit Bey, bu şifresinde, milletvekilleri ile ilgili bazı bilgiler de verdiğinden, kendisine 1/2 Ocak 1920 tarihinde şu şifreli telgrafı yazdım:
Hart olayında siz ...
|
...ikleri tarafından da işgali teklifiyle ilgili 20 ve 27 Ağustos 1919 tarihli iki yazıya ve bunların da karşılıksız kaldığına`` işaret olunuyor.
Bundan sonra da, `` General Milne Cenapları`nın sınır tespitini gösterir yazılarının (3 Kasım 1919), Harbiye Nezareti`ne gönderildiği noktasına temas edilerek, Harbiye Nâzırı`nın böyle bir yazının hükümlerini uygulamaya tek başına yetkili bulunmaması dolay...
|
...yurmakla başlamak doğru değildir. Aksine, bildiride milletin bağımsızlığından ve ülkenin bütünlüğünden başlamak ve ancak bunun sağlanması şartına bağlı olmak üzere, hükümet işlerinin ana çizgilerini tespit etmek yerinde olur.
Bu bildiriye temel olacak önemli noktalar Sivas Gene1 Kongresi`nin bildiri ve tüzüklerinde yer almıştır. Orada, gelecekteki sınırlar, devlet ve milletin bağımsızlığı, azınlı...
|
...a ifadesi de görüşüldü. Misak-ı Millî adı verilen bu programın ilk müsveddeleri de, bir fikir vermek maksadıyla kaleme alındı. İstanbul Meclisi`nde bu ilkeler gerçekten toplu bir şekilde yazılmış ve tespit olunmuştur.
Efendiler, görüştüğümüz her şahıs veya bütün şahıslar, bizimle düşünce ve görüş birliği yaparak ayrılmışlardı. Fakat İstanbul Meclisi`nde, ``Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Grubu`` diye bi...
|
| ...ğı küçümsüyorlardı. Ortaya çıkmış olan durum ve varlığın kolayca elde edilmiş olduğu zan ve vehmine kapılmakla çirkin gururlarını tatmin sevdasına düşüyorlardı...
Erzurum`da, Sivas`ta söylenmiş ve tespit edilmiş bir adı, olduğu gibi kabul etmek küçüklük olmaz mıydı?! O addan daha anlamlı bir ad mı yoktu?!
Evet, işittik Efendiler; varmış : ``Fellâh-ı Vatan Grubu``
Efendiler, geçmişe ait safhal... ...daha anlamlı bir ad mı yoktu?! Evet, işittik Efendiler; varmış : ``Fellâh-ı Vatan Grubu`` Efendiler, geçmişe ait safhaları ve olayları burada anlatabileceğim çerçeve içinde, gerçeğe uygun olarak tespit etmek kararındayım. Bu sebeple, tam üzerinde durduğumuz noktayla ilgili bir konuyu da büyük bir samimiyetle bilgilerinize sunacağım.
|
... ile Ziya Paşa`yı da Ankara`ya göndermek hususunda ısrar etmesi, açıktan açığa Kuva-yı Milliye aleyhine hareket edildiğinin kesin bir belirtisidir. Hükümetle milletin tam bir birlik içinde çalışarak tespit edilen ilkeler çerçevesinde millî davaya uygun bir barış yapılması gereğini her zamandan daha çok takdir etmekte olduğundan, hükümet işlerine karşı her türlü muhalefetten ve güçlük çıkarmaktan ka...
|
| ... olan millî birliğe ve Kuva-yı Milliye`ye vurulan darbelere karşı kesin tedbir alma konusunda, sonuna kadar gayret ve ciddiyet göstermekten çok, dışarıdaki uzak kuvvetlerden büyük ümitlere kapılarak teselli buldukları zannı uyanıyor. Biz, elimizdeki kuvveti iyi koruyamadığımız takdirde, dış kuvvetlerin de bize değer vermeyeceklerini hatırlatmak isteriz.
Hey`et-i Temsiliye adına Mustafa Kemal
Kâz... ...tten uzaklaşır. Şerefli ve onurlu yerini de meşru bir şekilde korumuş olur. Şüphesiz ki, bir yıldan beri milletin ısrarı ile kurulmuş olan Aydın cephesi, ne dağılıp kendi kaderini Yunanlıların eline teslim eder ve ne de hükümet bunları dağıtabilir. O mücahitler kendiliklerinden ve eskiden olduğu gibi savaşa devam ederler. Fakat bu durum o cepheye bağlı kalır ve kolordu komutanları kendi bölgelerind...
|
... O nokta, olayların akışına ayak uydurma şeklinde bir kaderciliği benimsemektir. Biz elbette, işi böylesine bir kaderciliğe bırakamazdık. Aksine, olayların akışının ne olabileceğini önceden kestirip tespit ederek, karşı tedbirleri düşünmek ve anında, bir kararsızlığa düşmeden uygulamak taraftarı idik. İşte bundan dolayıdır ki, daha öncesinden kamuoyunu yoklamaya başlamıştık.
Efendiler, Milletveki...
|
...ler alınması arz olunur.
3 - Dikkate değer bir nokta olarak şunu da arz edelim: Salih Paşa, Meclis-i Meb`usan içinden nazır almanın imkânsızlığı anlaşıldıktan sonra, dışarından alınacak kimselerin tespiti için grubun düşüncesini soracaktı. Sonradan, bundan vazgeçerek, adları bilginize sunulan kimselerden ibaret kabineyi kendiliğinden den kurmuştur, efendim (Rauf). Harbiye (Nezareti) Başyaveri
|
| ...ırma yolunu tutmamıştır. Cafer`i şahsını düşünmekle suçlarım. Bulgaristan olaylarından da tamamen habersiz, tam bir gaflet içindedir.
Son günlerde, Cafer ` in tümenlerine gönderdiği yazılı bir emir tesadüf eseri olarak elimize geçti. Yunanlıların yaptıklarından ve niyetlerinden, bu durum karşısında, artık Müdafaa-i Hukuk talimatı uyarınca, millî teşkilâta başlamak gerekirken, komutanların bu konud... ...k üzere Trakya`ya göndereceğiz. Buradan silâh da göndereceğiz. Kör olası Cafer, yalnız bunları serbest bıraksın. Gölge etmesin başka ihsan istemeyiz. Edirne hattını, İngilizler, kendi askerleriyle teslim alıyor. Yunanlılar Hadımköy, Çorlu, Lüleburgaz`da toplanıyor. Bulgaristan kaynaşıyor. Yunan eşkıyalığı artmakta, halkın şikâyeti karşısında vali elini oluşturmakta, Cafer acizliğini göstermekte. ... ...im. Cevap alamadım. Paşam, şahsî bir siyaset güttüğümü mü zannediyorsunuz? Yoksa maksadı kavramayacak, durumu etraflı olarak anlamayacak ahmaklardan olduğumu mu zannediyorsunuz? Her iki durumu da protesto ederim. İnancım ve gayem birdir. Hiç şaşmadan yürüyorum. Yalnız, başka bir şey düşünüyor da bana söylemek istemiyorsanız, ona bir şey demem. Açıkça bildirmenizi rica ederim. Sert ve azarlayıcı söz...
|
| ...ve Ankara`ya gelmek fırsat ve tedbirlerinin bazı bazı arkadaşlar tarafından hazırlandığı ve sağlandığı(zana anlatılmıştır. Eğer böyle idiyse, bu kimselerin Ankara`ya gelmeye razı olmayıp İngilizlere teslim olmayı ve Malta`ya gitmeyi tercih etmelerindeki sebep ve özür, cidden incelenmeye değer. Gerçekten, Türkiye`nin durumunun ve geleceğinin şüpheli, karanlık, tehlikeli görüldüğü varsayımına göre, b... ...eli, karanlık, tehlikeli görüldüğü varsayımına göre, bu karanlık tehlike içine atılacakların, korkunç ve müthiş bir sonla karşılaşma kuruntusunun etkisi ile en sonunda bir süre kalmak üzere, düşmana teslim olmayı daha uygun bulacakları gözden uzak tutulamaz. Bunla birlikte, ben burada böyle ağır bir yargıya varmaktan çekinirim. Bu düşünceyledir ki, bu şahısları Malta zindanlarından kurtarmak için h...
|
...eclis tutanaklarında, bakanlıkların dosyalarında, basın koleksiyonlarında bu olay ve hâdiselerin belgeleri kayıtlı ve saklı bulunmaktadır. Bu bakımdan ben, bütün bu olayların genel akışını işaret ve tespit etmekle yetineceğim. Maksadım, inkılâbımızın incelenmesinde tarihe yardımcı olmaktır. Bütün bu olay ve hâdiselerin akışında, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti`nin Başkanı Başkomutan ve Cum...
|
...arca yaşamakta olan insanların çok acı, çok kanlı olaylarla meydana koyduğu bir gerçektir.
Panislâmizm ve Panturanizm siyasetinin başarıya ulaştığına ve dünyayı uygulama alanı yapabildiğine tarihte tesadüf edilememektedir. Irk ayrılığı gözetmeksizin, bütün insanlığı içine alan tek bir dünya devleti kurma hırslarının sonuçları da tarihe yazılmıştır. İstilâcı olmak hevesleri konumuzun dışındadır. İn...
|
...likte, asıl maksadı saklı tutan teklifimi bir önerge halinde sundum. Kısa bir tartışma ile ve bazı itirazlara rağmen kabul edildi,
Bu önergeyi bugün gözden geçirecek olursak, orada esaslı ilkelerin tespit ve ifade edilmiş olduğunu görürüz. Müsaade buyurursanız, bu ilkeleri burada birer birer birer sayacağım:
1- Hükümetin kurulması zarurîdir.
2 - Geçici olarak bir hükümet başkanı seçmek veya Padi...
|
...du. Ancak, bundan sonra da, bu bölgede tamamen sakin kalınmış değildir. Bununla birlikte, sonuç olarak âsîler tamamiyle bozguna uğratılmış ve elebaşları, Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin kanunlarına teslim edilmiştir. Hilâfet Ordusu`nun Bolu yakınlarında bulunan kısmı da bozguna uğratıldı. Komutanı Binbaşı Hayri ve subayları Yüzbaşı A 1 i, `Üsteğmen Şerafettin, Üsteğmen Hay rettin, Makineli Tüfek S...
|
...ini artıran asiler, 6/7 Haziran 1920 gecesi Zile`yi işgal ettiler. Oralardaki askerlerimiz Zile kalesine çekilerek kendilerini savundular. Askerin erzak ve cephanesi tükendikten üç gün sonra asilere teslim oldular. Asiler 23/24 Haziran 1920`de de Boğazlıyan`a baskın yaptılar. Orada bulunan bir müfrezemizi dağıttılar. Amasya`da bulunan Cemil Cahit Bey` in komutasındaki 5`inci Kafkas Tümeni, asiler a...
|
...uvvet olarak, Yarbay Hürrem Bey komutasında 56`ncı Tümen`in iki alayı vardı. Bu kuvvet, özellikle, kolordu komutanının emriyle, düşmana karşı koydurulmaksızın, büyülü hakaretler altında, Yunanlılara teslim edilmiştir. Bu tümenin bir alayı ( 172`nci alay) Ayvalık`ta bulunuyordu. Komutanı Yarbay Ali Bey (Afyonkarahisar Milletvekili Albay Ali Bey) idi.
Yunan ordusu işgal alanını genişletirken, Ayval...
|
...daki ısrarı ``bravo`` sesleriyle karşılanıyordu. Önerge sahibi olan Mehmet Şükrü Bey`in, Biz sorumlu tutulduklarını görmek istiyoruz!``feryadı üzerine, gensoru kabul ediliyor. Soruşturma günü olarak tespit edilen 14 Ağustos 1920`de, Genel Kurmay Başkanı cevap verdi. Fakat bir türlü inandırmak ve yatıştırmak mümkün olamıyordu. Karahisar Milletvekili Şükrü Bey ``Anket`` (ls) istiyor. Diğer bir millet...
|
...nra bile, ciddî bir askerî teşkilât kurabilmek ve bundan başarı sağlayabilmek için zaman şarttır. Bursa`da Bekir Sami Bey`in emrine verilen kuvvetin esası, İzmir`de tüfek attırılmaksızın Yunanlılara teslim edilen ve Yunan gemileriyle Mudanya`ya çıkarılan iki alay kadrosu değil miydi? Bu kuvvetin moralini düzeltmek için İstanbul Hükümetleri herhangi bir tedbir almışlar mıydı? İstanbul Hükümetleri de...
|
...aki kaynaşmanın bir an önce yatıştırılması için silâh, askerî malzeme ve diğer malzemelerle, Kilise`de çıkan yolsuzluk söylentilerini iyice inceleyebilmek ve bu işlere yeltenenleri kanunun pençesine teslim edebilmek için, halkın saygısını kazanmış olan 4ncü Tümen Komutanı Halit Bey`in görevlendirilmesini istirham ederim. Ordu hesaplarının denetlenmesi de gerektiğinden, derhal bir maliye müfettişini...
|
...anlarından biri olan ve Hükümet`te bakan hem de Adalet Bakanı olarak yer alan bir zatın, orduda veya herhangi bir yerde kanuna aykırı bir hareketi ortaya çıkartmak ve sorumlularını kanunun pençesine teslim etmek için başvuracağı yol, birtakım beyinsizlere uyarak, çok yakından tanıdığım, gerçekten vatansever Erzurumlu hemşehrilerimin asla razı olamayacakları isyankâr bir durum almak mı olacaktı?
H...
|
...rdum (Belge: 259). Ermeniler geri püskürtülüp girdikleri bölgelerden atıldılar. Ordumuz 28 Eylül sabahı ileri harekete geçti. Aynı günde Erzurum`un elli imzası da Ankara`ya taarruza geçiyor. Ne kötü tesadüf ! . . . Sanki bu Efendiler, Ermenilerle aleyhimizde harekete sözleşmiş gibiler...
Ordu, 29 Eylülde Sarıkamış`a girdi, 30 Eylülde Merdenek işgal edildi. Fakat bazı sebepler ve düşüncelerle 28 E...
|
...çekilirken, kılıcını çekip tek başına atını, düşman başkomutanının çadırına doğru sürerek ölüm arayan Türk komutanları görülmüştür.
Bir Türk komutanının, ordusunu kullanmaksızın, herhangi bir kötü tesadüf ve kötü şans eseri bile olsa, düşmana esir düşmesini biz mazur görsek de, tarih, bunu asla affetmez ve affetmemelidir. Türk inkılâp tarihinin gelecek nesillere hitap ve uyarısı işte budur.
|
...ç isyanların, Yunan ordusu karşısında bulunan kuvvetlerimiz ve yaptığımız düzenlemeler üzerindeki kötü etkileri, düşmanlarca umulan sonuçları vermedi. Savunma kuvvetlerimiz üzerinde doğrudan doğruya tesirini göstererek, cephemizi yıkma hedefine yönelmiş bulunan harekâtla birlikte, cepheye yakın bölgelerde de halkı ayaklandırmak, düşmanların önem verdikleri bir mesele idi. İstanbul, bu konuda öteden...
|
| ...aracaşehir`de, kendisine bağlı olmak üzere, gizlice Karakeçili adında bir birlik kurmuştu. Bu kuruluş hakkında Batı Cephesi Komutanlığı`nın bilgisi yoktu. Böyle bir birliğin varlığı 17 Kasım 1920`de tesadüfen öğrenildi. Cephe Komutanlığı`nın bu birliğin varlığı hakkında bilgi istemesi ve birliğin teftişe hazırlanması emri Ethem Bey tarafından yerine getirilmedi. Cephe Komutanlığı`nca, sivil işlere ... ...Bu maksatla 22/23Kasım 1920`de bütün cephe birliklerinden kuvvetlerinin mevcudu ile ilgili muntazam birer liste istedi. Cephe birliklerinin hepsinden cevap geldi. Kuva-yı Seyyare istenilen mevcut listesini göndermedi. Bu konuda cepheden istenen açıklamaya gelen cevapta, Tevfik Bey diyordu ki; ``Kuva-yı Seyyarene bir tümen ne de düzenli bir kuvvet haline getirilemez...Bu serserilerin başına ne bir s...
|
... tabiîdir. Bununla birlikte, sürekli müracaat yapılmakta olduğundan ve Edip Bey tarafından, o bölgede güvenliğin tam olarak sağlandığı bildirildiğinden, bu bölgenin uygun görülecek başka bir birliğe teslim edilerek, Edip Bey`in müfrezesinin savaş vasıtalarıyla birlikte Kuva-yı Seyyare`ye katılması hususunun ilgili makamlara emir ve havalesini rica ederiz``.
Efendiler, bu telgrafta ileri sürülen dü...
|
| ...yler kendilerine dikte ettiriliyordu. Bunun böyle olacağını hey`et gitmeden önce biliyordum. Bu yüzdendir ki, Reşit Bey, Kâzım Paşa`yı birlikte götürmek için ısrar ettiği halde, görüşmeler sırasında tesadüfen solumda oturan Kâzım Paşa`ya gitmemesi gerektiğini sezdirmiştim.
Çünkü Kâzım Paşa`yı geçici olarak değil, sonuna kadar tutuklayarak, imzasını kullanmaktan fazlasıyla yararlanabilirlerdi.
Ayn... ... çok önem verilmesini ve dikkat edilmesini rica ederim. Fiilî harekete herhalde onlar başlamadan, şimdilik başlanmaması taraftarıyım. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal Efendiler, ertesi günü Batı ve Güney Cephesi`ne şu telgraf verildi: 21.12.1920 Batı Cephesi Kurmay Başkanlığı Birinci Şube Müdürlüğüne, Güney Cephesi Kurmay Başkanlığı Birinci Şube Müdürlüğüne, Refet ve İsmet Beye...
|
| ...i`ne
Yüksek şahsiyetleri gibi, bütün bir ömrü bu millet ve memlekete aralıksız değerli hizmetlerde bulunmuş saygıdeğer bir devlet adamına, bütün geçmişteki hizmetlerinizi tamamlayıp taçlandıracak müstesna ve tarihî bir fırsatın çıktığına inanıyoruz. Biz tam bir birlik içinde hareket etmek istiyoruz. Dolaylı olarak davet edildiğimiz konferansta memleketi ayrı ayrı temsil edecek iki hey`etin ne büyük... ...et Meclisi Hükümeti`nin ortaya koyduğu ve ilân ettiği esasları kabul ve bu esasların düşmanlarımız tarafından da onaylanmasını kolaylaştırmak için, bize katılmak suretiyle durumunuzu düzeltmenizi ve tespit buyurmanızı, tarih ve millet karşısında yüklenmiş olduğumuz görev ve yetkiye dayanarak teklif ederiz. Bu suretle mücadelemizi mutlu bir sonuca eriştirme hususu çabuklaştırılmış olur. Birlikte har...
|
...ri bildirilmiş olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu, bu tarihten henüz on gün önce, yani 20 Ocak 1921`de Meclis`ten çıkmıştı. Bu kanun, Meclis`in ve millî hükümetin durum ve yetkisini, şekil ve niteliğini tespit ve ifade eden ilk kanundur. Meclis, 23Nisan 1920`de açıldığına göre, bu ana kanunun Meclis`ten çıkarılabilmesi için dokuz ay kadar bir zamanın geçmesi zarurî olmuştu. Bu zaruretin nereden doğduğu...
|
...mızın alınmasına çalışmak şarttır. Eğer orada meşru ve haklı isteklerimizin reddedildiğini görür ve konferanstan çekilmek zorunda kalırsak, bu durum, karşımızdakilerin elinde aleyhimize kullanılacak tesirli bir silâh olamaz. Telgraflannda öne sürülen isteklerin, daha önce de bildirilen sebepler ve İstanbul`un özel durumu dolayısıyla, kabulü mümkün değildir. Bunlarda ısrar ederek, konferansa tam zam...
|
| ...n kaleye çekilmiş, en son savunmasını yaparken, hükümet adını alan hey`etler, düşmanlar hesabına, düşman safları arasında kendi milletleri aleyhine çalışıyorlardı. Bizans`ın son günlerinde, Fatih`in teslim davetine karşı ``Allah`ın bana bir emaneti olan bu memleketi, ancak Allah`a teslim ederim`` diye son Bizans İmparatoru`nun tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, ... ...nlar hesabına, düşman safları arasında kendi milletleri aleyhine çalışıyorlardı. Bizans`ın son günlerinde, Fatih`in teslim davetine karşı ``Allah`ın bana bir emaneti olan bu memleketi, ancak Allah`a teslim ederim`` diye son Bizans İmparatoru`nun tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, esir olmamak isteyen milleti, kendi eliyle bağlayarak düşmanlara teslim etmeye çalı... ... ancak Allah`a teslim ederim`` diye son Bizans İmparatoru`nun tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, esir olmamak isteyen milleti, kendi eliyle bağlayarak düşmanlara teslim etmeye çalışıyordu. Bu birinci safha, o hükümetlerin ve onlarla birlikte olanların bozguna uğramasıyla son buldu. İkinci türlü hükümet, Tevfik Paşa`nın başkanlık ettikleri hey`ettir. Bunlar, gaye...
|
...itülasyonlar, yabancı postaları, Kürdistan... ile ilgili olarak Sevres tasarısında değişiklikler yapılmasını ümit ettirecek bazı belirsiz vaatler...
Bu teklifler projesinde, Ermenistan sınırlarının tespiti işi, Birleşmiş Milletler`in göndereceği bir komisyona bırakılmakta idi. Sözde İzmir ili bize geri verilecekti. Fakat İzmir şehrinde bir Yunan kuvveti bulundurulacak, İzmir ilinin güvenlik işleri...
|
...bur etti. Böylece, inkılâp tarihimizin bir sayfası, İkinci İnönü zaferiyle yazılmış oldu.
Efendiler, düşman çekilirken Batı Cephesi Komutanı ile 1 Nisan günü yapılan yazışmalar, o günün duygularını tespit eden belgelerdir. O duyguları yeniden canlandırmak için, müsaade buyurursanız, o günkü yazışmalardan bazı telgrafları olduğu gibi okuyacağım: Metristepe,1.4.1921
Saat 18.30`da Metristepe`den gör...
|
| ...teliğinde idi. Gerçekten de, başlangıçta bu yolda hareket edilmişti. Cemiyet`in temel ilkeleri, Meclis Genel Kurulu`nun da temel ilkeleri durumundaydı. Biliyorsunuz ki, Erzurum ve Sivas Kongresi`nde tespit edilen ilkeler, İstanbul`daki son Meclis-i Meb`usan`ca da kabul edilip desteklenerek, Misak-ı Milli adı altında özetlenmişti. Bu ilkeler, Birinci Büyük Millet Meclisi tarafından da kabul edilerek... ... bir programı Meclis`e sunmuştum. Bu programın Meclis`te 18 Eylül`de okunan kısmından başka, buna da esas olmak üzere, Büyük Millet Meclisi`nin temel niteliğini ve yönetim usulü ile ilgili görüşleri tespit eden ve Meclis`in açılışından sonra okunup kabul edilen önergemi de bu kısımla birlikte halkçılık programın adı altında bastırmış ve yayınlatmıştım. Arz ettiğim gruplar, benim bu programımdan il... ...dilen önergemi de bu kısımla birlikte halkçılık programın adı altında bastırmış ve yayınlatmıştım. Arz ettiğim gruplar, benim bu programımdan ilham alarak, birtakım unvanlar takınmaya ve programlar tespit etmeye başladılar. Bir fikir vermiş olmak için bu gruplardan belli başlılarının adlarını sayayım: a) Tesanüt Grubu b) İstiklâl Grubu c) Müdafaa-i Hukuk Zümresi d) Halk Zümresi e) Islaha... ...m gruplar, benim bu programımdan ilham alarak, birtakım unvanlar takınmaya ve programlar tespit etmeye başladılar. Bir fikir vermiş olmak için bu gruplardan belli başlılarının adlarını sayayım: a) Tesanüt Grubu b) İstiklâl Grubu c) Müdafaa-i Hukuk Zümresi d) Halk Zümresi e) Islahat Grubu Bu gruplardan başka, isimsiz olarak özel maksatlı bazı küçük grupların da faaliyet halinde oldukları... ...clis üyelerinin ve ortaya çıkan grupların, genellikle her konuda toplantıya katılmalarını ve birlikte çalışmalarını sağlamanın, bir kat daha güçleşmeye başladığı görülüyordu. Çünkü Misak-ı Millî`nin tespit ettiği ilkelerde, kayıtsız şartsız düşünce ve gaye birliği yer aldığı halde, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun ortaya koyduğu görüşlerde tam bir birlik sağlanmış görünmüyordu. Mevcut grupları birleşt... ...milletin istiklâlini sağlayacak barış ve güvenliğin elde edilmesi için, milletin bütün maddî ve manevî kuvvetlerini gereken hedeflere yönelterek kullanacak, memleketin resmî ve özel bütün kuruluş ve tesislerinin bu ana gayeye hizmet etmelerine çalışacaktır.
|
İkinci nokta: Grup, devlet ve milletin teşkilâtını, Teşkilat-ı Esasi e Kanununun koyduğu ilkeler çerçevesinde, sırasıyla şimdiden tespite ve hazırlamaya çalışacaktır. Efendiler, bütün grupları ve Meclis üyelerinin çoğunu davet ederek, bu iki esas üzerinde birleşmelerini sağladım. İşaret ettiğim bu ana madde ve bundan sonra Grup`un...
|
| ...en 11 Temmuz 1921 tarihli şifreli telgrafında, kendisi de ileri sürdüğü görüşler arasında diğer hükümet şekli ile ilgili esasları, Büyük Millet Meclisi`nce kabul edilen Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun tespit etmiş olduğu görülüyor. Hâlbuki bendeniz, bu kanun hükümlerinin olsa olsa bir parti programı halinde kalmasını, uygulamada ortaya çıkacağını tahmin ettiğim güçlüklere karşı daha yararlı buluyorum... ...a ilgili cevaplarımda demiştim ki: ``Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun yapılmasında acelecilik sayılan tutumun sebebi, bütün dünyada ve memleketimizde belirmiş olan halkçılık akımını, sağlam bir şekilde tespit ederek, bu konuda başka türlü katışmalara yer vermemek; aynı zamanda yüzyıllardan beri yetersiz kimseler elinde boyuna kötüye kullanılan millet haklarını korumak için, bu hakların asıl sahibi ola... ...ah`ın haklarıdır. Onun belirlenmesi ile sınırlandırılması için son birkaç yüzyılın tecrübeleri ve devlet kavramındaki millet haklarının gerçek anlamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu konuda şimdilik tespit edilmiş kesin bir kuralımız yoktur.`` Kâzım Karabekir Paşa`nın, grup başkanı olmayıp tarafsız kalmaklığım konusundaki teklifine verdiğim cevapta da, şu düşünceleri ileri sürmüştüm : ``İstanbul`d...
|
| ...alzemenin, ordunun çeşitli bölümlerine dağıtımı şeklini düzenledim.
2 sayılıp emrime göre, vatanın her ailesi birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp Tekâlif-i Milliye Komisyonu`na teslim edecekti.
3 sayılı emrimle, tüccarın ve halkın elinde bulunan çamaşırlık bez, amerikan, patiska, pamuk, yıkanmış ve yıkanmamış yün ve tiftik, erkek elbisesi dikmeye yarayan her türlü kışlık ve ... ...um. 6 Sayılı emrimle, ordunun giyimine ve beslenmesine yarayan bütün sahipsiz mallara el koydum. 7 sayılı emrimle, halkın elinde bulunan savaşta işe yarar bütün silah ve cephanenin üç gün içinde teslimini istedim. 8 sayılı emirle, benzin, vakum, gres, makine, don, saatçi ve taban yağları, vazelin, otomobil ve kamyon lâstiği, solüsyon, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kab... ...ız tutkalı, telefon makinesi, kablo, pil, çıplak tel, yalıtkan maddeler ve bunlar türünden malzeme ve asit sülfürik stoklarının yüzde kırkına el koydum. 9 sayılı emirle demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç, ;arabacı esnafları ve imalâthaneleriyle, bu esnaf ve imalâthanelerin iş çıkarabilme güçleri ve kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek ustaların adlarıyla birlikte sayılarını ve du... ...raç, ;arabacı esnafları ve imalâthaneleriyle, bu esnaf ve imalâthanelerin iş çıkarabilme güçleri ve kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek ustaların adlarıyla birlikte sayılarını ve durumlarını tespit ettirdim. 10 sayılı emirle, halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabalarıyla, kağnı arabalarının bütün takım ve hayvanlarıyla birlikte binek ve topçeke...
|
...rli emirlerle sağlamaya çalıştık. Millet, bundan sonra, bugüne kadar olan tecrübeleri de dikkatle gözden geçirerek aziz vatana taarruzu imkânsız kılan sebep ve şartlan daha açık ve daha kesin olarak tespit eder.
|
| ...Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey ve Fevzi Paşa Hazretleri`nin de katılmasıyla, bizzat iki hafta süren görüşmeler yaptım.
Birbirimizi tanımakla geçen özel bir buluşmadan sonra, 13 Haziran 1921 Pazartesi günü, Ankara istasyonundaki bana ait dairede yaptığımız ilk toplantıda görüşmelerimizin hareket noktasını belirtmek gerektiğinden söz ederek konuşmaya başladık. Ben, bizim için hareket noktasının M... ...stasyonundaki bana ait dairede yaptığımız ilk toplantıda görüşmelerimizin hareket noktasını belirtmek gerektiğinden söz ederek konuşmaya başladık. Ben, bizim için hareket noktasının Misak-ı Millî`de tespit edilen ilkeler olduğunu ortaya attım. Mösyö Franklin Bouillon, ilkeler üzerindeki tartışmanın güçlüklerini ileri sürerek, Sevres Antlaşması`nın bir oldubitti olarak ortada bulunduğunu söyledikt... ...ıkıma sürüklenmeye razı olacaktır. Eğer milletimiz buna razı olsaydı, bunu kabul edebilecek yaratılışta bulunsaydı, iki yıldan beri mücadele etmeye hiç de gerek kalmazdı. Daha ateşkes anlaşmasının ertesinde harekete geçmemek olabilirdi. Mösyö Franklin Bouillon, bu sözlerim karşısında, ciddî ve samimî olarak bazı görüşler ileri sürdü ve en sonunda da bunun zaman meselesi olduğu görüşünü belirtti. ... ...nlerce görüştük. Sonuç olarak birbirimizi, düşüncelerimizle, duygularımızla ve tutumlarımızla anlayabildik sanırım. Fakat Fransız Hükümetiyle Türk Millî Hükümeti arasında, kesin anlaşma noktalarının tespit edilebilmesi için biraz daha zaman geçmesi zarurî oldu. Ne bekleniyordu? Belki de, Türk millî varlığının Birinci ve İkinci İnönü Muharebesi`nden sonra daha büyücek bir eserle ispatlanmış olması! ...
|
...nan tedbirler buna engel oldu. Sonunda İkinci Grup adıyla yeni bir grup oluştu. Bu grubu oluşturanlar, memleketteki Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti`nden ayrılmadıklarını, onun kongrelerde tespit edilen gayelerinin takipçisi bulunduklarını iddia ediyorlardı. İkinci Gruba önayak olanlar görünüşte Salâhattin ve Hüseyin Avni Bey`lerdi. Birinci derecede faaliyet gösteren ve kışkırtanların ise...
|
...eri giderler ki, âdeta kendi kendilerine hakaret ederler. Derler ki, biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân oktur. Biz kayıtsız ve şartsız olarak varlığımızı bir yabancıya teslim edelim. Balkan Savaşı`ndan sonra milletin ve özellikle ordunun başında bulunanlarda başka turlu, fakat yine aynı zihniyeti benimsemişlerdi.
Türkiye`yi, böyle yanlış yollarda çökme ve yok olma u...
|
...t seçebilir. Bu üyeler için, herhangi bir mesleğin en yüksek öğrenimini görmek, Türkiye Hükümeti`nin bakanlığını, valiliğini veya ordu komutanlığını yapmış olmak gibi önemli şartlar ayrıntılı olarak tespit edilebilir. Konunun ayrıntıları, mevcut hükümet şekillerinin de incelenmesiyle her türlü sakıncadan uzak olarak ortaya konabilir. <> kabul edilirse, her bakanlığın şurası da bunlar arasından seçi...
|
| ...l olumlu olacaktır. İtilâf Devletleri`nde iyi niyet yoksa olumsuz davranış onlardan gelmelidir. Yalnız, biz, onların ileri sürdüğü şartları kabul edemeyeceğimizden, karşı şartlar ileri süreceğiz.
Ertesi gün, ajans ve telgraflar da notadan söz ederek şu haberleri yayınlıyorlardı:
. . . . . . . Yakın Doğu`da barışı yeniden kurmak ve yeniden can ve mal kaybına yol açmadan, Küçük Asya`yı boşaltmak ga... ...evap suretini bana bildirmişti. İki cevap metinleri arasında bazı ayrılıklar görüldü. Nihayet 24/25 Mart gecesi Bakanlar Kurulu ile Sivrihisar`da birleşerek, verilecek karşılığın son şeklini görüşüp tespit etmeye karar verdik. Efendiler, İstanbul`daki özel memurumuzun Dışişleri Bakanlığı`na çektiği 25 Mart tarihli şifreli telgrafına göre, bu memurumuz Tevfik Paşa ile görüşmüş. Tevfik Paşa, temsilc...
|
| ...ere Gelibolu yarımadasında ve Boğazlar`ın çevresinde askerden arınmış bir bölgenin oluşturulması.
Trakya sınırının Tekirdağ`ı bize, Kırklareli, Babaeski ve Edirne`yi Yunanlılar`a bırakacak şekilde tespiti.
Bizde kalacak olan İzmir`in Rumlarına ve Yunanistan`da kalacak olan Edirne`nin Türklerine, bu şehirlerin yönetimine adaletli bir şekilde katılabilmelerini sağlamak üzere uygun bir yöntemin kar... ...li bir şekilde katılabilmelerini sağlamak üzere uygun bir yöntemin kararlaştırılması. Barış yapılır yapılmaz İstanbul`un İtilâf Devletleri`nce boşaltılması. Serves projesi ile elli bin kişi olarak tespit edilen Türk silâhlı kuvvetlerinin seksen beş bine çıkarılması ve Sevres projesinde olduğu gibi askerlerimizin ücretli asker olması. Sevres projesindeki malî komisyonun kaldırılması dışında, İtil...
|
| ...etmelerini ve beklemelerini rica ettim. Memleketin ve millî gayenin yüksek çıkarları adına, ben de Başkomutanlık görevini yürütmeye devam kararını verdim ve bunu Bakanlar Kurulu`na da bildirdim.
Ertesi günü, yani 6 Mayıs 1922`de yapılan bir gizli oturumda Meclis`e açıklama yapacağımı bildirdim. Açıklamadan önce, Başkomutanlık aleyhinde söz söylemiş olan kimselerin düşüncelerini Meclis zabıtlarını... ...utan vardır. Fakat Başkomutanlık için ayrıca bir kanun yoktur. Eldeki askerî kanunlar, her komutanın olduğu gibi başkomutanın da görev ve yetkilerini belirtir ve sınırlandırır. Bunu da ilim tayin ve tespit eder. Bilinmektedir ki, devletler, birbirinden farklı hükümet şekilleriyle idare edilirler. Şekillerine göre, başlarında krallar, imparatorlar, padişahlar bulunur. Bazılarının başlarında cumhurb... ...rın görev ve yetkilerini belirterek sınırlandırdığını işaret ettiği Askerî Ceza Kanunu ile İç Hizmet Yönetimciliği çerçevesinde kalması gereken bir komutan değildir. Kara Vasıf Bey `in ilim tayin ve tespit eder dediği şey, büsbütün başkadır. Askerlik ilim ve teknikleri, askerlik sıfatını ve Başkomutan olacak kimsede bulunması gereken vasıfları sıralar, açıklar ve öğretir. Yoksa, insanları başkomuta...
|
| ...yazılması gibi. Buna rağmen, söz konusu olayın sorumluluğunu 5` inci Kolordu Komutanı`na yüklemesi ve kendisinden cepheye şikâyette bulunması âmirlik niteliği ile bağdaştırılamaz, Tevhid-i Efkâr gazetesinde yayınlattığı hâtıraları arasında, Ateşkes Anlaşması tarihinden bir gün önce, Musul güneyinde, Şarkat`ta esir olan Dicle Grubu`nun esirlik sebebini yalnız o zaman grup komutanı olan (Şimdi Doğu C... ...ği bir emir yüzündendir. İşte bu durum Musul ilinin kaybedilmesine yol açtı, Halbuki ateşkes anlaşması yapılacağı belliydi. Gruba, Keyare mevziine çekilmek için direktif verilseydi, İngilizler gruba tesir etmek şöyle dursun yenemezlerdi bile. Bu gruba 5` inci Tümen de katılabilirdi. Ateşkes anlaşması yapıldığı zaman, esir olan sekiz piyade alayı elde bulunur ve Musul da bizde kalırdı, Fakat sefil b... ...bil istedi ve bunların koruyuculuğunda Aşir Bey`le (şimdiki Milli Savunma Bakanı Müsteşar Yardımcısı Aşir Paşa`dır) beni Musul`da bırakarak Nusaybin`e gitti. Aşiretler arasında hükümetin manevi otoritesini de kırdı. Bu durumu görenlerin vicdanı sızladı. Zaho yoluyla, koruyucusuz gidebilirdi veya süvari alarak çölden geçebilirdi. Halep`te İngiliz generalinden şahsı için özel tren istedi ve yolda hak... ...s ve haberleşmelerde bulunuyordu. Kendisinin komutanlığına son verilerek, hakkında kanunî işleme devam edilmek üzere Millî Savunma Bakanlığı emrine verilmesini onayladığım. 18 Haziran 1922 gününün ertesinde, yani 19 Haziran tarihinde, o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi İkinci Başkanı bulunan Rauf Bey`den, makina başında, İhsan Paşa ile ilgisini gösterir bir şifreli telgraf almıştım. Yeri gelince ...
|
| ... kanadından vurmakla mümkündü.
Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, bu bakımdan gerektiği gibi bizzat incelemeler yapmışlardı. Hareket ve taarruz plânımız çok önceden tespit edilmişti.
Konya`ya gelmiş olan General Townshend`in isteği üzerine, kendisiyle görüşmek için, Ankara`dan hareket ederek 23 Temmuz 1922 akşamı Batı Cephesi Karargâhı`nın bulunduğu Akşehir`e gitt... ...zerinde görüşürken Genelkurmay Başkanı`nın da katılmasını uygun bulduk. Ben, 24 Temmuzda Konya`ya gittim. 27`sinde tekrar Akşehir`e gelmişti. 27/28 Temmuz gecesi birlikte yaptığımız görüşme sonunda, tespit edilmiş olan plân gereğince taarruz etmek üzere, 15 Ağustosa kadar bütün hazırlıkların tamamlanmasına çalışmayı kararlaştırdık. 28 Temmuz 1922 günü öğleden sonra yaptıkları bir futbol maçını sey... ... Temmuz gecesi genel olarak komutanların taarruzla ilgili görüşlerini aldım. 30 Temmuz 1922 günü Genelkurmay Başkanı ve Batı Cephesi Komutanı ile yeniden görüşerek taarruzun şeklini ve ayrıntılarını tespit ettik. Ankara`dan çağırdığımız Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa da 1 Ağustos l922 öğleden sonra Eskişehir`e geldi. Ordu hazırlığının tamamlanmasında Millî Savunma Bakanlığı`na düşen işler tespit e... ...rını tespit ettik. Ankara`dan çağırdığımız Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa da 1 Ağustos l922 öğleden sonra Eskişehir`e geldi. Ordu hazırlığının tamamlanmasında Millî Savunma Bakanlığı`na düşen işler tespit edildi.
|
| ...lidir:
1- Ateşkes Anlaşması tarihinden başlayarak on beş gün içinde Trakya,1914sınırlarına kadar kayıtsız şartsız Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti`nin sivil memurlarına ve askerî kuvvetlerine teslim edilmiş bulunacaktır.
2 - Yunanistan`daki esirlerimiz on beş gün içinde İzmir, Bandırma ve İzmit limanlarında bize teslim edilecektir.
3 - Yunan Hükümeti, Yunan ordusunun üç buçuk yıldan beri... ...Büyük Millet Meclisi Hükümeti`nin sivil memurlarına ve askerî kuvvetlerine teslim edilmiş bulunacaktır. 2 - Yunanistan`daki esirlerimiz on beş gün içinde İzmir, Bandırma ve İzmit limanlarında bize teslim edilecektir. 3 - Yunan Hükümeti, Yunan ordusunun üç buçuk yıldan beri Anadolu`da yaptığı ve yapmakta olduğu tahribatı tamir etmeyi şimdiden taahhüt edecektir. Büyük Millet Meclisi Başkanı B...
|
...Başkanı Rauf Bey, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey ve Sağlık Bakanı bulunan Rıza Nur Bey, gidecek delegeler hey`etinin tabii üyeleri gibi görülüyordu. Ben, bu konuda daha kesin bir görüş ve kararımı tespit etmemiştim. Ancak, Rauf Bey`in başkanlığı altındaki bir hey`etin bizim için hayati önemi olan bir konuda başarı kazanabileceğinden emin olamıyordum. Rauf Bey`in de kendisini zayıf görmekte olduğu...
|
...rlanarak Türkiye Devleti`nin, Büyük Millet Meclisi`nin ve Hükümeti`nin kendine has niteliğinin ve idare şeklinin Türk halkı ve bütün İslâm dünyası için en yararlı ve en uygun rejim olduğu belirtilip tespit edilecektir.
d) Türkiye millî halk hükümetinin geçmişteki hizmetlerinden ve yararlı çalışmalarından övücü bir dille bahsedilecektir.
e) Bu bildiride, belirtilen noktalar dışında, siyasî sayılab...
|
...şıklık çıkmış veyahut çıkacakmış... Onun için tedbirler alınmalı imiş... şeklinde düşünceler, endişeler ortaya atılıyordu.
Bazı konuşmacılar da halife olacak zatın sıfat ve yetkisinin ne olacağını tespit gereğinden söz ediyorlardı.
Görüşme ve tartışmalara ben de katıldım. Konuşmalarımın çoğu, ileri sürülen düşüncelere cevap niteliğinde idi. Söylediklerimin özü şu cümlelerde toplanıyordu:
Bu k...
|
| ...azretleri`nin en içten gelen bağlılık duygularıyla ellerini öptüğümün Halife Hazretleri`ne duyurulmasına aracı olmalarını Başyaver Şekip Bey`den rica ederim. Konya`yı ve bu şifreyi Şekip Bey`e hemen teslim ediniz. Refet T.1.1923 Trakya Fevkalâde Temsilcisi Refet Paşa Hazretleri`ne Saygıyla arz ederim: Pek sayın kardeşiniz Rıfat Bey`in teslim ettiği yüce şahsınızdan gelen telgrafı Halife Hazretleri ... ...ey`den rica ederim. Konya`yı ve bu şifreyi Şekip Bey`e hemen teslim ediniz. Refet T.1.1923 Trakya Fevkalâde Temsilcisi Refet Paşa Hazretleri`ne Saygıyla arz ederim: Pek sayın kardeşiniz Rıfat Bey`in teslim ettiği yüce şahsınızdan gelen telgrafı Halife Hazretleri Efendimiz`e arz ettim. Peygamber vekili olan Halife Hazretleri, gerek bir defa daha ifade buyrulan içten bağlılık duygularından gerek kend... ...dim Hazretleri. Şekip Hakkı Başyaver (Bu yazışmaları ve karşılıklı sevgi gösterilerini, biz ancak hilâfetin kaldırılmasından ve Halife`nin soyundan gelen kimselerin memleketten çıkarılmasından sonra tesadüf eseri olarak öğrenebildik.)
|
Gerek bazı kimselerden aldığım yazılı düşüncelerden ve gerek halk ile yaptığım görüşmelerden çok yararlandım. Sonunda 8 Nisan 1923 tarihinde, görüşlerimi dokuz ilke halinde tespit ettim. İkinci Büyük Millet Meclisi`nin seçimi sırasında yayınlayarak ilân ettiğim bu program, partimizin kuruluşuna temel olmuştur. Bu program, bugüne kadar ele alıp gerçekleştirdiğimiz bütün öne...
|
...bilinen ilkelerimizi ilân ederek katıldık. Görüşlerimizi kabul edip milletvekili olmak isteyen kimseler, önce ilkeleri kabul ettiğini ve görüşlerde birleştiklerini bana bildiriyorlardı. Adayları ben tespit edecek ve zamanı gelince partimiz adıyla ilân edecektim. Bu yolu benimsemiştim. Çünkü yapılacak seçimlerde, milleti alda tarak, çeşitli maksatlarla milletvekili olmaya çalışacakların çok olduğu n...
|
...anlatmak gerekirse, diyebiliriz ki, Sultan Hamit, Nurettin Bey`e hürriyetçi düşüncelerinden dolayı kızdıkça, onu yarbaylığa, albaylığa yükselterek sırmasını artırır ve sevilip okşansın diye babasına teslim edermiş. . .
|
| ...y, zaten daha öncesinden Jandarma Okulu Komutanlığı`na geçmişti Merkezde Ordu Komutanı ve Kurmay Başkanı adlarına yalnız ben bulunuyordum. Yeni gelen komutana Üçüncü Ordu Komutanlığı`nı ben devir ve teslim edecektim. Gerçekten de öyle oldu. İbrahim Paşa, yanında oğlu Nurettin Bey olduğu halde, trenle geç vakit Selanik`e vardı. Doğruca komutanlık dairesine geldi. Orada kendisine durumu anlattım. Gec... ...lışır birtakım tavırlar takınarak, hiç de yakışık almayan sözler söyleyerek, ara sıra çizmeli ayaklarını yere vurarak, ilk andan itibaren korkutma politikası uygulamaya başladı. Gece evime gittim. Ertesi gün erkenden bir süvari, bir binek atı getirdi ve Mareşal Paşa`nın beni istediğini söyledi. Daireye geldiğim zaman anladım ki, benim göreve devam edebileceğimi emretmiş... Şimdi Efendiler, gelelim ... ...i söyledi. Daireye geldiğim zaman anladım ki, benim göreve devam edebileceğimi emretmiş... Şimdi Efendiler, gelelim ihtilâl ve inkılâp safhasına... İbrahim Paşa`nın, korkutma politikası, ihtilâl komitesinin gözdağı verici tutumuyla karşılandı. Paşa, hiddet ve şiddetini bir tarafa bırakmak mecburiyetini duydu: Bu arada en çok Cemal Bey (Cemal Paşa) vasıtasıyla ihtilâl cemiyetinin kuvvetinden ve teşe...
|
...!`` Buna orada bulunan Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa Hazretleri, ciddî bir dille ve şu yolda cevap verdi : ``Paşa, paşa dedi. Bu ordu bizim ve bütün memleketin göz bebeğidir. Onun sevk ve idaresini tesadüfe bırakamayız! ``
Dumlupınar`dan Uşak`a giderken, yolda Nurettin Paşa`nın aldığı tedbirlerdeki yetersizliğin farkına varıp, Nurettin Paşa`nın tümenlerine bizzat emir vererek tedbir aldırmasaydı...
|
| ...ri verilecek yolunda aldatıcı bir vaat. İzmir Rumlarının yönetime adaletli bir şekilde katılmasını sağlamak için ve aynı hakkın Yunanistan`da kalacak Edirne Türklerine de verilmesi şartıyla bir usul tespiti konusunda İtilâf Devletleri, Türkiye ve Yunanistan ile anlaşacaklardır.
Lozan`da: Elbette bu gibi meseleler söz konusu bile edilmemiştir.
c) Suriye sınırı:
Sevres`de: Akdeniz kıyısında aşa... ...ünya Savaşı`ndaki Türk - Rus Cephesini izleyen bir hattı göstermiştir. Mart 1921 teklifinde: Milletler Cemiyeti bir Ermeni yurdu kurulması için doğu illerinden Ermenistan`a bırakılacak toprakların tespiti için bir komisyon kuracak, Türkiye bu komisyonun kararını kabul edecek. Lozan`da: Bu konu ortadan kaldırılmıştır. f ) Boğazlar bölgesi : Sevres`de: Rumeli`nin Türkiye`de kalan bütün parçal... ...ahip olduğu sınırlı denetleme hakkı da elinden alınmaktadır. d) İtilaf Devletleri, Milletler Cemiyeti Meclisi`nin görüşünü aldıktan sonra, bu kararların uygulanmasını sağlayacak gerekli tedbirleri tespit edecektir. Türkiye, bu konuda sonradan alınacak her tedbiri kabul edeceğini şimdiden taahhüt edecektir. Mart 1921 teklifinde: Azınlıklar söz konusu edilmemiştir. Bu teklifte Sevres`de yapılacak... ...rlü denetleme hakları olacaktır. Özellikle Kara Denetleme Komisyonu: Türkiye`nin kullanabileceği polis, gümrükçü, orman korucusu v.b. görevlilerin sayısını tayin etme, artacak silah ve cephanemizi teslim alma, memleketimizi bölgelere ayırma, her bölgede bulunacak jandarma ve özel birlik sayısını tespit etme, bunların hangi işlerde ve ne şekilde çalıştırıldıklarını denetleme, yabancı subayların sa... ...olis, gümrükçü, orman korucusu v.b. görevlilerin sayısını tayin etme, artacak silah ve cephanemizi teslim alma, memleketimizi bölgelere ayırma, her bölgede bulunacak jandarma ve özel birlik sayısını tespit etme, bunların hangi işlerde ve ne şekilde çalıştırıldıklarını denetleme, yabancı subayların sayılarını ve oranlarını tayin etme ve hükümetle işbirliği yaparak yeni silahlı kuvvetlerimizi düzenle... ...ısı 30.000`e çıkarılmıştır. Jandarmanın memleket içindeki dağıtım şekli, yukarıda sözü edilen İtilaf Devletleri temsilcilerinden kurulu Denetleme Komisyonu ile hükümet arasında anlaşmaya varılarak tespit edilecektir. Jandarma subay ve astsubay oranı arttırılacaktır. Yabancı subayların sayısı azaltılacak ve bunların birliklere dağıtılması Denetleme Komisyonu ile hükümet arasındaki anlaşmaya göre... ...iye içinde zulüm yapmış, zorla sürgün etme v.b. işlere karışmış olan kimseleri, istedikleri takdirde, İtilaf Devletleri`ne (Yunanistan dâhil) ve Türkiye`den toprak almış devletlere (Ermenistan v.b.) teslim edecektir. Bu gibi kimseler, kendilerini isteyen devletin Divan-ı Harb`i tarafından yargılanıp cezalandırılacaktır. Mart 1921 teklifinde: İtilaf Devletleri`nin teklifinde bundan söz edilmemişti...
|
| ...`ın, istediğimiz haklı tazminata bir karşılık tutulamayacağını, öte yandan, İtilâf Devletleri ile aramızda bulunan ve daha önce çözümlenmiş olan tazminat konusunun, bu konferansta yeniden ele alınıp tespit edilmediğini, her iki konuyu da Hükümet`e bildirmek zorunda olduğunu belirtir. İsmet Paşa, bu durumu 19 Mayıs 1923 tarihli şifresiyle Hükümet Başkanlığı`na bildiriyor ve : `` Hükümet kararının ac... ... 24 Mayıs 1923 tarihinde Rauf Bey`e yazdığı sonraki dört raporunda düşüncelerini açıklayarak şu bilgileri veriyor: ``Madde 1- Bugün, General Pelle geldi. Yunan hey`etinin, iki gün sonra, yani Cumartesi günü tazminat konusunun resmen konferansta görüşülmesini teklif ettiğini ve o zamana kadar tarafımızdan cevap verilmezse, Cumartesi günü konferanstan çekileceklerini bildirdiklerini söyledi. Ben, t... ...n, General Pelle geldi. Yunan hey`etinin, iki gün sonra, yani Cumartesi günü tazminat konusunun resmen konferansta görüşülmesini teklif ettiğini ve o zamana kadar tarafımızdan cevap verilmezse, Cumartesi günü konferanstan çekileceklerini bildirdiklerini söyledi. Ben, tazminat konusunda daha cevabınızı almamıştım. Hükümetimden cevap gelmedikçe yapılacak bir şey olmadığını ve Yunanlılarca yapılan bu ...
|
| ...opraklarımızı boşaltma protokolü uygulandıktan sonra, yabancı işgalinden tamamen kurtulan Türkiye`nin toprak bütünlüğü fiilî olarak sağlanmıştı. Artık yeni Türkiye Devleti`nin başkentini bir kanunla tespit etmek gerekiyordu. Bütün düşünceler, Yeni Türkiye`nin başkenti Anadolu`da ve Ankara şehri olarak seçme lüzumunda birleşiyordu.
Bu seçimde, coğrafî durum ve askerî strateji en büyük önemi taşıyo... ...er, Yeni Türkiye`nin başkenti Anadolu`da ve Ankara şehri olarak seçme lüzumunda birleşiyordu. Bu seçimde, coğrafî durum ve askerî strateji en büyük önemi taşıyordu. Devletin başkentini bir an önce tespit ederek, içten ve dıştan gelen kararsızlıklara bir son vermek şarttı. Gerçekten de, bilindiği üzere, başkentin İstanbul olarak kalacağı veya Ankara olacağı konusunda öteden beri içeride ve dışarıd... ...l`un hükümet merkezi olarak kalması gereğini bazı örneklere dayanarak ispat etmeye çalışıyorlardı. Ankara`nın gerek iklim, gerek ulaştırma araçları ve gelişme kabiliyet ve istidadı ve gerekse mevcut tesisler ve kuruluşlar bakımından hiç de uygun ve elverişli olmadığını söylüyorlar; İstanbul`un ``payitaht`` olması lâzımdır ve mutlaka olacaktır, diyorlardı. Bu ifadeye dikkat edilirse, bizim ``başkent...
|
| ...teleri düzenlemeye başladılar. Bu durum Ekimin 28 inci günü geç vakte kadar sürdü. Hiçbir grup bütün Meclis`çe kabul edilebilecek ve millet kamuoyuna iyi karşılanacak isimleri içine alan bir alay listesi tespit edemiyordu. Özellikle bakanlıklara aday düşünülürken o kadar çok hevesli ve isteklilerle karşı karşıya kalıyorlardı ki, herhangi birinin diğerlerine tercihi şeklinde tespit edilecek bir list... ...i düzenlemeye başladılar. Bu durum Ekimin 28 inci günü geç vakte kadar sürdü. Hiçbir grup bütün Meclis`çe kabul edilebilecek ve millet kamuoyuna iyi karşılanacak isimleri içine alan bir alay listesi tespit edemiyordu. Özellikle bakanlıklara aday düşünülürken o kadar çok hevesli ve isteklilerle karşı karşıya kalıyorlardı ki, herhangi birinin diğerlerine tercihi şeklinde tespit edilecek bir listeyi k... ...ine alan bir alay listesi tespit edemiyordu. Özellikle bakanlıklara aday düşünülürken o kadar çok hevesli ve isteklilerle karşı karşıya kalıyorlardı ki, herhangi birinin diğerlerine tercihi şeklinde tespit edilecek bir listeyi kabul ettirmekteki güçlük, liste hazırlığı ile uğraşanları ümitsizlik ve endişeye düşürdü. Gerçi İstanbul`un bazı gazeteleri, bazı kimselerin resimlerini basarak Hükümet Başk... ...ve özellikle ``millî hâkimiyetimizi her şeye ve her şeye (!) karşı koruyalım...`` nasihatini yayınlayarak kamuoyunu aydınlatma hizmetinden geri kalmıyor. Fakat bu uyarma ve yol göstermeler Ankara`ya tesir edemiyordu.
|
| 28 Ekim günü geç saatlerde, toplantı halinde bulunan Parti Yönetim Kurulu tarafından davet edildim. Parti Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Bey`di. Fethi Bey, parti adına Yönetim Kurulu`nca bir aday listesi hazırlandığını ve bu konuda Parti Genel Başkanı olarak benim de görüşümün alınması uygun görüldüğü için toplantılarına davet ettiklerini bildirdi. Hazırlanan listeye göz gezdirdim. Bence uygun oldu... ...ilen Yusuf Kemal Bey`i davet ettik. Yusuf Kemal Bey, bu listeye giremeyeceğini bildirdi. Bundan ve buna benzer bazı durumlardan anladım ki, Parti Yönetim Kurulu da kabul edilebilir kesin bir aday listesi hazırlayamamaktadır. Yönetim Kurulu üyelerine, gereken kimselerle daha sıkı temas kurarak kesin bir liste tespit etmelerini tavsiye ettikten sonra yanlarından ayrıldım. Gece olmuştu Çankaya`ya gitm... ...bazı durumlardan anladım ki, Parti Yönetim Kurulu da kabul edilebilir kesin bir aday listesi hazırlayamamaktadır. Yönetim Kurulu üyelerine, gereken kimselerle daha sıkı temas kurarak kesin bir liste tespit etmelerini tavsiye ettikten sonra yanlarından ayrıldım. Gece olmuştu Çankaya`ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemâlettin Sami ve Hâlit Paşa`lara ras...
|
...ız İsmet Paşa Çankaya`da misafirdi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir kanun tasarısı müsveddesi hazırladık. Bu müsveddede 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)`nun devlet şeklini tespit eden maddelerini şu şekilde değiştirmiştim: Birinci maddenin sonuna ``Türkiye Devleti`nin hükümet şekli Cumhuriyettir`` cümlesini ekledim. Üçüncü maddeyi şu yolda değiştirdim : ``Türkiye Devleti ...
|
| Saygıdeğer Efendiler, şimdi isterseniz yüksek hey`etinize 29 Ekim 1923 Pazartesi günü Ankara`da geçen olayı kısaca anlatmaya çalışayım.
Pazartesi günü saat 10.00`da Halk Partisi grubu, Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Bey`in başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu üyelerinin... Saygıdeğer Efendiler, şimdi isterseniz yüksek hey`etinize 29 Ekim 1923 Pazartesi günü Ankara`da geçen olayı kısaca anlatmaya çalışayım. Pazartesi günü saat 10.00`da Halk Partisi grubu, Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Bey`in başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu üyelerinin seçimi görüşmelerine başlandı. Başkan - Yönetim Kurulu, hazırlık... ...`in başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu üyelerinin seçimi görüşmelerine başlandı. Başkan - Yönetim Kurulu, hazırlık niteliğinde olmak üzere, Genel Kurul`a sunulmak üzere bir Bakanlar Kurulu listesi hazırladı. Yönetim Kurulu, kesin bir şey tespit etmiş değildir. Karar saygıdeğer kurulumuzundur. Kabul ederseniz okunsun, sözleriyle, Genel Kurul`a, Başkanlığında Fuat Paşa`nın bulunduğu bir hüküme... ...elerinin seçimi görüşmelerine başlandı. Başkan - Yönetim Kurulu, hazırlık niteliğinde olmak üzere, Genel Kurul`a sunulmak üzere bir Bakanlar Kurulu listesi hazırladı. Yönetim Kurulu, kesin bir şey tespit etmiş değildir. Karar saygıdeğer kurulumuzundur. Kabul ederseniz okunsun, sözleriyle, Genel Kurul`a, Başkanlığında Fuat Paşa`nın bulunduğu bir hükümet listesi sunar. Okunan bu listede İktisat Bak... ...ırladı. Yönetim Kurulu, kesin bir şey tespit etmiş değildir. Karar saygıdeğer kurulumuzundur. Kabul ederseniz okunsun, sözleriyle, Genel Kurul`a, Başkanlığında Fuat Paşa`nın bulunduğu bir hükümet listesi sunar. Okunan bu listede İktisat Bakanlığına aday gösterilen Celâl Bey (İzmir) söz alarak Bakanlar Kurulu`nun önemini belirtmiş ve kendisinin seçilmesini teklif etmiş. Özellikle ``bu listede adları...
|
| .... Görülüyor ki, bu usul bazan birçok karışıklıklara yol açıyor. Yüksek hey`etiniz bu güçlüğün çözülmesi için beni görevlendirdi. Ben de bilginize sunduğum bu görüşten hareket ederek düşündüğüm şekli tespit ettim. Onu teklif edeceğim. Teklifim kabul edilirse kuvvetli ve kendi içinde uyumlu bir hükümet kurmak mümkün olacak tır. Devletimizin şekil ve niteliğini tespit eden ve hepimiz için bir gaye ola... ...şten hareket ederek düşündüğüm şekli tespit ettim. Onu teklif edeceğim. Teklifim kabul edilirse kuvvetli ve kendi içinde uyumlu bir hükümet kurmak mümkün olacak tır. Devletimizin şekil ve niteliğini tespit eden ve hepimiz için bir gaye olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`muzun bazı noktalarına açıklık kazandırmak gerekir. Teklif şudur dedikten sonra, bilinen tasarıyı okutmak üzere kâtip beylerden birine... ...lir miyiz? Sanırım ki yapamayız. Yetkimiz varsa, bu partide olmaz. Partide görüşüldükten sonra açık oturumda kimse söz söyleyemiyor. Millet varlığını ilgilendiren kanunların burada kesin bir şekilde tespit edilmesine taraftar değilim. Bu gibi kanunlar açık oturumda ve serbestçe görüşülmelidir. Biz, her şeyden önce hükümet bunalımına bir çare bulalım. Yunus Nadi Bey, Hâzım Bey`e şu yolda cevap ver... ... getirdi. Bu teklifte yer alan usulü bütün arkadaşlar ayrı ayrı düşünmüştür. Şimdi buna kesin bir şekil vermek gerekir. Teklif edilen şekil, zaten vardır. Buna bir açıklık verip daha belirli şekilde tespit edeceğiz. Vehbi Bey (Balıkesir) - Bizim, şimdiye kadar görüşüldüğünü işittiğimiz Teşkilât-ı Esasiye Kanunu hakkında bir bilgimiz yoktur. Gerçi gazetelerde gördük, ama bu yeter mi? Bu bakımdan b... ...eklifin derhal görüşülmesine geçelim. Adalet Bakanı rahmetli Seyit Bey - Teklif edilen şekil yeni bir şey değildir. Yürürlükteki Teşkilât-ı Esasiye Kanunu`nun, açıklığa kavuşturulması ve buna göre tespitidir. Kanunlar ihtiyaçtan doğar teorik görüşlerden kaynaklanmaz. Zaman ve olaylar her şeye hâkimdi. Gelişme kanunu, değişmez kesin bir kuraldır. Teklif edilen şekilde bir yenilik yoktur. Yürürlükt...
|
| ...ar basit de değildir. Gerçek olan bir nokta vardır ki, o da Cumhuriyet`in ilânının yeniden bir halifelik meselesi ortaya çıkarmış olmasıdır.``
Halife, ``yazı masasının başına oturup ( ! ) Vatan gazetesi yazarına demeç vermiştir`` denilerek, Halife`nin bütün müminler tarafından sevildiği, Asya`nın en ücra köşelerine varıncaya kadar İslâm dünyasından binlerce mektup ve telgraf aldığı ve birçok yerde... ...r; İslâm dünyasınca istenmedikçe Halife`nin istifa edip çekilmeyeceği ilân ediliyordu. Aynı zamanda Hükümet birçok iç meseleleri yoluna koymakla meşgul olduğundan şimdiye kadar hilâfetin görevlerini tespitle uğraşma imkânını bulamamıştır. Hükûmetin iç meselelerle meşgul olduğunu elbette İslâm dünyası da bilmektedir ve şimdiye kadar halifelik görevleri ile uğraşmaya imkân bulamamasını tabiî görür ``... ...etin iç meselelerle meşgul olduğunu elbette İslâm dünyası da bilmektedir ve şimdiye kadar halifelik görevleri ile uğraşmaya imkân bulamamasını tabiî görür `` cümleleriyle bizi, hilâfetin görevlerini tespite çağırırken, şimdiye kadar bunun yapılmamasını hoşgörü ile karşılayan İslâm dünyasının bundan sonra mazur görmeyeceğini de bildirerek bir bakıma tehdit ediliyorduk. Bir yandan da bizi etkilemesi ... ... karşılayan İslâm dünyasının bundan sonra mazur görmeyeceğini de bildirerek bir bakıma tehdit ediliyorduk. Bir yandan da bizi etkilemesi için İslâm dünyasının dikkati çekilmek isteniyordu. Vatan gazetesinin 9 Kasım 1923 tarihli nüshasında okuduğumuz bu yazılardan sonra, 10 Kasım 1923 tarihli Tanin gazetesinde Halife`ye yazılan bir açık mektup yayınlandı. Lütfi Fikri Bey`in imzasını taşıyan bu mektu... ...k. Bir yandan da bizi etkilemesi için İslâm dünyasının dikkati çekilmek isteniyordu. Vatan gazetesinin 9 Kasım 1923 tarihli nüshasında okuduğumuz bu yazılardan sonra, 10 Kasım 1923 tarihli Tanin gazetesinde Halife`ye yazılan bir açık mektup yayınlandı. Lütfi Fikri Bey`in imzasını taşıyan bu mektupta, Halife`nin istifasıyla ilgili haberlerden, milletin ne kadar üzüldüğünü ve acı çektiğini ispat için... ...rmak için biz Türkler teşebbüslerde bulunuyoruz`` sözleriyle Cumhuriyet`in hedefini açıklayıp ilân etmek, elbette etkisiz kalmadı. Lütfi Fikri Bey`in Tanin`de yayınlanan açık mektubundaki görüş, ertesi gün, Tanin başyazarı tarafından desteklendi. 11 Kasım 1923 tarihli Tanin`in ``Şimdi de Hilâfet Meselesi`` başlıklı baş makalesi okununca, Cumhuriyet`in ilânına engel olamayanların, ne pahasına olu... ...iyetçiyim`` diyenlerin yer aldığını görerek asla şaşıracaklarını sanmayınız! Aksine, Türkiye`nin aydın ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek düşüncelerini tahlil ve tespitte hiç de kararsızlığa düşmeyeceklerdir. Onlar, kolayca anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanını taşıyarak başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân bırakmayacak şekilde ... ...maksatlarının açıklanıp savunulmasına en uygun bir kimse olarak görmüşlerdi. Ondan büyük ümitler beklenebileceği zannına kapılmışlardı. Bundan sonradır ki, Rauf Bey Ankara`ya hareket etti. Vatan gazetesinin bildirdiğine göre, büyük bir kalabalık Rauf Bey`i Ankara`ya uğurlamak için toplanmış. Kâzım Karabekir Paşa, Refet Paşa, Ali Fuat Paşa, Adnan Bey bu büyük kalabalığın başında gösteriliyordu. Vata... ...ildirdiğine göre, büyük bir kalabalık Rauf Bey`i Ankara`ya uğurlamak için toplanmış. Kâzım Karabekir Paşa, Refet Paşa, Ali Fuat Paşa, Adnan Bey bu büyük kalabalığın başında gösteriliyordu. Vatan gazetesi bu uğurlamadan bahsederken, Rauf Bey`in Ankara`da Meclis`te güdeceği politikayı da millete ilân ediyordu. Rauf Bey`in Meclis`teki çalışmalarının olumsuz yönde ve şahsî olmayacağı, faaliyetinin meml... ...imiyetini sağlama amacı güden bir faaliyet olacağı, kendisinin Büyük Millet Meclisi`nde bir iyilik ve düzen unsuru olacağı ve memleket yararına olan prensipleri savunacağı belirtiliyordu. Vatan gazetesi sahibinin bu açıklamaları yapmaya ve kendiliğinden garanti vermeye yetkili olduğu elbette kabul edilemezdi. Oysa Rauf Bey, partimiz adına milletvekili olmuştu. Partimizin programına uyacaktı. Parti...
|
| ...nekle yerine getirilemeyen yükümlülükler nelermiş; I5 Nisan I923 tarihli yazısıyla, Hükümet ne gibi vaatlerde bulunarak Halife`ye bildirilmiştir? Lütfen bunu da belirtiniz. Halife`nin oturacağı yeri tespit edip açıklamak, Hükümet`in şimdiye kadar yapmış olması gereken bir görevdi. İstanbul`da milletin boğazından kesilmiş paralarla yapılmış birçok saraylar ve bu sarayların içindeki birçok kıymetli e... ...diye kadar yapmış olması gereken bir görevdi. İstanbul`da milletin boğazından kesilmiş paralarla yapılmış birçok saraylar ve bu sarayların içindeki birçok kıymetli eşya ve malzeme, Hükümet`in durumu tespit etmemesi yüzünden yok olup gidiyor. Halife`nin yakınları, sarayların en değerli eşyalarını Beyoğlu`nda, şurada burada satıyorlar diye söylentiler vardır. Hükümet bunlara bir an önce el koymalıdır...
|
...ını istemektedir. Milletin isteği, Cumhuriyet`in denenmiş ve olumlu sonuçları görülmüş olan bütün esaslara bir an önce ve tam olarak dayandırılması şeklinde ifade edilebilir.
2-``Millet kamuoyunda tespit edilen eğitim ve öğretimin birleştirilmesi ilkesinin bir an önce uygulanmasını gerekli görüyoruz.
3-``Müslümanlığın, yüzyıllardan beri yapıla geldiği üzere bir siyaset vasıtası olarak kullanılm...
|
| Hoca Esat Efendi`nin soru önergesi 27 Ekim`de yani Karabekir Paşa`nın istifasının ertesi günü gensoruya çevrilmişti. Fuat Paşa`nın istifa yazısının tarihi olan 30 Ekim günü Meclis`te gensoru görüşmeleri başlamıştı.
O günün akşamı, yemeğe beklediğim Fuat Paşa gelmedi. Fakat Başbakan İ... ...u saatte gibi açıklamalarla birçok komutanlara ve bu arada Cevat Paşaya bildirmiş ise de bu bildirme Diyarbakır`da iken teklifimin gerçek sebebini anlamakta Paşayı kararsızlığa düşürmekten öteye bir tesir yapmamıştır. Cafer Tayyar Paşa da şu cevabı verdi: Makine başında Diyarbakır, 31.10.1924 Ankara`da Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri`ne Milletvekilliği ve komutanlık görevlerinde...
|
| ...tün orduya bir genelge ile bildirildi.
Kâzım Karabekir ve Ali. Fuat Paşa`lara, Millî Savunma Bakanlığınca bir emir gönderilerek, askerî görevlerini yerlerine atanan şahıslara usulüne göre devir ve teslim ettikten ve sonucu da bildirdikten sonra Meclis`teki yasama görevlerine başlayabilecekleri bildirildi. Bu durum Başbakan tarafından resmen Meclis Başkanlığı`na da yazıldı.
Meclis`e girmiş olan ... ...ri bildirildi. Bu durum Başbakan tarafından resmen Meclis Başkanlığı`na da yazıldı. Meclis`e girmiş olan Kâzım Karabekir ve Fuat Paşa`lar Meclis`ten çıkarıldı. Fuat Paşa, askerî görevinin devir ve teslim işleri için yeniden Konya`ya gitti. Kâzım Karabekir Paşa, Sarıkamış` tan kendi yerine gelecek olan komutan göreve başlayıncaya kadar Meclis dışında kalmaya mecbur edildi. Milletvekilliğinde kalma... ...uluyordu: Bununla birlikte, bu konuda yetkili olan yüce Meclis`in kararını beklediğimi arz ederim. `` Kâzım Karabekir Paşa, aynı tarihte Millî Savunma Bakanlığı`na da bir yazı yazarak : ``Devir ve teslim işlemleri öne sürülerek belirsiz bir süre için yasama görevine başlamamaklığım bildiriliyor.`` ``İstifa ettiğim gün yerine gelecek komutanı bekleme şartı ileri sürülmemişti. `` ``Beş gün sonra, b... ... bir anarşi örneği olduğunu anlamak istemiyor... Ordumuzun yükseltilmesi için ileri sürdüğü düşünce ve görüşlerine gereken değerin verilmemiş olmasına gücenmiş olan zat, askerî görevlerin devir ve tesliminin kanunî bir vazife olduğunu, ordudaki yönetim ve disiplinin selâmeti için onu yapmaya mecbur bulunduğunu bilmez gibi görünüyor. . . Üzerindeki askerlik görevinin sona erdiğini Meclis`e resme... ...r Paşa`nın bütün iddia ve düşüncelerinin doğru olmadığını açıkladıktan sonra, ona Ordu Müfettişliği ile ilgili görevlerin ve gizli belgelerin yerine gelecek olan komutana kendisi tarafından devir ve teslim edilerek sonucun bildirilmesini bir daha belirtiyor ve emrediyordu. Acaba bu son uyarıdan sonra, eski müfettiş paşa anlamış mıdır ki, vatanın savunulması için ordusu ile ilgili önemli görevi ve... ...rtiyor ve emrediyordu. Acaba bu son uyarıdan sonra, eski müfettiş paşa anlamış mıdır ki, vatanın savunulması için ordusu ile ilgili önemli görevi ve gizli belgeleri devlet onun şahsına güvenmiş ve teslim etmiştir. Onları, yerine gelecek ve devlete karşı sorumlu olacak bir komutan gösterilmeden, kendiliğinden istediğine terk ve teslim etmesi büyük bir suçtur. Hakkında ağır kanunî işlem yapılmasını... ...i önemli görevi ve gizli belgeleri devlet onun şahsına güvenmiş ve teslim etmiştir. Onları, yerine gelecek ve devlete karşı sorumlu olacak bir komutan gösterilmeden, kendiliğinden istediğine terk ve teslim etmesi büyük bir suçtur. Hakkında ağır kanunî işlem yapılmasını gerektirir. Bunları anlamış mıdır?
|
| Efendiler, o gün de gensoru görüşmeleri bir sonuca bağlanamadı; ertesi güne bırakıldı. 8 Kasım günü yapılacak görüşmeleri beklemek üzere, biraz da o günlerdeki bazı yayınları gözden geçirelim.
Vatan gazetesinin 5 Kasım l924 tarihli sayısındaki başyazıda, Hükümet`i t... ...ler, o gün de gensoru görüşmeleri bir sonuca bağlanamadı; ertesi güne bırakıldı. 8 Kasım günü yapılacak görüşmeleri beklemek üzere, biraz da o günlerdeki bazı yayınları gözden geçirelim. Vatan gazetesinin 5 Kasım l924 tarihli sayısındaki başyazıda, Hükümet`i tenkit edenler ve muhalefette yer alanlar övülmekte, Hükümet taraftarları suçlanmaktadır. Başyazar : ``Daha ağzını açmayan tenkitçi adayları... ...rı, bir gün sonra yazdığı ``sokaktaki adam`` başlıklı baş makalesini: İnşallah iyi olur, demekten başka yapacak şey kalmamış gibi görünüyor`` cümlesiyle bitiriyordu. 8 Kasım 1924 tarihli Vatan gazetesinde yayınlanan bir Ankara telgrafında : ``Meclis, yüksek mevkide bulunanlar uygun görmedikçe kabineyi düşüremeyecektir`` tarzında büyük harflerle yazılmış ve ``Rauf Bey`in dünkü konuşmasında, gensor... ...n dünkü konuşmasında, gensoru dışında önemsiz şeylerden söz etmekle, gensoru isteyenlerin durumunu sarstığı ve gensoru davasının etkisini azalttığı söylenmektedir`` gibi haberler vardır. Vatan gazetesinin, gensoru davasını takip için özel olarak gönderdiği muhabiri, izlenimlerinde pek isabet göstermiyorsa da, gensoru meselesinin etkisini azaltma sebebi ile ilgili haberinde aldanmış görünmüyordu. ... ...ncak, bu güvenoyunun gerçek değeri, nihayet, küçük bir sandığın içine çok sayıda beyaz kâğıt atılmış olmasından ibaret kalacaktır.`` Bu safsatalar üzerinde durmaya gerek yoktur. Biraz da Tanin gazetesine bakalım: Tanin`in ``Siyasî Mayalanmalar`` adlı bir başmakalesinde ``Kutsal Milli Mücadele`de büyük hizmetleriyle tanınmış, saygıdeğer ve güvenilir bazı kimseler arasında bir işbirliği yapılmakta ... ...lmesi işlerini üzerine almış bulunan Genelkurmay, gerektikçe, bu konularda Hükümet`e tekliflerde bulunur. Genelkurmay`ın ve Hükümet içinde yer alan Millî Savunma Bakanlığı`nın enine boyuna düşünüp tespit ettikleri meseleler, her yıl toplanan ``Yüksek Askerî Şura`` tarafından incelenir ve görüşülür. Yüksek Askerî Şura; Genelkurmay Başkanı, Millî Savunma Bakanı, Bahriye ve Ordu Müfettişlerinden olu... .... Devletin maliyesinden, siyasetinden ve daha birçok şeyden de anlaması gerekmektedir. Yalnız askerlikten anlamak, ordu ile ilgili kanun tasarıları hazırlamak için yeterli sayılsaydı, Genelkurmay`ın tespitinden ve Yüksek Askerî Şura`nın da onayından sonra, tasarıların ayrıca başka bir komisyonda veya komisyonlarda incelenmelerine gerek kalmazdı. Zira politika ile uğraşan kimseler, askerlikten gelmi... ...ardır`` diyor. Halk Partisi`nin demokratlığının dudaklarında olduğunu ve Cumhuriyet`in mutlak hükümet rejiminden farksız bulunduğunu millete anlatmaya çalışan bir kimsenin, bu safsatasını daha gazetesinde okunmakta olduğu günlerde, iktidar mevkiine geçirmek gayretine koyulduğu generallerin demokrasi kurallarının bile dışında tutulabilecekleri görüşünü ileri sürmesi, sanırım ki, dürüst insanların ...
|
...f Bey`e göre bu makamın hakları vardır. İfade açıktır. Saklı hakları vardır. Sakın kimse almasın, günün birinde belki lâzım olacaktır.`` ``Hâlbuki Teşkilât-ı Esasiye Kanunu çıkmıştır. Bütün makamlar tespit edilmiştir. Bütün durumlar kanunda yerini almış, belirtilmiştir. Ama hâlâ efsaneden safsatadan söz ediyor.``
Bundan sonra Yunus Nadi Bey şunları söyledi : ``... Cumhuriyet`i beğenmeyen kimseler...
|